« Hürriyet.com.tr

Maceraya yolculuk

Adrenalinizi artıracak, keşif duygunuzu kışkırtacak, yeteneklerinizi sınamanıza fırsat verecek bir tatil programına ne dersiniz? Gözünüzde büyütmeyin. Haftada iki gün düzenli spor yapıyor, sağlığınıza dikkat ediyorsanız siz de yaz aylarında rahatlıkla göllerin arasından yürüyerek Kaçkar Dağları’nı geçebilir, temmuzun ilk yarısında geceleri gökyüzünde yaşanan meteor şölenine tanıklık edebilirsiniz. Rehber eşliğinde Ağrı’ya tırmanıp, kanoyla Kızılırmak kıyılarını keşfedebilirsiniz. Atlas Dergisi, tatilde macera yaşamak isteyenlere beş alternatif rota öneriyor.

Yazı ve Fotoğraflar: Yıldırım GÜNGÖR
X
VERÇENİK KAÇKAR GEÇİŞİ

Dağların zirvesinden göllerin kıyısından

Doğa yürüyüşü yapan herkesin yaşaması gereken bir macera. Teknik hiçbir zorluğu yok. Ancak üst düzey dayanıklılık, sağlam psikoloji ve kondisyon gerektiriyor. Bu tür dağ yürüyüşlerinin en zor tarafı tüm etkinlik boyunca her gün kamp kurmak ve toplamak. Kamp malzemeleri ve yiyeceklerle birlikte sırt çantasının ağırlığının 20 kilonun altına düşmemesi de bir başka zorluk. Günlük yürüme süresi 8-10 saat arasında. Her gün 3000 metre civarında bir aşıttan geçiliyor. Yani yürüyüş oldukça yükseklerde yapılacak. Kamp yerleri kimi zaman bir dağın eteği, kimi zaman bir yayla, kimi zaman da muhteşem bir buzul gölünün kenarı olacak. Yüksek zirvelerin arasında 7-8 günlük aktivite yaşamınızda unutulmayacak muhteşem anılar bırakacak. Aktivite boyunca Kaçkar Dağı Milli Parkı boydan boya geçilecek. Rize sınırları içinde başlayan toplam 70 kilometrelik yürüyüş Erzurum topraklarında devam edecek ve Artvin’de sona erecek. Bu etkinliğe katılanların mutlaka doğa tecrübesi olması, uygun malzemesinin bulunması gerekir. Ancak yine de panço, yağmurluk, iyi bir uyku tulumu, yürüyüş batonu, fener, yedek pil, çadır, mat ve ocak asla unutulmaması gereken malzemeler. Unutulmaması gereken bir şey de yürüyüş başladıktan sonra Yusufeli’ne kadar bir daha alışveriş yapılamayacağı.

YAYLADA DOSTLUKLA KARŞILANACAKSINIZ

Yürüyüşün ilk kampı Kaçkar Dağları Milli Parkı’nın en zorlu zirvesi olan Verçenik (3709 m) eteklerindeki Kapılı Göller’in kenarında. İkinci günün kamp yeri olan Sulak Göller birbirine kanallarla bağlı 3 adet gölden oluşuyor. Bunlar, Kaçkar Dağları Milli Parkı’nın en güzel gölleri. Yüksek zirvelerin arasında sıkışmış cennetten bir köşe sanki. Üçüncü kamp yeri olan Baş Yayla’da sadece bir beton bina bulunuyor. Yayla sakinlerinin cana yakınlığı sakın şaşırtmasın. Başyayla- Hacıvanak Yayla ve Hodiçur Aşıtı etabı bu etkinliğin en uzun etabı. Eğer bu etap bir günde bitmezse yapılacak tek şey bir mola daha vermek. Üçüncü kamp yeri olan Döner Göl bölgenin en büyük gölleri arasında. Buradan Kaçkar Dağları’nın en güzel görüntülerini izleyebilirsiniz. Dördüncü kamp yeri Davalı Yayla 2400 metre civarında. Bir sonraki kamp yeri olan Deniz gölünün arasında tam 950 metre rakım farkı var. Ancak eğim dik olduğu için mesafe fazla değil. Sabah erken yola çıkıldı mı akşama doğru Kaçkar Dağları’nın en büyük gölü olan Deniz Gölü’ne varılır. Burada bir gün fazla kalınarak Kaçkar Dağı’nın zirvesine çıkılabilir. Günlerdir dağlarda yürüyenler için küçük bir sırt çantasıyla zirveye çıkmak çok zor değil. Yeter ki rotayı bilen bir rehberiniz olsun. Deniz Gölü civarında iyice dinlendikten sonra sabah erken yola çıkılırsa, dağdaki bu son günü akşamında Yaylalar Köyü’ndeki Çamyuva pansiyonda sıcak bir duş ve temiz bir yatağa kavuşacaksınız. Dağdaki etkinlikler zamanında bitmeyebilir. Bu nedenle tüm planlarınızı dağda bir kaç gün daha kalacakmış gibi yapmakta fayda var.

Pansiyon

Çamyuva Pansiyon (İsmail Altunay) Tel: 0 466 8322001

Daha detaylı bilgi: Yıldırım GÜNGÖR gungory@istanbul.edu.tr

KAÇKAR DAĞLARI’NDA OFF ROAD

Bulutların arasında motorize serüven/images/100/0x0/55eaa5edf018fbb8f88dbfc9

Geleneksel evler, yardımsever köylüler, muhteşem bir doğa, zengin bir vahşi yaşam. Kimi zaman derin yarılmış kanyonların tabanında, kimi zaman da kanyonların tepesinde olağanüstü bir yolculuk. Dağların yüksek kesimlerine kadar uzanan yayla yollarını keşfetmek ayrı bir heyecan. Kaçkar Dağları off road heyecanı tatmak isteyenler için de farklı rotalar sunuyor. Verilen bu rotaların tümünde gecelemek için pansiyon veya otel bulmak mümkün. Benim tavsiyem kamp kurmanız, yıldızların altında uyumanız.

1. Gün (Erzurum - Narman Kanyonu - Tortum Vadisi - Yusufeli Barhal Yaylalar Köyü) İlk günün sürprizi Narman’daki kırmızı peribacaları. Mars yüzeyini andıran kırmızı periler diyarından ayrılmak istemeyeceksiniz. Tortum vadisi ve Yusufeli’nden sonra girilecek Barhal vadisinin her anı farklı bir güzellik barındırıyor. Bu gece bölgenin en eski doğa rehberi olan İsmail Altunay’ın pansiyonunda konaklayabilirsiniz.

2. Gün (Yaylalar Köyü - Bıçakçılar - Özgüven Köyü - Özgüven Şelalesi) 160 metreden dökülen şelale Türkiye’nin en yüksek şelalesi kabul ediliyor. Off road için mükemmel bir parkur.

3. Gün (İspir- Mor Yayla- Yedigöller) Bölgenin en güzel gölleri. Yol göllere kuşbakışı bakılabilecek bir yere kadar gidiyor. Bu gece burada kamp kurabilirsiniz.

4. Gün (İspir Çoruh Sırakonaklar) Dağların arasına sıkışmış bu muhteşem köy Kaçkar Dağları’nın Erzurum tarafında kalıyor.

5. Gün (İspir Ayder Yaylası - Yukarı Kavran Yaylası) Bu günden itibaren Karadeniz’in yeşili gösterecek kendini. Burada bir gün kalınarak Kaçkar Dağı’nın kuzey tarafındaki buzullar görülebilir. Yaylada bir adet pansiyon var. Yukarı Kavran Yaylası’ndan buzulların gözlendiği Öküz Çayırı yürüyerek en vasat ekip için bile 3-4 saatten fazla zaman almaz.

6. Gün (Ayder Yaylası- Borçka - Bayaz Su Yaylası) Sırtını Karçal Dağları’na vermiş olan Beyazsu Yaylası bu bölgenin en güzel yaylalarının başında geliyor. Burada da bir pansiyon var.

7. Gün (Beyaz Su Yaylası- Borçka- Kara Göl- Maçahel) Beyazsu Yaylası’ndan çıktıktan birkaç saat sonra dağların arasında sıkıp kalmış saklı cennet olan Maçahel (Camili) karşılar konuklarını.

AĞRI DAĞI TIRMANIŞI

Yaz aylarında siz de başarabilirsiniz/images/100/0x0/55eaa5edf018fbb8f88dbfcb

Doğa sporları ile uğraşanlar için yaşanacak en güzel ve en keyifli macera. Türkiye’nin çatısı Ağrı Dağı 5137 metre yüksekliğinde. Gerek Avrupa’ya çok yakın yüksek bir dağ olması, gerekse Nuh’un Gemisi efsanesi nedeniyle dağcıların ve doğa severlerin ilgisini çekiyor. Yüksekliği dışında teknik olarak çok zorlayacak bir dağ değil. Kondisyonu iyi olan ve düzenli spor yapan herkesin yaz aylarında rahatlıkla çıkabileceği bir dağ. Etekten zirveye yürüyüş mesafesi 15 kilometre civarında. Ancak Ağrı’nın 5137 metre rakıma sahip olduğunu, 4200 metreden sonra havanın her zaman aniden değişebileceğini, yüksek irtifaya uyum sağlamamış bünyelerin yürüyüşte zorlanacağını unutmamak gerekiyor. Zirveye her yıl yüzlerce yerli ve yabancı dağcı tırmanıyor. Çok fazla riske girmeden, 5000 metrenin üzerine çıkarak bir macera yaşamak isteyenler için çok uygun bir dağ.

İZİN ALMAYI UNUTMAYIN

Tırmanıştan 10-15 gün önce mutlaka Ağrı Turizm İl Müdürlüğü’ne başvurmak gerekiyor. Yabancı dağcılar için bu süre üç ay. Dahası ülkelerindeki Türkiye konsolosluğundan Ağrı Dağı Tırmanış Vizesi almaları, mihmandar tutmaları gerekiyor. Türk dağcılar da eğer bir dağcılık kulübü adına gitmiyorlarsa mutlaka mihmandar almak zorunda.

Turistik tırmanış Doğu Beyazıt’ın Eli Köyü’nden başlıyor. Araçla ulaşılan köyden 3200 metredeki ilk kampa yürünür. Bu süre 6-10 saat arasında değişebilir. Eğim yürümek için gayet uygun. İkinci gün 3200 kampından 4200 kampına çıkılır. Bu çıkış da 4-6 saat sürer. Rahat bir eğimle başlar. 3800 metreden sonra dikleşmeye başlar. 4200 kampından zirveye olan etap, diğer iki etaba oranla biraz daha dik olmasına rağmen çok zorlayıcı değil. Buradan zirveye gidiş geliş yaklaşık 8-12 saat arasında değişir. 4900 metreden itibaren buzula girileceği için krampon takılması gerekiyor. Bu bölge Ağrı Dağı’nın da en riskli bölgesi. Yüksekliğe uyum sağlanamaması halinde dağda kalış süresi bir veya iki gün uzatılabilir. Ağrı Dağı’na son yıllarda birçok turizm şirketi tırmanış turları düzenliyor. Bu tırmanışa katılanların çantasında bulunması gereken temel malzemeler: Güneş kremi (en az 30 faktör), krampon, yağmurluk, uyku tulumu, anorak, tozluk, fener, matara, ayakkabı, güneş gözlüğü, bere ve buz kazması.

Ağrı Dağı’na tırmanış turu düzenleyen firmalar: Explorer (0 312 426 02 58), Buklamania (0 212 245 06 35), Arnika (0 212 245 15 93), Tamzara (0 212 251 17 63)

BABADAĞ’DA YAMAÇ PARAŞÜTÜ
/images/100/0x0/55eaa5edf018fbb8f88dbfcd
Kulaklarınızda rüzgár sesi gözlerinizde sonsuz mavilik

Yamaç paraşütü ilk çıktığı yıllarda kullanıcı sayısı oldukça azdı. Bunun nedeni paraşütün çok pahalı olması, bu sporu birkaç seferliğine yapmak isteyenlerin ulaşabilecekleri bir acentenin de olmamasıydı. Ancak bu spor zamanla gelişti ve Türkiye’de önemli bir yere oturdu. Artık çok fazla eğitim almadan bile çok rahat bir şekilde yamaç paraşütü ile uçma olanağı var. Bunun için yapılacak tek şey bu sporla ilgilenen bir seyahat acentesine başvurmak. Bir sezonda ortalama 20 bin kişi çift kişilik paraşütlerle turistik atlayış yapıyor. Bu rakama kendi başına Babadağ’dan uçuş yapan yaklaşık 10 bin amatör sporcu dahil değil.

AŞAĞI İNMEK İSTEMEYECEKSİNİZ

Uçuşlar Fethiye’ye bağlı Ölüdeniz sahillerine yapılıyor ama Babadağ Denizli sınırları içinde. Denizden yüksekliği 1969 metre olan Babadağ nerdeyse deniz kıyısından yükseliyor. Uçmaya başladınız mı ilk olarak neredeyse 2000 metre aşağılardaki Ölüdeniz’i tam bir kuş gibi göreceksiniz. Önce biraz heyecan olmalı tabii. Ama kısa sürede paraşüt iyice havalandıktan sonra heyecan yerini hayranlığa bırakıyor ve aşağı inmek istemiyor insan. Eğer şanslıysanız ve de hava güzelse Dalaman, Patara hatta Rodos’u bile görebilirsiniz.

Uçuş için Ölüdeniz kıyısındaki acentelerden birine bir gün önceden ya da sabah erkenden rezervasyon yaptırabilirsiniz. Uçuşların tümü deneyimli pilotlar eşliğinde yapılıyor. Uçuş süresi yaklaşık yarım saat.

Eğer biraz cesaret edip bu macerayı yaşamak isterseniz, dünyanın en güzel sahillerine tam yarım saat yukarıdan bakma keyfini ve heyecanını tadabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey bunu böyle bir macerayı yaşayıp yaşamaya karar vermek. Gerisi kendiliğinden geliyor ve kısa bir süre sonra kendini gökyüzünde uçar buluyor insan.

Uçuş düzenleyen firmalar: Avantora (0 252 617 03 14), Easy Riders (0 252 617 01 14), Focus Turizm (0 252 617 04 01), Extreme Tandem (0 252 617 00 18)

KIZILIRMAK’TA KANO

120 kilometrelik safari
/images/100/0x0/55eaa5edf018fbb8f88dbfcf
"Kano aslında pek de heves ettiğim bir spor dalı değil. Zaten sudan da pek keyif almam. Deniz benim içim sadece bir serinleme aracıdır" diyordum birkaç yıl önce. Dağlar ve doğa bana yetiyordu çok da iyi olmadığım bir alanda koşturmanın da bir anlamı yoktu. Ancak önce hiç hesapta yokken bir Kızıldeniz dalışına gittim ve ikinci dalışımda 17 metreye kadar indirdiler beni. Aslında hiç de hevesli değildim ama orada bulunup da Kızıldeniz’in en güzel bölgelerinden birini görememek çok zoruma gitmişti. Oraları, herkesin gördüğü deniz diplerini ben de görmeliydim. Keşfetmek için bakmak, bakmak için de dalmak gerekiyordu ve ben de daldım. Yaşamımın en keyifli anlarından biriydi. Daha sona yine ne olduğunu anlamadan Kızılırmak nehrine kano yapmaya gittim. Benim için tırmanış kadar keyifli olmasa da sudan da keyif almaya başlamıştım. İlk öğrendiğim şey, sandaldaki gibi destek alacak yer olmadan, kürek kullanmaktı. İlk yarım saat içinde kollarımda hal kalmamıştı. Daha sonra ekip arkadaşlarım küreği çekmem yerine itmemi söyledi, kısa sürede de öğretti. Meğer ne kadar kolaymış. Etkinlik çok şey öğretti, su sporlarına ilgi duymamı sağladı.

TEK SORUN SIĞ BÖLGELER

Kızılırmak 1355 kilometre uzunluğunda. Son birkaç yıldır kanocuların ilgisini çekmeye başladı. Kanocuların hayali ırmağın doğduğu noktadan başlayıp, Karadeniz’e kadar kürek çekmek. Üç yıl önce Polonyalı bir grup, suyun bol olduğu haziran ayında, destek almadan bu parkuru geçmeyi denedi. Başaramadılar. Hirfanlı Barajı’na kadar gidebildiler. Burada sudan çıkıp kanoları 15 km taşıdıktan sonra tekrar suya girseler de 100 km sonra vazgeçtiler. Biz ise ekibimizin yaptığı kanolarla 120 km kadar gidebildik. Temmuz sonu yaptığımız bu deneme Kızılırmak’ın suyunun iyice kaybolmasıyla sona erdi. Son birkaç kilometreyi kanoları nehirde elimize alarak taşıdıktan sonra biz de vazgeçtik. Ama bu Kızılırmak’ı baştanbaşa geçmekten vazgeçtik anlamına gelmiyor. Çünkü bu muhteşem nehir her metresinde farklı güzellikler ve farklı heyecanlar sunuyor.

Kaynak: Yazı ve Fotoğraflar: Yıldırım GÜNGÖR

Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Her şeyi kuşlar şehirleri terk etmesin diye yapıyor!
YazYaz
Enerjik bir bayram tatili planlayanlara özel öneriler
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Orta Avrupa'da bir utanç müzesi!
YazYaz
Denize girmek için son şans! Yurt içinde en güzel 10 yer
YazYaz
Batı Karadeniz'in incisi, Türkiye'nin turizm cenneti oluyor!
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Dünyanın en tehlikeli havaalanları