ANKARA HABERLERİ

Maç kaç kaç?

Yağız CAN
26.01.2012 - 00:00Son Güncelleme :
Yağız CAN

Ama Mecnun gördüğü kabus sonrasında terden sırılsıklam yatarken binlerce kez tekrar ediyordu bunu içinden.
“Maç kaç kaç?”
Kendi sesine uyandı. Günlerdir başında uykusuz bekleyen annesi Sarenin ellerinin sıcaklığını duydu avucunda...
Yine o gözlerini kör eden lekesiz aydınlıklı floresan ışığını gördü.
Bir doktor, yanındaki asistanlar ve ilk gün gördüğü hemşireyle birlikte O’na bakıyordu. Hastanede gözlerini ilk açtığı günden beri defalarca o yüzü gördüğünü hatırladı.
Her sabah Mecnun’un gözlerini aralayıp “Bugün nasılsın Mecnun?” diyor, Mecnun’un kollarını, bacaklarını inceliyordu.
Mecnun “İyiyim” diyecekken kendisinden yükselen o hırıltı duyuluyordu sadece...
“Bugün nasılsın Mecnun?”
“İyiyim komutanım, siz nasılsınız “ dedi Mecnun.
Hırıltı yoksa iyiyim iyiyim
Hırıltı yoktu bu kez. Komutan neşelendi “Çok iyi Mecnun çok iyi, iyileşeceksin aslanım, ha gayret “ Uyandığı ilk günden beri baygın halde gidip geliyordu adeta yaşama.
Aynı soru yeniden aklına geldi Mecnun’un “Komutanım...” dedi, “Maç kaç kaç..?”
Bir an durdu doktor yüzbaşı... “Hangi maç Mecnun?”
“Milli maç komutanım... Belçika maçı..”
Mecnun’un bir yaz günü mayınlı pusuya düşürüldüğü saldırının akşamında oynanan maçı hatırladı doktor... Dünyanın en büyük sırrı kendisine sorulmuşçasına düşündü derin derin, yutkundu, sesi titreyerek “1-1 bitti o maç...”
“Komutanım, gol?”
“Burak attı... Arda ...iyi asist yaptı ama...”
Mecnun gülümsedi... Komutan yüzündeki kederi, gözlerindeki yaşları göstermemek için bakmadı Mecnun’a. Sare Hanım’a “Dokunun kemiği toparlamasını bekleyeceğiz” dedi.
“Hamit çıktı mı sahaya, sakatlığı vardı?” Mecnun doktora bunu da soracaktı ki, soracağı şeyi unuttu, karardı yeniden dünya...
“Yoruldum”un sokulganlığı
İstiklal Caddesi uzunluğundaki mutluluğu geldi gözünün önüne. Ne beş yıl önce kırılan Arnavut kaldırımları ne toprağından sökülen ağaçlar, ne de ertesi gün askere gidecek olması, İstiklal’de Selma’yla yaptığı o yürüyüşün tadını kaçırmamıştı.
Soğuk, karlı bir günde o caddenin başından tünele kadar avuçlarında o sıcacık elle yürürken hiç bitmemesini istemişti o anın. Ta ki Selma yüzünü buruşturup “Yoruldum” diyene kadar. Ne tatlı, ne güzel, ne yumuşak bir sesti bu. Karnı acıktığında, uykusu geldiğinde, yorulduğunda bu sesle sokulurdu Mecnun’a. Kadınlıktan çıkar adeta küçük bir çocuğa dönüşürdü .
Yine o sesle başını Mecnun’un koluna yaslamıştı.
“Az kaldı, Sinan karşılayacak seni Metro’nun önünde, eve bırakacak”.
Birkaç günlüğüne Amerika’dan gelen kardeşi Sinan hiç şikayet etmeden abisi Mecnun’un bu isteğini yerine getirmek için o soğuk İstanbul akşamında tünelin başında bekliyordu onları.
“Selma” dedi Mecnun O’ndan ayrılırken, “Bana bir şey olursa...”
Koyu kırmızı dudaklarını büken kıza sarıldı, ince bir yasemin kokusu geldi burnuna, “Bana bir şey olursa , ölürsem yani...”
Yüzünü buruşturdu Selma “Ölürsen ben de ölürüm... Sus...”
Çok kısa bir sarılmaydı, kısa bir öpüşme...
Selma’nın hıçkırığını o anda duydu... Ayrılık kendisine ne kadar zor geliyorsa Selma’ya da o kadar zor geliyordu muhakkak ve belki bu anı daha acısız olsun diye bir an önce geçsin istiyordu.
Askere gitmeden önce son kez çalacağı Nevizade’ye doğru yürürken içi burkulmuştu biraz ama bunu düşünmemeye çalışmıştı Mecnun.
Ellerinin üşüdüğünü hissetti Mecnun, sayıklıyordu yine; “Yok...” dedi, “Yok, Hiddink’ le olmaz bu iş... “

Yarın: SELMA HİÇ GELMEDİ AĞABEY

Etiketler:

Yasal Bilgilendirme

Hurriyet.com.tr’nin Ankara haberleri bölümünde, DHA’nın abonelerine gönderdiği Ankara haberleri otomatik olarak derlenmektedir. hurriyet.com.tr editörleri otomatik akış içinde Maç kaç kaç? haberine editoryal müdahalede bulunmamıştır. Haber içeriklerinden hukuken ilgili ajanslar sorumludur.


ANKARA YOL DURUMU
Ankara1 DERECE
Yol durumu »
ANKARA NAMAZ VAKİTLERİ
21 Kasım 2017, Salı
  • İmsak
    05:49
  • Guneş
    07:33
  • Öğle
    12:46
  • İkindi
    15:20
  • Akşam
    17:37
  • Yatsı
    19:09
Diğer iller için Namaz Vakitleri »
Sayfa Başı