Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Maç bitti sürpriz yok!

<B>SÜRPRİZE </B>oynayan totocular, lotocular, at yarışçıları sevinemedi. Çekiliş dün yapıldı, sonuç <B>‘‘normal’’ </B>çıktı. Favoriler kazandı!

Günlerden beri tahminler yapılıyordu:

Karar ret çıkar da, acaba kaça kaç çıkar?

Bazıları 7-0 diyordu.

Bazılarına göre 6-l, bir kesime göre ise 5-2 olabilirdi.

En iyimserler bile ‘‘kabul çıkar’’ diyemiyordu çünkü kamuoyunda Yüksek Siyaset Kurulu ismiyle özdeşleşen YSK'nın yapısı ve görüşleri belliydi.

Bu çekilişte sürprize yer olamazdı.

* * *

Sevgili okuyucularım, 2 Ekim Perşembe günkü yazımda aynen şöyle demiştim:

‘‘Rezillik, kepazelik, teslimiyetçilik diz boyu. Hukuku, yargıyı bırakmışız bir kenara, işin döviz, borsa ve AB boyutlarına bakıyoruz...’’

Ve yazımı şöyle bitirmiştim:

‘‘Pekiii, şimdi gelelim filmin sonuna! Acaba ne olacak? YSK nasıl bir karar verecek?

Eğer ben bu ülkenin vatandaşı isem, eğer ben bu ülkenin belli kişi ve kurumlarını biraz olsun tanıyorsam, bu YSK'nın vereceği kararın şu doğrultuda olacağını tahmin edebilirim:

‘YAPILAN İTİRAZLARIN TÜMÜNÜN REDDİNE...'

AKP ile CHP'nin yoluna can koyduğu bu karar çok büyük olasılıkla OYÇOKLUĞU ile alınacaktır.

Vatana millete hayırlı olsun.’’

Dün bu yazdıklarımın tersi bir karar çıksaydı bugünkü yazımda aynen şöyle diyecektim:

‘‘Ben bu ülkeyi, belli kişi ve kurumları hiç tanımıyormuşum. Hepinizden özür dilerim...’’

Çünkü ben hatamı kabul etmeseydim, sizler beni ‘‘şimdi özür dile bakalım’’ diye protesto edecektiniz... Ve haklı olacaktınız.

* * *

Bir Yüksek Seçim Kurulu Başkanı düşünün ki, böylesine duyarlı bir konuda vereceği oyu günler öncesinden açıklıyor.

‘‘Seçim iptal edilirse kaos çıkar’’ diyebiliyor!

Hükümet bastırıyor: ‘‘Seçim yinelenirse para lazım. Millete lüzumsuz maliyetler yüklemenin anlamı yok.’’

AB
bastırıyor: ‘‘Yargının DEHAP kararına şaşırdık. Endişe duyuyoruz. Seçim olursa istikrar gider. Aman haaa, YSK dikkat etsin, ona göre karar versin.’’

Ankara’daki ABD Büyükelçiliği yetkilileri çeşitli zamanlarda YSK yetkililerini ‘‘ziyaret’’ ettiler. Ne konuştukları, ne söyledikleri belli değil! Bu ziyaretleri burada iki kez sordum, YSK Başkanı yanıt veremedi.

* * *

Öte yanda ise kesinleşmiş yargı kararı var.

‘‘3 Kasım seçimlerinde TAM KANUNSUZLUK gerçekleşmiştir.’’

Burada bir kez daha ve altını çizerek söylüyorum:

Hukukçu değilim. Bu kararı hukuk açısından irdelemek benim açımdan mümkün değildir. Kaldı ki, hukukçular arasında bile farklı görüşler var.

Ben genel tabloyu çizmeye çalışıyorum. O tablo çok daha vahim.

Yapılan kulisler, iç ve dış baskılar öylesine yoğun ki, oylamadan önce kararın hangi doğrultuda olacağı, oyçokluğu ile çıkacağı bile biliniyor.

Böyle şey olmaz.

Yargıtay'ın vereceği DEHAP kararını, o kararın kaça kaç çıkacağını önceden biliyor muyduk? Hayır. Bu konunun spekülasyonu yapıldı mı? Hayır.

Müneccim değiliz, gaipten haber almıyoruz... O halde YSK'nın vereceği kararları nasıl oluyor da önceden biliyoruz ve hatta korkunç bir riske girip bunları önceden yazabiliyoruz?.. Çünkü çok yıpranan, yara alan YSK Başkanı ile üyelerini biraz olsun tanıyoruz.

Hukuk dışındaki tablo işte böyle sevgili okuyucularım!

Hukukçular olayın yasal boyutunu tartışadursun, şimdi bir karar da siz verin.

Vicdanınızda!
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI