Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Maalesef yerimiz az...

İMAM Hatip Liseleri Bakanı Hüseyin Çelik’e bir borcumuz var:<br><br>Dün bu sütunda ifade ettiğimiz gibi, meslek lisesi öğrencilerini, siyasi amaçlı bir mektup kampanyasına alet etmeye kalkmasını kınadık diye bize ağzına geleni söylemişti. Biz de o sözleri yanıtlamayı bugüne bırakmıştık.

Bakan Çelik’in söyledikleri aynen şöyle:

"Aynı gazetede (Hürriyet’te) bir köşe yazarı da ideolojik saplantılarını, demokratik cumhuriyet değil, jakoben cumhuriyet özlemini her vesileyle ifade ettiği gibi bu sefer yine dile getiriyor. Sayın Başbakan’ı, bizi, bütün Milli Eğitim camiasını itham eden yazılar yazıyor. Kesinlikle onun söylediği gibi laik cumhuriyete düşman olan uzmanlar Milli Eğitim Bakanlığı’nda yoktur. Bu yazar bundan dolayı Milli Eğitim camiasından özür dilemelidir, ağzını çalkalamalıdır. Çok ayıptır."

Bunları söylemesinin nedenini biliyorsunuz:

Başında bulunduğu bakanlık bir tertibe kalkışıyor. Aklında imam hatip lisesi mezunlarını ne yapıp yapıp üniversiteye sokma fikri sabiti var ya... Onu kotaracak bir yönetmelik değişikliği yaptı diye Başbakan’a yaranmaya çalışıyor. Ne var ki bunun için ona emanet yavruları kullanmaya kalkıyor.

Bunu ayıpladık diye küplere binmiş. "Yalan yazıyorlar" demiş.

Oysa dün Hürriyet’te adıyla sanıyla, fotoğraflarıyla ispat edildi ki haber düpedüz doğruyu söylemektedir.

Bakanın bizimle ilgili değerlendirmelerinin önemi yok. Çünkü okuyucu onu zaten bilir. Ama asıl önemlisi, kendisinin yaptığı tayinlerle, izlediği politikalarla laik cumhuriyeti mi yoksa onun karşıtlarını mı kayırdığı...

Şimdi ona yanıt verelim:

Sekiz yıllık zorunlu eğitim yasasını 2001 yılı bütçe görüşmelerinde eleştiren iktidarı "İmam hatipleri sulayan kanalları tahrip etmekle" suçlayan Hüseyin Çelik değil mi?

Çoğu Süleymancıların egemenliği altında bulunan 2000 kadar özel yurtlara her türlü bağnazlığın girmesine izin veren, devletin bunlar üzerindeki denetleme yetkisini göstermelik hale getiren Hüseyin Çelik değil mi?

Türkiye’yi aynen İran gibi, molla doktor, molla öğretmen, molla polis, molla mühendis, molla avukat ülkesi haline getirmek için üç yıldır uğraş veren Hüseyin Çelik değil mi?

Atatürk ilkelerine aykırı görüşleri nedeniyle haklarında "Talim Terbiye Kurulu’nda görevlendirilmeleri sakıncalıdır" yazısı bulunan Ahmet Ergün B., Hakkı Ö. isimli kişileri bu kurula atayan, merhum Personel Genel Müdürü Hüseyin Acar’ın aynı nedenle, "kitap incelemede görevlendirilmemeleri gerekir" dediği (isimleri bizde saklı) kişileri bu göreve tayin eden Hüseyin Çelik değil mi?

Bunlardan biri "Kur’an dışındaki terbiye sistemlerinin karşımıza sadece problemli ve çakırkeyif tipler çıkardığını" savunan kitabı uygun bulan kişi... Ötekinin onayladığı kitap "Türkiye Cumhuriyeti kuruluşlarının berbat" olduğunu savunuyor.

Karases Cemalettin Kaplan’ın kitaplarını okul kitaplığına demirbaş kaydettiren ve sonunda 38 gün hapis yatan kişiyi Konya Milli Eğitim Müdürü yapan Hüseyin Çelik değil mi?

Bir bakan, çoğu Atatürkçü 517 kişiyi görevden alır da bunların 316’sı yargı kararıyla geri dönerse onun tarafsız davrandığı savunulabilir mi?

Daha çok var ama yer yok.

Çelik biraz daha konuşsun da onları da yazma olanağı versin. Bekliyoruz.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI