Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Lüks otonun yakıtı eroin

Enis BERBEROĞLU

<ı>Cenevre

Kişi başına milli geliri 25 bin dolara ulaşan (Türkiye'nin 8 katı) İsviçre'nin Almanca yayınlanan ekonomi gazetesi Handelszeitung, Cenevre Otomobil Fuarı'nın özetini manşetine taşımış: ‘‘Lüks modeller gözde’’

Sürpriz sayılmaz. Çünkü İsviçre zaten ekonomik refahın canlı kartpostalı gibi. Kentin orta yerinde bahçeli evler, son model otomobiller, tok karına bile ağız sulandıran şarküteri vitrinleri.

Ve Lozan Gölü kıyısında, ‘‘Babamın yaşamının içine edildi, benim de öyle... Peki ya küçük kızımın?’’ diye hayıflanan yabancı gazeteci...

* * *

İsviçre'de servetin kaynağını sanayi değil mali operasyonlarda aramak lazım. (Örneğin İsviçre otomotiv sanayii yok.) Avrupa'yı kasıp kavuran her iki dünya savaşını kazasız atlatan İsviçre her milletten zenginin parası için en güvenli liman haline geldi. Öyle ki bugün İsviçre'de vadesiz hesap açmak istediğinizde bırakın faiz almayı, bankaya ücret ödemeyi peşinen kabul edersiniz.

İsviçreli bankerler müşteri seçiminde pek titiz sayılmazlar.

Geçen yıl ABD yönetiminin CIA araştırmalarına dayanarak açıkladığı bir rapora göre, İkinci Dünya Savaşı'nda Almanya tarafından soykırım uygulanan Museviler'den el konulan milyarlarca dolar İsviçre'de depolandı. Yine aynı raporda Türkiye'nin de (yüksek fırınlarda yakılan Museviler'in altın dişleri de dahil) Nazi altınlarından pay aldığı ileri sürüldü.

* * *

Ancak Türkiye ve İsviçre arasındaki her kara para transferi Museviler'in altın dişleri kadar çarpıcı arka fonda cereyan etmedi. Türkiye'nin kronik döviz krizleri temkinli patronları İsviçre hesaplarına yöneltti. Son vergi yasası tartışmaları sırasında İsviçreli bankacıların bavulla döviz toplamak üzere İstanbul'un lüks otellerine yerleştikleri haberi boşuna üfürülmedi. Gerçi artık bavula bile ihtiyaç yok, tek bir banka işlemi yeterli...

Ne var ki, vergisiz ve kayıtdışı bu transferlerin arasına gizlenen mafya parasını ayıklamak çok zor hatta imkânsız.

Uluslararası uyuşturucu raporlarına göre Türkiye'de günlük eroin ticareti 1-2 milyon dolarlık hacme ulaştı. Ve bu paranın büyük bölümü başta İsviçre olmak üzere Hollanda, Almanya, Belçika bankalarında aklanıyor. Türkiye'ye temiz para olarak dönüyor, Cenevre Otomobil Fuarı'nda sergilenen limuzinlere yatıyor.

* * *

Gördünüz mü otomobilin dört tekeri bizi nerelere sürükledi?

İsviçreli'nin satın aldığı lüks otomobilin yakıtı ya eroin parasından veya başka ülkede vergi ödememek için kaçan servetlerle karşılanıyor.

O zaman tanık olduğumuz refahı kıskanmak mı lazım, yoksa kızmak mı...

Ya da her eroin kaçakçısının aslında gurur duyulacak milli kahraman olduğuna iman etmek mi?













X

YAZARIN DİĞER YAZILARI