GeriSpor Ludmina'nın savaşı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ludmina'nın savaşı

Enquist, hem rakipleriyle hem de kanserle mücadele ediyor

Yakalandığı amansız hastalığa rağmen hayata sımsıkı sarılan İsveçli rekortmen atlet, 100 metre engelli seçmelerinden sonra, ‘‘Yine başaracağım’’ diyor ve ekliyor: ‘‘Yarışmak yaşamak demek. Pistlerde mutluyum ve eğer öleceksem burada ölmek isterim.’’

O'nu lütfen alkışlayın... Ve onun için lütfen dua edin. Ludmila Enquist'ten söz ediyoruz...Eski Rus, şimdiki İsveç'li atlet. Bayanlar 100 metre engelli yarışının en büyük isminden. Alkışlarınızı ve dualarınızı ondan esirgemeyin...

Sevilla'daki Dünya Atletizm Şampiyonası'nda 100 metre engelli yarışmasında onu arkadaşlarından ayıran bir özelliği var.

O diğerleri gibi sadece rakipleri ile değil, ÖLÜMLE yarışacak.

Önce başarılarını sıralayalım. 1990 yılında Salon Dünya rekoru 7.69... 1991 Tokyo Dünya Şampiyonası'nda altın madalya, 1997 Atina Dünya Şampiyonası'nda altın madalya, 1996 Olimpiyat oyunlarında altın madalya...

DOPİNG ŞOKU

21.4.1964 doğumlu Ludmila'nın hikayesi 1993 yılında başlıyor. Hem de ne hikaye... Amerikan sinema yapımcılarını kısandıracak bir hikaye...

Ludmila Narozhilenko, Rusya adına yarışıyor ve yukarıdaki tüm başarılara imza atıyor. Ancak tüm bu başarılar onu mutlu etmeye yetmiyor. Rus eşi ile arasında aşılmaz engeller var.

Ve 1993 yılında eşinden boşanıyor. ‘‘Artık rahatladım’’ deyip derin bir ‘‘ohh’’ çekecekken, o inanılmaz haberi alıyor: ‘‘Sen doping yaptın.’

Evet Ludmila'nın doping testleri pozitif çıkıyor...

‘‘IAAF’’ (Uluslararası Amatör Atletizm Federasyonu) onu tam 4 yıl yarışlardan men ediyor. Dünya başına yıkılıyor Ludmila'nın... Kazara itiraz ediyor ve eski eşini suçluyor: ‘‘Aramızda inanılmaz bir düşmanlık var. Ben doping içeren hiçbir madde almadım. Testlerin yanlış olduğunu söylemiyorum. Ama suç bende değil. Eski eşim yiyeceğime bu maddeleri karıştırmış olabilir. Bu kesinlikle onun oyunu...’’

Bunun üzerine IAAF, Ludmila'nın cezasını 2 yıla indiriyor. Ludmila, hemen Rusya'dan ayrılıyor. İsveç'in eski atleti sprinter Johan Enquist ile evleniyor. Yeni bir hayat, yeni bir ülke ve yeni bir başlangıç. 2 yıllık cezası bittiğinde önce Atlanta Olimpiyatları'nda, daha sonra da Atina'daki Dünya Şampiyonası'nda altın madalyaya koşuyor. Ama onun yakasını şanssızlıklar bırakmıyor. 98 yılında dünya başına yıkılıyor.

Ludmila meme kanseri olduğunu öğreniyor. Göğsü alınıyor ve doktorları sporu bırakmasını istiyorlar. Ancak o tam tersini yapıyor. Haberi öğrendikten sonra idmana koşuyor. Doktorlarının her sözünü yerine getiriyor ama sporu asla bırakmıyor.

Onlara ‘‘Ben bu hastalığı sporla yeneceğim’’ diyor. Uzun, yorucu, o kahredici kemoterapi seanslarından yorgun düşüyor. Ama kendini toparlar toparlamaz yeniden pistlere koşuyor.

Ludmila'nın bu mücadelesi tam 13 ay sürüyor. Şimdi biraz daha iyi, biraz daha güçlü.

Onunla hemen her şeyi konuşabilirsiniz. Ancak 2 şey hariç; biri ölüm diğeride Rusça...

Ludmila, 100 metre engelli seçmelerinden sonra ‘‘yine başaracağım ’’ diyor ve ekliyor: ‘‘Yarışmak yaşamak demek. Ben pistlerde mutluyum ve eğer öleceksem pistlerde ölmek isterim.’’

Evet...

O'nun için dua edin ve onu alkışlayın. Çünkü o ölümle yarışıyor.



False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle