Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Lübnan'a asker göndermek hükümetin işi

    Arzu ÇETİK/İZMİR, (DHA)
    26.08.2006 - 12:45 | Son Güncelleme: 26.08.2006 - 15:51

    TBMM Başkanı Bülent Arınç, Lübnan'a asker gönderilmesinin, öncelikli olarak hükümetin işi olduğunu söyledi.

    Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in ‘Lübnan'a asker gönderilmesine karşıyım' demesi üzerine TBMM Başkanı Bülent Arınç, Anayasa'nın 92'nci maddesine göre Cumhurbaşkanı'nın veto yetkisi bulunmadığını belirterek, “Anayasınn 92'nci maddesi çok açıktır. Kim ne deserse ne desin, sonunda bu maddeye göre işlem yapılacaktır. ‘Lübnan'da ne işimiz var’ denilemez” dedi. Arınç, yapılan haksızlıklara karşı, barışı bozma girişimlerine karşı Türkiye'nin varlığını her konuda göstereceğini de vurguladı.

    Tariş'i ziyaret eden TBMM Başkanı Bülent Arınç, gazetecilerin Cumhurbaşkanı Sezer ve Başbakan Erdoğan'ın Lübnan'a asker gönderme konusundaki görüş ayrılığıyla ilgili sorularını yanıtladı. “Sayın Cumhurbaşkanı'nın görüşlerini değerlendirmek konumunda değilim” diyen Arınç, Lübnan'a asker gönderme konusunda kendi görüşlerini açıkladı.
    Arınç, kendi görüşlerini açıklarken, Cumhurbaşkanı Sezer'in de meclisin asker göndermeyle ilgili alacağı karara dönük veto yetkisinin bulunmadığını hatırlattı. Cumhurbaşkanı Sezer ile de polemiğe girmek istemeyen Arınç, gazetecilere, “Sayın Cumhurbaşkanı'nın özgün düşünceleri kendisine aittir. Sayın Cumhurbaşkanı'nın düşüncelerini görüşlerini değerlendirmek konumunda değilim. Bunu da özellikle altının çizerek yazarsanız sevinirim. Ben Sayın Cumhurbaşkanı'nın veya bir başkasının düşüncelerini değerlendirmek noktasında bir insan değilim” dedi.

    BU HÜKÜMETİN İŞİ

    Çatışmaların sona ermesi, masum insanların hayatlarının korunmasının insani bir duygu olduğunu belirten ve Türkiye'nin bunu büyük bir başarıyla yaptığını söyleyen Arınç, asker gönderme kararının da birinci olarak hükümetin işi olduğuna dikkat çekti.

    Arınç, “Türkiye'nin çok uluslu BM Barış Gücü'ne eğer asker göndermesi gerekiyorsa bunun gereğini hükümet taktir edecektir, ikinci aşamada bu talebini TBMM'ye iletecektir. TBMM toplanacak ve bu talebin yerinde olup olmadığına karar verecektir. Anayasamızın 92'inci maddesi gereğince böyle bir durumda, hükümet asker gönderme izni isteyecekse, bunu meclisten talep edecektir. Bu aşamada Cumhurbaşkanı'nın bir yetkisi ve sorumluluğu yoktur. Meclis'in alacağı karar Resmi Gazete'de yayınlanacaktır. Cumhurbaşkanı'nın imzasına ihtiyaç bulunmamaktadır. Bu hiçbir zaman veto edilecek ve Anayasa Mahkemesi'nde iptali için dava açılacak bir karar olmayacaktır. Prosedür böyle. Anayasa’nın 92'inci maddesi çok açıktır. Kim ne deserse desin sonunda bu maddeye göre işlem yapılacaktır” diye konuştu.

    ‘KARARA HERKES SAYGI DUYMALI’

    Geçmişte de Türkiye'nin asker göndermesine ilişkin talepler olduğunu ve Türk askerinin ve teçhizatının başka ülkelerde bulunduğunu hatırlatan Arınç şöyle devam etti:
    “Geçmişte birçok talepler oldu. Bir tanesi benim dönemimde reddedildi. Ama diğerleri kabul edildi. Şu anda Türk askeri kriz bölgelerinde bulunmaktadır. Yani ‘Lübnan'da ne işimiz var’ denilemez. Eğer ihtiyaç olursa, BM'in veya uluslararası kuruluşların bu yöndeki talepleri doğru ve yerinde kabul edilirse Türk askeri ve teçhizatı başka ülkelerde bulunabilir. Hükümet daha bir bir buçuk ay önce Kongo ile ilgili meclisten yetki aldı. Kongo'ya bir C 130 nakliye uçağı ve teçhizat gönderildi. O zaman ‘Afganistan'da, Bosna Hersek'te Türk askerinin ne işi var’ denebilir. Geçmiş yıllarda ‘Somali'de Türk askerinin ne işi vardı’ denilebilir. Oysa Lübnan, Somali'den, Kongo'dan, Bosna Hersek'ten, Afganistan'dan daha yakındır. Lübnan bizim bölgemizde bir ülkedir. Her talep, tezkere kendi şartları içinde değerlendirilir. 1 Mart tezkeresine bakarak Lübnan ile ilgili konuda hüküm vermek doğru olmadığı gibi, Kongo'ya bakarak yine Lübnan ile ilgili konuda karar vermek mükmkün değildir. Şartlar ortaya getirilir, talep yapılır, milletvekillerimiz vicdani kanaatleriyle oyları kullanırlar ve bu karara herkesin saygı duyması gerekir.”

    ‘TÜRKİYE VARLIĞI GÖSTERMELİ’

    Türkiye'nin bulunduğu bölgeyi ‘kriz bölgesi' olarak nitendiren Bülent Arınç, bölgede Irak, Filistin, Lübnan, Suriye, İran ile ilgili pekçok sorunlar bulunduğunu ve bu sorunlar çözülmedikçe bölgede barışın olmayacağını vurguladı.
    Arınç, “Bölgede barış olmayınca Türkiye bundan etkilenir. Mesela yıllardır Ortadoğu bölgesindeki çatışmaların ana sebebi Filistin ve İsrail uyuşmazlığıdır. Bu uyuşmazlığın barışçıl yöntemlerle çözülmesi bölgeye barış getirebileceği gibi dünyaya da barış getirecektir. Böyle bir yöntemi, imkanı Türkiye gözardı edemez. Bu bölge bizim bölgemizdir, bu coğrafya bizim coğrafyamızdır. Yapılan haksızlıklara, barışı bozma girişimlerine karşı Türkiye varlığını her konuda gösterir, göstermelidir, gösterecektir” dedi.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı