Gündem Haberleri

    Lübnan tezkeresi AKP'yi üçe böldü

    ANKA
    25.08.2006 - 12:12 | Son Güncelleme:

    Irak tezkeresinden farklı olarak bu kez AKP'nin "asker gönderilmesin" diyen milletvekilleri arasında üç ayrı görüş seslendiriliyor. "Ne söz verilirse verilsin Türk askeri kesinlikle gitmemeli" diyerek kararını kesinleştirenler dışında, retçi milletvekilleri arasında, "Türkiye Barış Gücü'nün komutasını alırsa gidilebilir" ve "Henüz ikna edilmiş değiliz, ama Başbakan ve Dışişleri Bakanı anlatsınlar, son kararımızı öyle vereceğiz" diyen iki eğilim daha bulunuyor.

    AKP'de Lübnan'a asker gönderilmesine karşı çıkan milletvekilleri arasında, Irak tezkeresi öncesinden farklı olarak bu kez, "Kesinlikle gönderilmemeli" diyerek kararını kesinleştirenler, "Barış Gücü komutası Türkiye'de olursa gidebiliriz" diyenler ve "Henüz ikna edilmiş değiliz, ama Başbakan ve Dışişleri Bakanı anlatsınlar, son kararımızı ona göre vereceğiz" görüşünü savunanlar olmak üzere üç parçalı bir tablo yaşanıyor.

    Lübnan'a asker gönderilmesi konusunda AKP içindeki görüntü, 1 Mart Irak tezkeresi öncesine göre farklı bir görüntü sergiliyor. AKP yönetiminin belirlemelerine göre AKP içinde Lübnan konusunda Irak tezkeresinde olduğu gibi evet diyenler ve hayır diyenler şeklinde kesin hatlarıyla ikiye ayrılmış bir gruplaşma yerine bu kez çok parçalı bir görünüm ortaya çıktı. Parti yönetimi, Lübnan'a asker gönderilmesine karşı olan milletvekilleri içinde "organize" bir tutum olmadığı, kendi aralarında üç farklı tutum etrafında üç parçalı bir dağılım yaşandığı tespitini yaptı. AKP yönetiminin değerlendirmelerine göre bu aşamada "retçi" olarak görülen AKP milletvekilleri arasındaki üç eğilim şöyle:

    "-Hiçbir şart ve sözle Türk askeri Lübnan'a gönderilmemeli: Kararını kesinleştiren grup. Asker gönderilmesine gerekçesi ne olursa olsun, uluslar arası camiadan ne söz alınırsa alınsın karşı çıkacaklar. Parti yönetiminin bu grubu ikna etme şansı yok. Ancak grubun sayısı sınırlı.

    -Asker ancak Barış Gücü komutası Türkiye'ye verilirse gitmeli: Bu aşamada asker gönderilmesine sıcak bakmamakla birlikte bu tutumlarını şartlara ve alınacak güvencelere bağlı olarak değiştirebilecek milletvekilleri. Bu gruptakiler, Türkiye'nin son ana kadar pazarlıkları sürdürüp, Barış Gücü komutasını almasını şart olarak öne sürüyorlar. Gücün komutası alınmasa bile Türk askerinin Hizbullah'la karşı karşıya gelmeyeceğinin güvencesinin verilmesi halinde bu grubun büyük çoğunluğu asker gönderilmesine karşı çıkmayacak. Asker gönderilmesine ikna olmayan üç grup içinde en kalabalık olanı.

    -Henüz ikna edilmiş değiliz ama Tayyip ve Abdullah Bey bizi çağırıp anlatsınlar kararımızı ona göre vereceğiz: Bu gruptakiler henüz net bir tutum belirtmekte tereddüt edip, tatilde de oldukları için seçmenin etkisi altında. Ayrıca verecekleri oylarının, dolayısıyla kendilerinin önemsenmesini istiyorlar. Meclis toplanıp Başbakan ve Abdullah Bey, olayın parti değil Türkiye olayı, bugünün değil geleceğin olayı olduğunu anlattığında bu gruptakilerin çoğunluğu da ikna olacaktır."

    ILIMLI RETÇİLER GELMESİN

    AKP yönetimi, milletvekilleri arasında çektiği bu fotoğraf doğrultusunda, bir tezkereye başvurma yoluna gitmesi halinde evet kararı çıkarmanın yöntemlerine ilişkin arayışlarını da sürdürüyor. Parti yönetimi, 1 Mart tezkeresinde olduğu gibi bağlayıcı grup kararı almayı düşünmezken, başka formülleri gündemine aldı. Bu çerçevede, ret cephesinin 1 Mart düzeyini yakaladığının belirlenmesi durumunda, "Kemikleşmeyen, ılımlı" diye nitelenen milletvekillerinin oylamaya katılmamalarının sağlanması formülü de gündeme geldi. Böylesi bir durumda partiyle ilişkilerini bozmayı göze alamayan ancak ret oyu vermeyi düşünen bazı milletvekillerine, "Oylamaya katılmayın. Böylece evet oyu da vermeyerek asker göndermeye evet dememiş olursunuz" teklifi yapılacak. Bu formülün yürüyüp retçi konumdaki belli bir sayının oylamaya katılmaması durumunda, hayır oylarının azalıp, evet oylarının fazla çıkması sağlanacak.
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı