‘Low Profile’lar kazanır

İş yaşamında ayakta kalmak mı istiyorsunuz, ‘low profile’ (düşük profil) çizeceksiniz. Başka yolu yok!

Hem de ilk günden.

Öyle herkes beni sevsin, ne kadar akıllı olduğumu fark etsin falan yok!

Kaybeden siz olursunuz sonra, aman!

The Apperentice (Çırak), Sir Alan Sugar’la yeni dönemine başladı. Donald Trump’ı sert mi bilirdiniz, Sugar’la tanışmanız gerek o halde. Cin, şeytani bir zeka.

Neyse konumuz Low Profile’lar. (Sıradan insanlar. Koyunlar. Ne derseniz artık. Ama kesilmeyen koyunlar bunlar. Kurbanlık değiller. )

İlk günden yarışmacılar kadınlar ve erkekler diye iki gruba ayrıldılar. Kural gereği bir isim ve bir de lider belirlenmesi gerekiyordu.

Ve iyi bir The Apprentice izleyicisi iseniz bilirsiniz, grup lideri olmak demek kovulma riskini göze almanız demek. Yani grup kaybettiyse aranacak ilk suçlu kim? Tabii ki grup lideri.

Kimse aday olmadı bu yüzden de, zavallı Andy dışında!

Görünümüyle tipik bir loser olan Andy, (şişman, kısa boylu, gözlüklü ve tavşan dişli) aslında başarılı bir iş adamı.

Kameralara ilk demeci, Notting Hill’de kalacakları eve girer girmez şu oldu:

“Güzel bir karım, güzel bir evim, güzel bir işim var. Ama bu yarışmada olmak benim için çok önemli. Çok!”

Bir “Çoooook...” deyişi vardı ki, duymalıydınız. O kadar önemli ki hayat memat meselesi sanki!

Dedim ki, “Yavrum Andy, sen kaybettin şimdiden!” O kadar açık ki, Andy o kadar mutlu ki orada olduğu için, herkesi seviyor, herkesin ağabeyi.. Daha ilk günden.

Yapma be Andy!

Yaptı, lider olmak için ilk elini o kaldırdı.

Koyun olmak istemedi. Çobanlığa soyundu bir beden büyük gelmesine rağmen! Ve erkek takımının lideri oldu.

Diğer kişileri program boyunca görmedik bile...

O kadar low profile çizdiler.

O kadar.

Ama Sir Alan Sugar cin tabii. Tam iki gruba da – kadınlar ve erkekler - görevlerini bildirdi, özel uçağına binip gidecek, son anda arkasını döndü ve “Unutmadan.. “ dedi.

Ve grup liderlerinin takımlarını değiştiriverdi.

Andy kaldı mı hiç tanımadığı, henüz ağabeyliklerine soyunmadığı kadınların başına!

Olsun, grup iş başına geçtiğinde tüm gülen yüzü ve “Hepimiz ekibiz bütünüz, pozitif enerjiyle başaramayacağımız yok!” psikolojisiyle soyundu mu liderliğe...

Böyle liderlik gördünüz mü siz?J

Kısa zamanda “Olsun canım, hallederiz canım...” diyen Andy’nin grubu çuvalladı tabii.

Sugar’ın ve partner’larının karşısına geçtı ve duydu: “You’re fired!”

Kovuldu.

Hak ettin Andy.

Ne diyeyim ki?

İlk bölümde en çok seni gördük. Bazılarımız pek de sevdik ama... Hani nerede o göremediklerimiz? O sakin sakin sessiz sessiz işini yapan - asla fazlasını yapmadan - ortada gezinenler?

İşte onlar haftalarca ekranda olacak, bazen takımları kazandığı için de birbirinden özel şekilde ödüllendirilecekler.

Yani daha şimdiden, onlar kazandı. Andy kaybetti.

Düştü mü üç elma başımıza?

Biri patronlara, biri low profile’lara, biri de Andy’gillere.

Yazarın Tüm Yazıları