ANKARA HABERLERİ

Lösemi’ye inat direnen hayat

Murat YILMAZ
23 Temmuz 2015 - 01:12Son Güncelleme : 20 Temmuz 2015 - 16:53

İlk eşinden gördüğü şiddet nedeniyle boşanan, ikinci eşiyle de çocuklarını istemediği için ayrılan Sevim Gizik, 11 yaşındaki kızının yakalandığı lösemiye karşı savaş veriyor. Hastalığı çocuklarıyla birlikte yeneceğini belirten anne, “Şimdiye kadar olduğu gibi şu an yaşadıklarımı da çocuklarımla atlatacağım” diyor.

Murat YILMAZ

Sevim Gizik, kendisine şiddet gösteren ilk eşiyle yollarını 2010’da ayırdı. İki çocuğunu da yanına alıp ayrı bir eve çıkan Gizik, eşiyle 4 kez ayrılıp tekrar birleşti. Kocasının gördüğü şiddete rağmen kendisinde ayrılma cesareti bulamayan anne, bir süre kadın sığınma evinde kaldı. Daha önce temizlik yaparak geçimini sağlamaya çalışan Gizik, sığınma evinde kaldığı zamanlarda aşçılık ve çocuk gelişim kurslarını tamamlayarak bir kreşin yemekhanesinde çalışmaya başladı. Yaşadığı zorluklara karşı çocuklarını yanından ayırmayan Gizik, evliliği boyunca kendisine acıdan başka bir şey vermeyen eşinden 2011’de tamamen ayrıldı. 2014’de kadar tek başına baktığı çocuklarından 11 yaşındaki Tuğba’ya yönelik taciz girişimlerinin yaşanmasının üzerine evde bir erkek olması gerektiğini düşünen kadın, arkadaşının kocasının erkek kardeşiyle evlendi. Eşiyle birlikte Ankara’ya taşınan Gizik’in ikinci evliliği de kısa sürdü. Yıllarca üzerine titrediği çocuklarını istemeyen eşiyle de yollarını ayırdı.

LÖSEMİ İLE SARSILDILAR

Tüm yaşananlara rağmen ayaklarının üzerinde durmayı başaran anne, 2015’in şubat ayında kızı Tuğba’nın lösemi hastası olduğunu öğrenince bir kez daha sarsıldı. Ankara’da, kızının hastalığına karşı savaş aşan anne, LÖSEV tarafından Ramazan Bayramı’nda ziyaret edildi. LÖSEV’in hediyeleriyle mutlu olan kızını gördükçe mutluluğunun daha da arttığını belirten Gizik, yaşadıkları zorlukları şöyle anlattı:
“Sürecin başında kendi ayaklarımın üstünde durmaya cesaretim olmadığı için ayrılmayı göze alamıyordum. Eşim beni dövdü, ben de çocuklarımla birlikte kadın sığınma evinde kaldım. Sığınma evinde çocuklarımın yuvaya verilmesi gerektiğini söylediler, kabul etmedim. Eşim beni döverken ‘Anneme vurma baba’ diyen oğlum, sığınma evine geldiğimizde ‘Anne biz niye buradayız’ der, ben de ‘Oyuncak çok olduğu için buraya geldik’ oğlum derdim.

YUVANIN Y’SİNİ AKLIMA GETİRMEDİM

Kadın sığınma evinde kursları tamamlayıp, çalışmaya başlayınca eşime ihtiyacım olmadığını anladım. O dönem kilom 65’ten 55’e düştü. Şimdi evimde şiddet, dayak, küfür yok. Çocuklarımı çalışırken de kimseye emanet etmedim. Çalıştığım yerlere götürürdüm. Yuvaya vermek, onlardan ayrılmak aklımın ucundan dahi geçmedi. Kızım büyüdükçe düşmanımız artmaya başladı. Çocuklarımın huzur için arkadaşımın kaynıyla evlenip, Ankara’ya taşındım. Onun üç çocuğu ve benimkiler birlikte geçiniyorlardı. Ama çocukları annelerine taşınınca benim oğlumu yuvaya vermek istedi. Dört sene boyunca yuvanın ‘y’sini aklıma getirmemişim. Ondan da ayrıldım.

HASTALIĞI ÇOCUKLARIMLA YENECEĞİM

Beş ay önce de kızımın lösemi olduğunu öğrendik. Tedavi görmeye başladı. Çocuklarımla birlikte güçlü durarak, bu hastalığı yeneceğimize inanıyorum. İyileşenleri görünce daha da güçleniyorum. Bazıları, çocuklarımı yuvaya vermemi söylüyor ama bugüne kadar yaşadığım zorlukları çocuklarımla atlattıysam şu anki yaşadıklarımı da çocuklarımla atlatacağım. Bir Allah’ın kulu çocuklarımı benden alamaz. Gerekirse hastane koridoruna yastık, yorgan koyar, orada yatırırım. Ölene kadar çocuklarımı bırakmam. Kaymakamlıktan ve sosyal hizmetlerden yardım alıyoruz. LÖSEV’den de bir miktar alıyoruz. Karşılaştığımız en büyük sorun ise ilaçlar oluyor.”

BABASI HİÇ ZİYARET ETMEDİ

Lösemi savaşı veren kızını, babasının hiç ziyaret etmediğini aktaran anne, şöyle devam etti:
“Hastanedeki bazı anneler üzülüp, ağlıyor. Benim sakinliğimi görünce şaşırıyorlar. Ama çocuklarımız için güçlü olmalıyız. Tuğba bir defasında ağlayıp, ‘Herkesin babası geliyor, benim babam niye yok’ dedi. Böyle olunca eski eşimi aradım. ‘Bilet masraflarını ben karşılarım yeter ki gelip, kızını mutlu et’ dedim. Bir türlü gelmedi. Nafaka için çağırdımı düşünüyor. İstesem o parayı zaten alırım ama benim tek derdim kızım. Çocuğum iyi olsun yeter.”

ANASINIFI ÖĞRETMENİ OLMAK İSTİYOR

Beş ay önce lösemi ile tanışan Tuğba da annesi gibi mücadeleci bir ruha sahip. Güreş sporuyla ilgilenen ve sağlık-meslek lisesinde okumak isteyen Tuğba, “Küçükken babam annemi döver, ben de polisi arardım. Hastalığım nedeniyle ikinci dönem okula gidemedim. Sağlık-meslek lisesine gidip, moda-tasarım ile güzel sanatlar ya da ana sınıfı öğretmenliği okumak istiyorum ama sağlık raporu gerekiyor. Hastalığımdan dolayı alamadığımdan gidemiyorum. Aynı zamanda güreşle ilgileniyorum. Derecelerim var ama tedavi öncesi yaşadıklarımın hepsi geride kaldı” dedi.

Etiketler:

Yasal Bilgilendirme

Hurriyet.com.tr’nin Ankara haberleri bölümünde, DHA ve İHA’nın abonelerine gönderdiği Ankara haberleri otomatik olarak derlenmektedir. hurriyet.com.tr editörleri otomatik akış içinde Lösemi’ye inat direnen hayat haberine editoryal müdahalede bulunmamıştır. Haber içeriklerinden hukuken ilgili ajanslar sorumludur.


    ANKARA YOL DURUMU
    Ankara1 DERECE
    Yol durumu »
    ANKARA NAMAZ VAKİTLERİ
    21 Ağustos 2017, Pazartesi
    • İmsak
      04:09
    • Guneş
      05:58
    • Öğle
      13:03
    • İkindi
      16:49
    • Akşam
      19:46
    • Yatsı
      21:20
    Diğer iller için Namaz Vakitleri »
    Sayfa Başı