Gündem Haberleri

    Londra siber-uzayın geleceğine ev sahipliği yapacak

    William Hague*
    27.10.2011 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Siber-uzayın ilerleyişi ve gelişimi dünyamızı değiştiriyor ve günlük yaşamlarımızda devrimler yaratıyor. Bu küresel bir değişim olabilir ve küresel, eşgüdümlü, bir yanıt gerektirebilir. Ancak, şu ana dek, bu yanıtın biçimi üzerine yapılan tartışmalar hep bölük pörçük ve odaksız oldu.

    Birleşik Krallık, bunun değişmesi gerektiğine inanıyor. Acilen, daha geniş katılımlı bir uluslararası uzlaşma sağlanması gerekli. Ve bunun, siber-uzay konusunun ana aktörlerini içeren toplu bir çaba olması gerek.

    1-2 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilecek olan Londra Siber-Uzay Konferansı'na sadece hükümetlerden değil sivil toplum kuruluşları ile iş dünyasından da temsilcileri davet etmemin nedeni de bu. Hiçbir hükümet, hiçbir ülke, tek başına bütün cevapları bulamaz. İnternetin ekonomik ve sosyal faydalarını nasıl devam ettirebileceğimizin ve geleceğin yenilikçi girişimlerini boğmadan siber-güvenlik tehditlerine karşı nasıl korunabileceğimizin yanıtlarını aramak için birlikte çalışmaya başlamalıyız.

    Internet erişimi inanılmaz bir büyüme gösterdi: 1995’te 16 milyon kullanıcısı varken bugün bu rakam 2 milyara ulaşmıştır. İnsanları birbirine bağlama gücüyle web’in bu hızlı gelişimi, yirmi yıldan daha kısa bir süre öncesine kadar tahmin bile edemediğimiz, inanılmaz ekonomik ve sosyal fırsatlar yaratmıştır.

    Network ağıyla birbirine bağlı dünyanın genişlemesi hepimizin yararınadır: geniş bant erişimindeki her yüzde 10’luk artış için küresel GSMH’nin ortalama yüzde 1,3 seviyesinde yükseleceği öngörülüyor. Bu genişleme rekabet ve etkinliği teşvik etmesinin yanı sıra bizlere yeni pazarlar da sunmakta.

    Londra siber-uzayın geleceğine ev sahipliği yapacak

    EKONOMİNİN YÜZDE 10'U WEB TABANLI SANAYİ OLACAK

    Web-tabanlı sanayi şimdiden ekonomilerimizin kritik bir parçası oldu. Birleşik Krallık’ın sanayisi şimdiden 100 milyar GBP değerinde ve bu, toplam GSMH’nin yüzde 8’ine denk geliyor, ayrıca önümüzdeki dört yıllık dönem içerisinde de yüzde 10’luk bir hızla artması öngörülüyor.

    Her geçen gün daha fazla ülkede, işlerimizi yapmaktan yeni beceriler öğrenmeye ve arkadaşlarımızla haberleşmekten vergilerimizi ödemeye kadar yaptığımız hemen her şeyde Internet’e bağımlıyız.

    Pek çok özelliğinin yanı sıra bilgi ve fikirlere hızlı erişim sağlama özelliğiyle Web, tüm kuşakları eğittiği gibi, yeniliği ve yaratıcılığı da teşvik ediyor. Yalnızca Google’da, bir gün içerisinde 1 milyarın üzerinde arama yapılıyor.

    Siber ortama bu kadar bağlı olmamız, coğrafi sınırları da soluklaştırıyor, geleneksel kültürel ve dini ayrılıkları ortadan kaldırıyor, aile ve dostları birbirine daha da yakınlaştırıyor ve ortak ilgi ve endişeleri olan kişilerin bir araya gelmesine imkân sağlıyor. Siber dünya hepimizin iletişim tarzını değiştirdi.

    ŞEFFAFLIK, SUÇLA MÜCADELE, EĞİTİM, SAĞLIK

    Internet, şeffaflığı arttırdı ve bireylerin hükümetlerini hesap verebilir kılmasını sağladı. Bazıları içinse, çok daha köklü fırsatlar sundu. Arap Baharı, fikirleri paylaşabilme imkânının eskiden hayal bile edilemeyen değişimleri nasıl gerçekleştirip sıradan vatandaşların yaşadıkları zulümleri tüm dünyanın gözleri önüne sererek baskıcı rejimlere karşı çıkmalarına nasıl yardımcı olduğunu gösterdi.

    Suçun çözülmesinin yanı sıra kamu hizmetleri alımı ve acil yardım talepleri ile doğal afetlere müdahale, siber ortamın kullanılması sayesinde ölçülemez bir şekilde iyileştirilip geliştirilmektedir.

    Gelişmekte olan ülkelerde, Internet zaten bir fark yaratmakta ve kırsal kesimde yaşayan halkın eğitilmesinden HIV hastalarının ya da salgın hastalıkların uzaktan izlenilebilmesine kadar pek çok alanda daha iyi bir gelecek sunmaktadır.

    Fakat network ağıyla birbirine bağlı bu dünya da dikkate alınması gereken ve bahsettiğimiz bu faydaların etkisini zayıflatıp siber dünyanın tüm potansiyelinden yararlanılmasına karşı ciddi bir tehdit oluşturan sınamalar sunuyor.

    ERİŞİMDE DENGESİZLİK

    Son yıllarda küresel bağlanmayı zenginleştirme çabasında ilerleme kaydedildi. Ama buna rağmen hala oldukça büyük bir dijital ayrılık söz konusu: İzlandalıların yüzde 95’i Internet erişimine sahipken Liberyalıların sadece yüzde 0,1’inin internet erişimi var. Dünya nüfusunun üçte ikisi hala İnternete bağlanamıyor.

    Siber-uzayın geleceğiyle ilgili tartışmaya siz de katılın (Londra Siber-Uzay Konferansı 1-2 Kasım 2011)

    Hükümet, iş dünyası ve sivil toplum temsilcilerine İnternetin geleceği ile ilgili sorularınızı sorma fırsatınız var.

    Dijital sözcülerimiz, yönelttiğiniz soruları temsil eden bir grup soruyu Londra Siber-Uzay Konferansı sırasında panele katılan konuşmacı ve oturum başkanlarına aktaracak.

    Konferans ve konferans kapsamında yer alacak beş ana başlık hakkında daha fazla bilgi için www.fco.gov.uk/londoncyber adresinde faydalanabilirsiniz.

    Nasıl katılabilirsiniz:

    Twitter üzerinden: Sorularınızı, konferans öncesinde veya sırasında İngilizce olarak tweet yapabilirsiniz. Yapacağınız tweet’te genel sorularınız için #LondonCyber etiketini (hashtag) kullanın ve sorunuzu özel bir konu başlığı altında yöneltmek istediğinizde ise, hangi konudan bahsettiğinizi anlayabilmemiz için şu etkilerlerden birini ekleyin: #social, #economic, #crime, #access, #security (sosyal, ekonomik, suç, erişim, güvenlik)

    Facebook üzerinden: Birleşik Krallık Dış İşleri Bakanlığı'nın Facebook adresine gidip (www.facebook.com/williamjhague) sorunuzu İngilizce olarak yöneltebilirsiniz. Eğer sorunuz bir başkası tarafından zaten sorulmuşsa, bu soruyu beğenebilir ve böylece en çok sorulan soruların hangileri olduğunu tespit etmemize yardımcı olabilirsiniz.

    Dahası siber âlem, İnterneti başkalarının kimliklerini ve fikirlerini çalmak, hükümetleri ve işyerlerini dolandırmak ya da toplumumuzun zarar görmeye en açık kesimlerinden istifade etmek için kullanan suçlulara da pek çok imkân tanımakta. Siber-suçların maliyeti küresel olarak yılda 1 trilyon Amerikan Dolarını bulmaktadır. Bunun insanlar üzerindeki maliyeti ise çok daha fazladır. Kanlı saldırılarını planlamak için ve bir sonraki kuşaklardan kendilerine taban bulmak amacıyla sohbet odalarını ideolojileriyle doldurmak için teröristler de İnterneti kullanıyor. 

    Baskıcı hükümetler, kişisel yaşamın özelliğini ve ifade özgürlüğünü kısıtlayarak ve pek çoğumuzun sorgulamadan kabul ettiği bilgiye erişim imkânını ellerinden alarak teknolojideki ilerlemeleri vatandaşlarının haklarını ihlal etmek için kullanıyor. Ayrıca İnternet, birbirlerine altyapıya zarar veren ya da devlet sırlarını çalan düşmanca saldırılar yapmaları için Devletlere de yeni kanallar açtı ve bu da “siber-savaş” korkusunu tetikliyor. Tehdit gerçek: Britanya Hükümetinin e-posta sistemlerine her ay yaklaşık 20,000 civarında art niyetli e-posta geliyor; bunlardan 1,000 kadarı ise doğrudan söz konusu sistemleri çökertme amaçlı gönderiler.

    ZAMAN ALACAK

    Önümüzdeki zorlukları küçümsemiyoruz. Bazı ülkeler İnternetin olumlu etkileri olduğu konusunda bizimle aynı görüşte değil. Geniş kapsamlı, uluslararası uzlaşmayı sağlamak, kolay olmayacak. Zaman alacak.

    Çağımızın en büyük sınamalarından birisi bu. İnternet kimsenin kontrolü altında değil ve geleceğini şansa bırakamayız. Cesur ve yenilikçi bir geleceği güvence altına alma fırsatına sahibiz ama aynı zamanda İnternetin başkalarına zarar verecek bir güç olarak kullanılması gibi bir riskle de karşı karşıyayız. Dolayısıyla, eğer siber-uzayın geliştirilmesinin hepimize sunduğu bu muhteşem fırsatları koruyup devamlılıklarını sağlamak istiyorsak, hemen harekete geçmeliyiz.

    Londra’daki konferansta, dünyanın gelecek kuşaklar boyunca emniyetli ve güvenli bir siber-uzayın tüm faydalarından yararlanabilmesine imkan sağlayacak bir gündem oluşturmayı ümit ediyoruz.

    *William Hague, Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı'dır. Bu yazı Hurriyet.com.tr için kaleme alınmıştır.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı