Lira değerlenecek yastık altı döviz tüketime akacak

Hürriyet Haber
03 Ocak 2002 - 02:10Son Güncelleme : 03 Ocak 2002 - 02:10

Merkez Bankası, yılın ilk iş gününde 2002 Para Programı'nı yazılı açıklamayla kamuoyuna duyurdu. Merkez Bankası, ‘‘2002'de talebin azalması ile döviz kuru istikrar kazanacak, Türk Lirası değerlenecek ve yastık altındaki dövizler de tüketime yönelecek’’ tahmininde bulundu.

Merkez Bankası, bu yıl döviz kurunun istikrarlı bir yapıya kavuşacağı, yastık altı dövizin mal talebine dönüşeceği, ihracatın artacağı, Türk Lirası'nın değer kazanacağı ve enflasyonun düşeceği tahmininde bulundu.

Merkez Bankası bu bekleyişlerin gerçekleşebilmesini, ‘yapısal politikalar alanında verilen sözlerin tutulması, faiz dışı fazla hedefinden taviz verilmemesi, şeffaf para politikası ve bankacılık sisteminin güçlendirilmesi’ koşullarına bağladı.

Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti, yeni para politikasını bir basın toplantısı yerine yazılı olarak açıklamayı tercih etti.

Merkez Bankası, açıklamasında tek başına para politikası yoluyla enflasyonla mücadelenin mümkün olmadığını vurgulayarak, mali disiplin sağlanmadan, bekleyişleri doğrudan etkileyen reform süreci kesintisiz uygulanmadan, enflasyonla mücadele yapılamayacağını bildirdi.

KURLARDA İSTİKRAR

Merkez Bankası'nın beklentilerine göre, bu yıl dövize talebin azalması ve döviz arzının artmasıyla kurlar istikrara kavuşacak; TL cinsi mali araçlara yöneliş TL'yi güçlendirecek. 2001'de kazanılan rekabet gücü, bankacılık sistemindeki iyileşme, dövizdeki istikrarın talebi canlandırması ve mali piyasalarda sağlanacak istikrarın ertelenmiş yatırım ve tüketimi uyarması sonucu Türkiye yeniden büyüme trendine girecek.

Enflasyon cephesinde de olumlu gelişmeler yaşanacak. Türkiye'nin kazandığı rekabet gücü, ihracatı olumlu etkileyecek. Güçlü bir bankacılık sistemine ulaşılması ile banka bilançoları sağlıklı biçimde büyümeye başlayacak ve zamanla kredi hacminde reel bir artış olacak.

Döviz kurunun istikrar kazanması iç talebi de uyaracak. Bu çerçevede yastık altı dövizlerin mal talebine dönüşeceği düşünülüyor.

Mali piyasalardaki istikrar, ertelenmiş yatırım ve tüketim harcamalarını uyaracak. Böylece Türkiye, yeniden büyüme sürecine girecek.

İki çıpalı para politikası

Merkez Bankası, 2002 yılında ileriye dönük belirsizlikleri azaltmak için, ‘parasal hedefleme ve enflasyon hedeflemesi' olmak üzere iki tür çıpa kullanacak. Parasal hedefleme ile başlanılacak olan 2002 yılında aynı zamanda, ‘gelecek dönem enflasyonu'na odaklanan bir para politikası uygulanacak. ‘Gelecek dönem enflasyonu'na odaklanan bir para politikasının, aynı zamanda ‘‘örtük bir enflasyon hedeflemesi' anlamına geldiği görüşü tekrarlandı. Koşullar oluştuğunda ise açık biçimde enflasyon hedeflemesi politikasına geçileceği vurgulandı. 2002 Para Programı'nın diğer unsurları ise şöyle:

Para Tabanı: Hedeflenen temel parasal büyüklük olarak, Merkez Bankası bilançosundan seçilen ‘para tabanı' belirlendi. Merkez Bankası'nın kendisi dışında kalan ekonomik kesimlere olan net yükümlülüğünü ifade eden para tabanının bu yıl, Milli Gelir büyüme hızı kadar artması hedefleniyor. 2002 yılı sonunda para tabanının, bir yıl öncesinin aynı dönemine kıyasla yüzde 40 oranında yükseleceği hedefleniyor.

Enflasyon çıpası: Para tabanının gösterge niteliğinden performans kriterine yükseltilmesinin temel nedeninin, enflasyona karşı daha güçlü bir çapa atmak arzusu olduğu belirtildi.

Bir diğer performans kriteri değişkeni olan ‘‘Net Uluslararası Rezervler’’, dönemler itibariyle belli bir alt sınırın aşağısına inmeyecek.

Uluslararası kuruluşlardan sağlanacak ek dış finansmanın yol açacağı ek likidite, Merkez Bankası'nca Hazine ile koordineli biçimde, hedef enflasyona uygun olarak çekilecek.

Enflasyonda geçmişe değil yarına bakılacak

2002, enflasyon açısından önemli gelişmelerin yaşanacağı yıl olacak. Para tabanı çıpası, para arz fazlası oluşmasını engelleyecek, böylece programda hedeflenenin ötesinde iç talep baskısı oluşmasını önleyecek.

Kısa vadeli faiz oranlarının enflasyonun gelecekte alabileceği değerlere göre ayarlanması politikası da enflasyonist baskıları azaltacak. Açıklamada, toplumda çok yaygın olan geçmiş enflasyona endeksli fiyatlama davranışlarının da azalması gerektiği vurgulanarak, bu konuda Ekonomik ve Sosyal Konsey'e, KİT fiyatlandırması nedeniyle kamu kesimine önemli görevler düştüğü bildirildi.

Merkez Bankası, ‘‘Piyasa oyuncularınca sadece o ay için açıklanan enflasyon oranının düzeyine bakılarak Merkez Bankası'nın kısa vadeli faiz oranlarını ne yönde değiştirmesi gerektiğinin irdelenmesi hatalı olacaktır’’ uyarısını yaptı.

Dolarizasyon tersine dönecek

Döviz kurunun 2001'de iktisadi temellerden kopuk bir biçimde sürekli arttığı ve giderek büyüyen köpük niteliği kazandığı, bu yıl ise ek yabancı para talebinin ortadan kalkacağı belirtilen açıklamada şöyle denildi:

‘‘Yıllarca hüküm süren bozuk iktisadi yapının oluşturduğu yabancı para cinsinden mali varlık edinme alışkanlığına ek olarak, karamsar bekleyişler nedeniyle oluşan köpüğün yarattığı ek dolarizasyonun, bu köpüğün bekleyişlerin iktisadi temellerin hak ettiği düzeyde oluşmasıyla ortadan kalkacak olması nedeniyle tersine dönmesi beklenmelidir.’’

2001 yılının son üç ayında TL'nin reel olarak değer kazandığı hatırlatılan açıklamada, bu olgunun enflasyonu düşürücü yönde etki yapacağı belirtildi. Ancak, Türkiye'nin rekabet gücünü azaltıcı bir değerlenmenin sözkonusu olmadığı da vurgulandı.

Bankalar ‘pencereden destek'le korunacak

Merkez Bankası, bankaları güçlendirme operasyonuna bağlı olarak yeni bir uygulama başlatacak. Uygulama ile bazı bankaların Merkez Bankası pozisyonlarını kapatamamaları nedeniyle yaşadıkları sorunların tekrarlanmaması amaçlanıyor. ‘Geç likidite penceresi' adı verilen bu uygulamayla, Merkez Bankası, bankaları teminat karşılığında, ancak, limitsiz olarak fonlayacak. Fonlama, Bankalararası Para Piyasası'nda (BPP) 16:00-16:30 saatleri arasında ‘borç veren son merci' fonksiyonu çerçevesinde yapılacak. Bu uygulamayla, ‘‘gecelik açığını kapatamayan banka’’ sorunu ortadan kalkacak ve bu yüzden bankaların Fon'a alınması tehlikesi ortadan kalkacak. Para Programı'nda sistematik bir sorunun olmadığı durumlarda ‘geç likidite penceresi’’nin çok seyrek olarak kullanılacağının beklenmesi gerektiğinin altı çizildi.

Faiz dışı fazla önemli gösterge

Merkez Bankası, faiz dışı fazla hedefinin indirilmesini önerenlere sert yanıt verdi. Geçen yıl faiz ve dövizde iktisadi temellerden kopuk yükseliş eğilimini yaratan temel nedenin ‘iç borçlanma sürdürülebilecek mi?' kaygısı olduğu belirtilen açıklamada şöyle denildi: ‘‘Uluslararası piyasalar ve yurtiçi piyasalar, iç borçların sürdürülebilirliğine odaklanmışken, faiz dışı fazla hedefinde indirime gidilmesi önerisi, iç borçların sürdürülebilirliği üzerindeki şüpheleri daha artırıcı öneri anlamına gelir. Bu nedenle, daha düşük bir faiz dışı bütçe fazlası, daha yüksek reel faiz, daha az dış kaynak ile eşanlamlıdır. Artan risk primi nedeniyle, döviz kuru daha yüksek olacaktır.’’
Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı