Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

‘Light’çılara müjde!

<B>EVET,</B> müjde!<br><br>Lavaşın, tırnak pidenin, fındık lahmacunun ve balonun da (hani tulum peyniriyle tereyağının eşlik ettiği fos diye kabarmış içi boş pide) kepeklisi var artık.

Nerede?

Köşebaşı’nda...

Yok, her köşebaşında değil maalesef. Bu dediğim, kebapçı Köşebaşı. İstanbullular iyi bilir Köşebaşı’nı... Levent’in yanı sıra Maçka ve Fenerbahçe’de de şubeleri var. Hatta Ankaralılar da bilir, oraya da yetişmişler maşallah. Ama bu kepek durumunu bilmiyor olabilirler. Çünkü henüz masaya alternatif olarak getirilip konmuyor, istek üzerine yapılıyor.

Rahmetli Ercan Arıklı akıl etmiş ilk... ‘Yapsanız...’ demiş yapmışlar, çok da iyi olmuş. Hiç olmazsa hamur konusunda vicdan azabı çekmiyorsunuz kebapçıda, ki rejimle kebapçı hiç bağdaşmaz biliyorsunuz. Ama işte pideler kepekli olunca aniden o ünlü ‘kepek ekmeği-ızgara-et-salata’ üçlüsünü kebapçıda bile bir araya getirmiş oluyorsunuz. Rüya gibi değil mi?

Ne yani... Kebap, ızgara et sınıfına girmez mi? Gávurdağı salata değil midir?

Ama siz yine de kırk yılda bir kebapçıya gittiğinizde rejimi falan boşverin! Balonun içine basın tereyağıyla tulum peynirini... Lavaşa sarılmış kebapları yağlarını akıta akıta ısırın... Bu dünyaya bir kere geliniyor. Gerçi bu lafın devamı, ‘Onun için sağlığınıza dikkat edin’ şeklinde gelebilir ama ben ‘Yemenize bakın’ diyeceğim.

* * *

İstanbullular takım tutar gibi kebapçı tutuyorlar. Kimse kebapçısından vazgeçmiyor. ‘Tike’ciler var, ‘Hamdi’ciler var, ‘Develi’ciler var... ‘Falanca yerde bir kaburga yedim...’ diyemezsiniz. ‘Sen esas onu filancada yiyeceksin’ diye lafı tıkarlar ağzınıza.

Bense takım konusundaki dönekliğimi burada da aynen sergiliyorum. Bu aralar ‘Köşebaşı’cıyım mesela... Sebebi de şu: Kebapları patronlar pişiriyor, hizmeti de patronlar yapıyor. Dört ortaktan ikisi mutfakta, ikisi serviste. 9 yıllık patronluğa rağmen esas işlerinden vazgeçmemişler.

Garsonluktan yetişen çok işletmeci gördüm ama genellikle patron olunca bir tane camlı oda yaptırırlar kendilerine mekánın bir köşesinde, orada arkadaşlarını ağırlarlar. Garsonlar da en çok onlara hizmet eder. Böylesine ilk defa rastlıyorum doğrusu. Bakın bu durum başarıyı arayanlar için bir püf noktası olabilir. Bir başka püf noktası daha var... Etlerle ilgili... Ama söylemem, bende saklı. E, kimine başbakan söylenmemek kaydıyla bilgi aktarır özel sohbetlerde, kimine kebapçı...

Beni şaşırtan bir şey daha var. Dördü de hiçbir zaman tam dükkánın önünde inmezmiş arabasından. Biraz ileride inip yürürlermiş. Kendilerini garsonluk günlerinden tanıyan müşterilerin irkilmemesi için. Sizce de ilginç değil mi bu devirde?

Netice olarak, hayat zor. İyi kebap yapmak yetmiyor, müşterinin her türlü psikolojisini de hesaplayacaksınız. Benimkini iyi hesap ettiler mesela... Kepekli pideyle hazımlı patronluğu getirip koydular önüme, bu yazıyı yazmama sebep oldular.


MIŞ-MUŞ

Abant Gölü gittikçe sığlaşıyormuş.

Bize özendi!

Türkiye dünya liginde 3 basamak yükselmiş.

Boşverin, Fenerbahçe’yle Beşiktaş’ın ligdeki durumundan haber verin siz bize!

Irak’ta ölen Amerikan askerlerinin tabut fotoğraflarını basına sızdıran iki kişi işinden olmuş.

Bizde abad olurlardı.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI