Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Liderlik yapamıyorsun

    Hürriyet Haber
    24 Şubat 2000 - 00:00Son Güncelleme : 24 Şubat 2000 - 00:01

    Ecevit'ten Yılmaz'a çok ağır sözler

    Cumhurbaşkanı seçimi konusu, bugüne kadar örnek bir uyum gösteren koalisyonu sarsıyor. MHP Lideri Bahçeli'nin ardından, dün de koalisyonun diğer ortağı DSP Lideri Başbakan Ecevit, ANAP Lideri Mesut Yılmaz'ı grubuna hakim olamamakla suçladı. Ecevit, ‘‘Eğer bir genel başkan, bu kadar yaşamsal bir konuda, kendi partisi içinde uyum sağlayamazsa, liderliğin gereğini yerine getiremiyor demektir’’ dedi.

    BAŞBAKAN Bülent Ecevit, partisinin Meclis Grubu'nda ANAP Genel Başkanı ve koalisyon ortağı Mesut Yılmaz'ı uyarırken, alışılmışın dışında son derece sert bir üslup kullandı. Ecevit'in bu eleştirilerine milletvekilleri, yoğun alkışlarıyla destek oldular. Ecevit, önemli konularda yaptığı gibi dünkü konuşmasını da yazılı olarak basına dağıttı. Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin süreç hakkında kısa bir bilgi sunan Ecevit, daha sonra şu mesajları verdi:

    TAHAMMÜLÜMÜZ YOK

    Uzun yıllardır ülkemizde, hem siyasal anlamda, hem ekonomik anlamda istikrarsızlık hüküm sürüyordu. 57. Hükümet ile o dönemi aşabilme umudu belirdi. Buna Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in de önemli katkısı oldu. Ancak bu umut, duyarlı dengelere dayanıyor. Dengelerin bozulmaması, sarsılmaması gerekiyor. Cumhurbaşkanlığı seçimleri hep sorunlu olmuştur veya sorunlara neden olmuştur. Oysa şu sırada Türkiye'nin gerilim yaratıcı, istikrarı sarsıcı yeni sorunlara tahammülü yok.

    PARTİLİ CUMHURBAŞKANI

    Kuşkusuz Cumhurbaşkanlığına layık değerli devlet adamalarımız vardır. Ama Demirel'in deneyimi ve partilerüstü konumu da çok önemlidir. Demirel olmazsa, büyük olasılıkla cumhurbaşkanlığına bir partili gelecektir. Demirel ise deneyimli bir politikacıdır, ama herhangi bir partiyle bağı yoktur. Şu aşamada başka herhangi bir seçeneğin ister istemez partilerarası ilişkilerde sarsıntılara, gerilimlere yol açabileceği kaygısını duyuyorum.

    BAŞBAKAN OLARAK GÖREVİM

    Demirel'in Cumhurbaşkanlığı süresinin uzatılmasını içine sindiremeyenler olabilir. Fakat bu aşamada Demirel'in süresi uzatılmazsa ne gibi durumlara veya sorunlarla karşılaşılabileceğini de düşünmek gerekir. En azından ben, Başbakan olarak, bunu düşünmeyi görev sayıyorum. Son günlerde, Anayasa değişikliği veya Demirel'in, Cumhurbaşkanlığı için yeterli oy sağlanamayacağı kuşkusunu yaygınlaştırma eğilimi belirdi. Ben bu tür kuşkuları, Meclis'teki partilerin liderlerine haksızlık sayıyorum. Çünkü liderlerin hepsi, Demirel'in süresini uzatmayı uygun bulduklarını açıklamışlardır.

    LİDERLİĞİN GEREĞİ

    Anayasamıza göre, Anayasa değişiklikleri de Cumhurbaşkanlığı seçimi de gizli oyla yapılır. Bu konularda bağlayıcı parti kararları alınamaz. Eğer bir genel başkan, Cumhurbaşkanlığı gibi devletin bütünlüğünü, ulusun birliğini, rejimin esenliğini ilgilendiren yaşamsal bir konu sözkonusu olduğu zaman, kendi partisinde uyum sağlayamazsa, liderliğinin gereğini yerine getiremiyor demektir. Oysa ben Meclis'teki bütün genel başkanların, genel başkanlık ötesinde, liderlik konumlarının da bulunduğuna inanıyorum. O nedenledir ki ben, Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda, oylama gizli de olsa, grup kararına bağlanamasa da liderler tarafından belirtilen tercihin, partilerince de destekleneceğini düşünüyorum. Bunda yanılmadığımı umarım.

    32 yıl önce de Demirel'e aynı sözlerle sert çıkmıştı

    ECEVİT, dünkü çıkışının aynısını, 32 yıl önce dönemin AP lideri Süleyman Demirel'e yaptı. Faruk Bildirici, iki hafta önce piyasaya çıkan ‘Kuzum Bülent, Ecevit’e aileden mektuplar' kitabının 98'inci sayfasında, Ecevit'in 32 yıl önce de aynı görüşleri taşıdığı bütün detayıyla anlatılıyor. Ecevit, o dönemde Demirel'e karşı yaptığı ‘liderlikle’ ilgili eleştirisi, bugün Yılmaz'a söylediğiyle neredeyse tıpa tıp benzerlik göstermesi açısından da dikkat çekici. Ecevit, 1968 yılında bütçe görüşmeleri sırasında Demirel'e eleştirisini şu sözlerle dile getiriyor: ‘‘... Gerçek lider, hiç değilse kendi partisindeki davranışların, kendi maksat ve niyetlerini aşmasını önleyebilen liderdir. Önde gitmedikten, hele zararlı kişilerin ve niyetlerin ardında sürüklendikten sonra, önderlik nerede kalır?’’

    ‘İş rayından çıkacağı için böyle konuştum’

    DÜN Ankara kulislerinin en çok konuşulan konusu şuydu:

    ‘‘Ecevit neden böyle sert bir çıkış yaptı?’’

    Çok yakınındaki bir kişi, Ecevit'in kendisine şunu söylediğini aktarıyor:

    ''Çünkü işin rayından çıkma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu düşünüyordu. Onun için bu çıkışı yaptı.''

    Bu sözlerin anlamı açık. Aktaran kişi de, çok yakından, dolayısıyla ‘‘Güvenilecek’’ bir kaynak.

    Bu yüzden soruya başka cevap aramak gerekmiyor.

    Ancak cevabı merak edilen bir başka soru daha vardı.

    Ecevit, bu gibi konularda çok dikkatlidir. Dolayısıyla böyle bir çıkış yerine, Öcalan olayında olduğu gibi bir liderler zirvesi toplayabilirdi.

    Bunun yerine neden kamuoyuna açık bir çıkış yapmayı tercih etti?

    Hürriyet'e konuşan yakın kişi, bunun cevabını da veriyor:

    ‘‘Sayın Genel Başkanımız açık gizli gerekli uyarıları yapmıştır. Ancak sayın Yılmaz buna rağmen mesajı alamadıysa, bu üslup zorunlu olmuştur. Zaten üslup yumuşak, içerik çok sert.’’

    Bunun dışında Ecevit'in şu mesajları vermek istemiş olabileceği de konuşulyor:

    Bana güvenerek Cumhurbaşkanı olacağını düşünme.

    Eğer düşünürsen bu bir hükümet krizine neden olur.

    Hükümet krizi doğarsa, DYP ile yeni hükümet kurulur.

    Sadece seninle değil, Bahçeli ile de çok iyi anlaştığımız ortaya çıktı.

    Aday olsan, ben desteklesem bile sen seçilemezsin.

    Bu nedenlerle istikrarı bozmadan Demirel'in süresini uzatalım.

    ANAP CEPHESİ

    ANAP'lılar ise Ecevit'in vermek istediği mesajın, doğrudan Ecevit'e ait olmadığını, Ecevit'in aracılık ettiğini de belirterek şu olasılıklar üzerinde durdular:

    Hükümet kurulurken de Devlet Bahçeli üzerinde bu tür sert usluplarla etkili oldular. Aynı şeyi Yılmaz'ın üzerinde deniyorlar.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı