Spor Haberleri

« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Liderliği kolay kolay bırakmayız

Kayserispor Onursal Başkanı ve Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki, sarı kırmızılı takımın liderliği kolay kolay bırakmayacağını iddia etti

Oktay ENSARİ - DHA
SON GÜNCELLEME
Özhaseki, "Kayserispor'un bugün geldiği nokta, tesadüfi değil. Kayserispor, bir anda parlayarak, bir yere gelip, sonra sönecek bir takım da değil. Yılların getirdiği bir çaba var. Kayserispor, geldiği şu anki noktaya federasyon, hakem, torpille veya siyasiler tarafından, Başbakan, Cumhurbaşkanı tarafından getirildi diye asla denilemez. Cumhurbaşkanının takımı diye buraya gelmedik" dedi.

Kayserispor Onursal Başkanı Mehmet Özhaseki, Kayserispor'un liderliğinden, "Cumhurbaşkanının takımı" nitelendirilmesinden, Futbol Federasyonu'na ve hakemlerin tutumuna kadar birçok konuda görüşlerini DHA'ya açıkladı. Tolunay Kafkas'ın gençlere yönelik tutumunu alkışladığını ve sarı kırmızılı ekibin genç teknik direktör ile sırtının asla yere gelmeceğini ifade eden Mehmet Özhaseki, şöyle konuştu:

"TOLUNAY'LA KAYSERİSPOR'UN SIRTI YERE GELMEZ"

"Kayserispor'un geldiği yerde kalıcı olması lazım. Konuşmamız başında değindiğim iki etken var. Birincisi spor alt yapısıdır. İkincisi de Kayserispor'da süreklilik arzeden bir yönetim tarzı var. Ayrıca, orada genç Türk teknik direktörlerine ortam sağlanan bir yapı var. Ertuğrul ile başladı, Tolunay ile gidiyor. Devamlı surette genç, başarıya susamış çocuklarla bir kadro dizmeye çalışıyor. Bir başka açıdan takımın iskeleti bozulmuyor, her sene bir kaç takviye yapılıyor. Eksik yerlere sporcu alınıyor. Ben o zaman bu takımın sırtı yere gelmez diye düşünüyorum. Bu iki alt yapı sağlam olduğu müddetçe Kayserispor hep zirvede olacaktır, üst sıralarda olacaktır. Lider olamazsa bile ikinci ve üçüncü sıralarda olacaktır. Ama her zaman da korkulan ve izlendiğinde keyif alınan bir takım olacaktır."

"STADIN DA LİDERLİKTE ETKİSİ VAR"

Kadir Has Stadı'nın ambiyansının rakip takımları etkilediğini, stadın arena tarzında yapılması nedeniyle tezahüratın çok etkileyici olduğunu belirten Özhaseki, 33 bin 500 kişilik süper stadın etkilerinin Kayserispor'a yansıdığını belirterek, "Ben bu stadı doldurmak istiyordum. Kayserispor başarılı olsun istiyordum. Elbette böyle bir rüyamız vardı. Ancak bu kadar çabuk olacağını tahmin etmemiştim. Yani ligin ilk yarısında belki lider olarak tamamlayabileceğimiz bir yapıya gelebilecek duruma, bu kadar hızlı geleceğini tahmin etmemiştim. Ama işin alt yapı olduğunu biliyorum. Stadı görünce etkilenmemek mümkün değil. Bir şehre gittiğinizde orada stadyuma girerken dış görünüşü size etkilemez mi? Orada çok basit 8-10 metre yüksekliğinde taş duvarların olduğu, eski stil, 1950-1960'lı yıllarda yapılmış içine girdiğinizde hiçbir konforu olmayan bir stadyuma girdinizde o stat hakkında kanaatiniz oluşur. Bu tarafa gelin Kayseri'de yeni yaptırmış olduğumuz stadı onun dış görünüşünden başlayın, içinde kullanım alanlarına soyunma odaları dahil fiziki yerler, seyircinin oturacağı alanlar, oradaki ortam, ambiyans herkesi etkiler" diye konuştu.

"KABA ANLAMDA SEYİRCİYE RÜŞVET VERDİK"

Bursaspor maç biletlerinin 1-2 TL'ye çekilmesi, Kadir Has Stadı'nda belediye olarak sporseverlere tonlarca kuru pasta ve meşrubat ikramının bir espri ve Diyarbakırspor maçında olgunluk gösteren taraftara bir armağan olarak nitelendirilmesini söyleyen Kayserispor Onursal Başkanı Özhaseki, "Bu aslında seyirciye rüşvettir. İyi bir oyuncu alırsınız, bu seyirciye rüşvettir. Takımınızı güçlü kurarsınız, bu seyirciye rüşvettir. Belki bu işin kaba esprisi. Ancak oraya seyirciyi çekecek önlemlerin de alınması lazım. Biz bilet fiyatlarını 100-200 TL yapsaydık maça kaç kişi gelirdi? Bin kişi veya 2 bin kişi. Aile zaten hiç gelemezdi. Kayseri'de belki bir kaç bin TL verip girebilecek insan vardır. 300-500 kişi böyle çıkabilir. Ancak bunun dışında esnaf, memur, işçi bu maça gitmezdi. Bilet fiyatlarının 1 TL değil de, 3-4 veya en fazla 10 TL aralığında tutulup herkesin girebileceği bir ortam sağlanmalı. Bunu yönetici arkadaşlarla da görüşüp sağlamaya çalışacağız zaten. Benim iddiam şuydu: Yurt dışına gittiğimizde insanlar nasıl eşleriyle çocuklarıyla gelip keyif yapıyorlarsa Kayseri'de de insanlar aileleriyle gelip hafta sonu keyip yapsınlar. Burası Kayseri'nin hafta sonu etkinliği olur diye düşünüyordum. Yurt dışına gittiğimiz her seferinde imrenerek, bizde niye yok diye dizlerime vurarak dönüyordum. İşe başladığımda rüyalarımı süsleyen de buydu. Allah'a şükür bunu gerçekleştirdik. Bundan önce birkaç maçta da gerçekleştirmiştik. Ama bunun kalıcı hale gelmesi lazım. Kalıcı olması için de yolları var. İşte orada bunu denedik. İzzeti ikram, pastalar ikram ettik. Raylı sistem birkaç saatliğine bedava oldu. Bilet fiyatları ucuz oldu. Böyle olunca insanlar oraya akın etti. Futbolun herhalde güzelliği, ambiyansı, oradaki seyircisi, tezahüratı olsa gerek. Boş statlarda yapılan maçlardan keyif alıyor musunuz? Ben almıyorum. Onun için statları dolduracak önlemleri almamız gerekiyor diye düşünüyorum" şeklinde konuştu.

"CUMHURBAŞKANININ TAKIMI DİYE BURAYA GELMEDİK"

Mehmet Özhaseki, sarı kırmızılı takımın bu noktaya kendi ayakları üzerinde durarak geldiğini, bazılarının ve yorumcuların sarı kırmızılı takımı, "Cumhurbaşkanının takımı" diye nitelendirerek bir torpil varmış gibi nitelendirmede bulunmalarına da yanıt vererek, "Kayserispor, geldiği şu anki noktaya fedarasyon, hakem, torpille veya siyasiler tarafından Başbakan, Cumhurbaşkanı tarafından getirildi diye asla denilemez. Belki hoşluk yaratmak için böyle bir yorum yapılabilir. Belki Cumhurbaşkanının takımı vesaire denilebilir. Ama, bu insanlar Cumhurbaşkanını tanımıyor. Doğrusu Cumhurbaşkanı şehrini sever, bizi sever. Bizim bir muhabbetimiz var. Ancak asla bu konularda adaletsizlik yapmaz. Yüzde 100 yapmaz. Eğer bir şey yapılıyorsa kendi şehrine yapılması ister. Cumhurbaşkanımız asla, 'Bizim şehre olsun, diğerlerine olmasın' tavrı içinde olmaz" dedi.

Özhaseki, "Şunu açıkça söylemek lazım. Bizim eski yönetim zamanında şikayetlerimiz vardı. Şikayetlerimiz neydi; güçlü insanların, siyasilerin, şöhretli kulüp başkanlarının araya girip fedarasyonu etkilemesi, hakemler üzerinde oyun oynanması, onları ille de parasal yönden demeyelim ama hatırla etki altına alıp, tesir altına alıp adaletsiz karar vermelerine sağlayacak bir yapıydı. Biz bunlardan çok şikayet ettik. Namuslu dürüst insan olarak kimseye asla böyle bir şey yapmadım. Şikayet ettiğimiz şeyleri kendim yapmam. O zaman kendime olan inancımı yitiririm. Federasyonun yeni yönetimine bunları net olarak söyledik. Asla bizim lehimize karar verilsin diye bir düşüncemiz yok. Adaletli olsunlar istiyoruz" diye ilginç açıklamalarda bulundu.

"BU İŞ VATAN MİLLET SAKARYA İLE ÇÖZÜLMEZ"

Onursal Başkan Mehmet Özhaseki, havuz sisteminin oturduğunu, Futbol Federasyonu'nun adil ve tarafsız davrandığını o nedenle Anadolu takımlarının ayakta durduğunu belirterek, görüşlerini şöyle dile getirdi:

"Benim kaanatim havuz sisteminin Türkiye'de oturmuş olması, Anadolu takımlarının bu havuzdan ciddi pay almaları işin birinci noktası. Çünkü para olmadan bu iş olmuyor. Amatör bir ruh, amatör bir yapı gerekli. Diğer taraftan da bunu parayla desteklememiz lazım. Siz karşınızda 100 milyon Euro'luk bir bütçeyle yarışan ve her bir futbolcusuna 1-3-4 milyon Euro veren takım karşısında 'Vatan-millet-Sakarya' diyerek, çocukların ceplerine 50-100 TL harçlık koyarak, bu takımlarla mücadele edemezsiniz. Bu bir kez olur, diğer sefer olmaz. Bana göre havuz sistemi Anadolu'daki futbolun gelişmesi, ayağa kalkması, Süper Lig'de 3 büyüklere kafa tutacak takımların oluşması için en önemli adımdı" diye konuştu.

"HAKEMLER KONUSUNDA KİMSE KAFA BULANDIRMASIN"

Kayserispor Onursal Başkanı Özhaseki, Futbol Federasyonu'nun adetli davrandığını, kimsenin kafa bulandırmamasını isteyip, sözlerini şöyle tamamladı:

"Havuz sisteminin arkasından da adaletli davranmak geldi. Bana göre federasyon bunu sağlamıştır. Elbette hakem hataları yapılmıyor mu? Yapılıyor. Bizim maçımızda hakem hataları yok muydu? Vardı. Diğer takımların maçlarında yok muydu? Vardı. Bu yapılıyor. Ancak eskiden o kadar çok hakem muhabbeti dinlerdik ki... Ama şimdi dinlemiyoruz. Demek ki olmuyor. Bazı kulüp başkanlarının da hakemlere bazı şeyler söyleyerek, kendilerini kurtarmak isteyen tavırları da şahsen benim hoşuma gitmiyor. Kimsenin de hoşuna gittiğine inanmıyorum. Eğer hakikatten de bilenen bir şey varsa, hiç de böyle üstü kapalı konuşmadan, hakem camiasını federasyonu zan altında bırakmadan, şu hakem şunu yapmıştı, şurada, şununla konuşmuştu, burada onunla buluşmuştu veya şöyle bir ilişki var diye söylemek lazım. Yoksa kafa bulandırmak doğru değil"

Bunları da Beğenebilirsiniz