Dünya Haberleri

DÜNYA

    Libya'da isyan Trablus'a da sıçradı

    hurriyet.com.tr / DIŞ HABERLER
    21.02.2011 - 11:17 | Son Güncelleme:

    Libya'da günlerdir süren isyan hareketi başkent Trablus'a da sıçradı. Muammer Kaddafi'nin oğlu Seyfülislam'ın "Libya'yı İtalyanlara veya Türklere bırakmayacağız" açıklaması herkesi şaşırttı. Bu arada isyan hareketini başlatanlar arasında Türklerin de olduğu iddialarına Cumhurbaşkanı Gül yanıt verdi. Öte yandan El Cezire'ye konuşan kaynaklar askeri uçakların Trablus'ta göstericiler üzerine ateş açtığını öne sürdü.

     

     

    KARAKOLU BÖYLE ATEŞE VERDİLER / WEB TV

     

    LİBYA'DA İSYAN BÜYÜYOR / FOTO GALERİ

     

    LİBYA'DAN TAHLİYE EDİLEN TÜRKLER İSTANBUL'A GELDİ / WEB TV

    Libya'nın en büyük ikinci kenti Bingazi'de başlayan ve çevre şehirlerle devam eden isyan başkent Trablus'a da yayıldı. Şehirde bugün düzenlenen gösterilerde güvenlik güçleriyle protestocular arasında çıkan çatışmalarda toplam 160 kişinin öldüğü bildirildi.

     

    El Cezire'ye kaynaklar askeri uçakların Trablus'ta göstericiler üzerine ateş açtığını söyledi. Adel Muhammed Salih isimli Libyalı, "Bugün gördüğümüz şeyi insanın aklı almıyor. Savaş uçakları ve helikopterler her yere bombalar atıyor. Birçok ölü var" dedi. Bombardımanın sürdüğünü belirten Salih, "Hareket eden her şeyi vuruyorlar. Arabaların içinde bile olsanız vuruyorlar" dedi.

     

    Libya Hava Kuvvetleri'nin olaya müdahil olması üzerine İtalya'daki bütün askeri havaalanlarında da üst düzey güvenlik alarmının verildiği bildirildi. Malta askeri yetkilileri de iki Libyalı pilotun protestocular üzerine bomba atmalarının emredildiğini söyleyerek kendilerine sığındığını açıkladı.

     

    El Cezire'ye konuşan bir başka görgü tanığı ise olayı "etnik temizlik" olarak nitelendirdi. Görgü tanıkları elektriğin kesildiğini, Trablus'ta gıda ve tıbbi malzeme sıkıntısı yaşandığını aktardı. Kaddafi'nin göstericilere ateş açmayı reddeden askerlerin vurulmasını emrettiği iddia edildi. Bu arada El Cezire, Libya'daki yayınlarının istihbarat ajansları tarafından engellendiğini belirterek kuruma tepki gösterdi.

     

    BAKAN VE BÜYÜKELÇİLERDEN GÖSTERİCİLERE DESTEK İSTİFASI

    Libya Adalet Bakanı'nın ve Libya'nın Hindistan Büyükelçisi Ali El Esavi'nin aşırı güç kullanımını protesto etmek ve göstericilere destek olmak amacıyla görevlerinden istifa ettiği bildirildi.

    Canlı yayında istifasını açıklayan bir diğer Libyalı diplomat ise Trablus'un Avrupa Birliği ve Brüksel Başkatibi oldu.

    İngiliz Channel 4 televizyonu ise Londra'da bulunan Libya Büyükelçiliği'nin bayrağını indirdiğini, yerine protestocuların üç renkli bayrağının asıldığını duyurdu. Büyükelçilikte çalışan 9 kişinin de binanın dışındaki göstericilere katıldığı ifade edildi.

    LİBYA'NIN BM TEMSİLCİSİ: KADDAFİ İSTİFA ETSİN!

    Öte yandan CNN, Libya'nın BM Daimi Temsilci Yardımcısı İbrahim Debbaşi'nin "Kaddafi kendi halkına savaş açtı, bir soykırım uyguluyor" dediğini ve Kaddafi'nin istifasını istediğini aktardı.

    "Kaddafi iktidarı bırakmazsa, Libya halk ondan kurtulmayı bilir" diyen Debbaşi istifa etmeyeceğini söyledi.

    Libyalı diplomat uluslararası kamuoyundan Libya'nın hava sahasının uçuşa kapatılmasını böylece paralı askerlerin, silahların ve diğer kaynakların Kaddafi ve güvenlik güçlerinin eline ulaşmasına engel olunmasını istedi.

    Libya delegasyonu ayrıca Uluslararası Suç Mahkemesi'nden protestolar sırasında yaşanması muhtemel insanlık suçlarının soruşturulmasını istedi. Libya devlet televizyonu ise Kaddafi'nin oğlu Seyfülislam Kaddafi'nin olayların soruşturulması için bir komite oluşturduğunu duyurdu.

    BAN KI-MUN DEVREYE GİRDİ

    BBC Arapça kanalı da Birleşmiş Milletler'de bulunan Libya diplomatik delegasyonunun ülkede yaşanan olaylarla ilgili acil önlem alınması yönünde çağrı yaptığını bildirdi.

    Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-mun da Kaddafi'yle görüşerek artan şiddet olaylarından duyduğu kaygıyı dile getirdi. BM Sözcüsü'nün yaptığı açıklamaya göre Ban, Kaddafi'den göstericilere uygulanan şiddete bir son verilmesini istedi.

    Bu arada ABD acil görevleri olanlar dışında bütün diplomatik personelinin Libya'yı terk etmesi önerisinde bulundu.

    ABD Dışişleri Bakanlığı'nın yayımladığı seyahat uyarısında, "Bütün büyükelçilik çalışanlarının aileleri ve acil görevleri olanlar dışında bütün personelin Libya'yı terk etmesi emredilmiştir" denildi.

    Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ve Katar Dışişleri Bakanı da yaşanan şiddet olaylarını kınadı. Katar'dan yapılan açıklamada uluslararası kamuoyuna Libya'da dökülen kanla ilgili sessizliğini bozma çağrısı yapıldı.

    HÜKÜMET BİNALARI YAKILDI

     

    AFP haber ajansı, devlete ait El Cemehiriye televizyonuyla El Şababya radyosunu talan eden göstericilerin, bazı hükümet binalarını da yaktığını belirtti.

     

    Libya lideri Kaddafi'nin oğlu Seyfülislam Kaddafi tarafından 2008 yılında kurulan El Cemehiriye ve  El Şababya, yayın organlarının devlet tekeline alınmasının ardından kamulaştırılmıştı.

    Reuters, Libya gazetesi Kureyna'ya dayandırdığı haberinde olayların petrol rafinerilerinin bulunduğu Ras Lanuf bölgesine sıçradığını bildirirdi.

    DİNİ LİDERLERDEN İSYAN ÇAĞRISI

    Dini liderlerden oluşan bir grup, liderliğe karşı ayaklanmanın her Müslüman'ın ilahi görevi olduğunu belirterek, halkı isyana çağırdı.

    Libya'nın Özgür Ulema Ağı adlı grup, yayımladığı bildiride, "İnsanlığa  karşı kanlı suçlarını sürdürdüler ve hatta bunları şiddetlendirdiler. Dolayısıyla  Allah'ın ve onun sevgili peygamberinin yol göstericiliğine tamamen hıyanet ettiler" ifadesini kullandı.

    Reuters tarafından ele geçirilen bildiride grup, "Bu, onları her türlü  bağlılıktan yoksun kılar ve onlara karşı mümkün olan her yolla ayaklanmayı ilahi  görev yapar" değerlendirmesinde bulundu.

    El Manar televizyonu da üç üst düzey askeri yetkilinin protestoculara katıldığını duyurdu. Russia Today'in Arapça kanalı ise Kaddafi'nin şahsi korumasından sorumlu Muhammed el Migraif Tugayı'nın Trablus'taki protestoculara katıldığını ve Sirte kentinin tamamen göstericilerin kontrolüne geçtiğini bildirdi.

    'SON MERMİYE KADAR SAVAŞACAĞIZ'

    Seyfülislam Kaddafi dün gece devlet televizyonundan halka seslenerek, "Son mermiye kadar savaşacağız... Libya'yı İtalyanlara veya Türklere bırakmayacağız" ifadesini kullandı. 

    Oğul Kaddafi, "Libya, Mısır veya Tunus değil. Libya ordusu büyük rol oynayacak, Tunus veya Mısır ordusu  değil. Muammer Kaddafi, Zeynel Abidin Bin Ali değil, Mübarek değil. Libya'dan bir parmak yer vermeyiz. Libya'da yaşayacak, Libya'da öleceğiz" diye konuştu.

    Seyfülislam Kaddafi, babasının 41 yıllık iktidarına karşı yaşanan eşi benzeri görülmemiş ayaklanmayı "yabancı güçlerin planı" olarak tanımlayarak kınarken, protestoların bastırılmasında şiddet kullanılmasının hata olduğunu kabul etti.

    Seyfülislam konuşmasına şöyle devam etti: "“Bu, Libya’nın bütünlüğünü tehdit eden muhalif, bölücü bir harekettir… Silahlarımıza sarılacağız… Son mermiye kadar savaşacağız… Libya'yı İtalyanlara veya Türklere bırakmayacağız... Ayaklanmayı kışkırtan unsurları yok edeceğiz. Eğer herkes silahlanırsa, bu iç savaştır ve birbirimizi öldüreceğiz…”

    Yeni bir anayasa ve liberal kanunlar çıkarılacağı sözü veren Seyfülislam Kaddafi, halkın "yeni bir Libya" ile iç savaş arasında seçim yapması gerektiğini ifade etti.

    TÜRKLER MAHSUR

    Libya'da Kaddafi karşıtlarının başlattığı isyan büyürken, Ankara da bölgedeki Türklerin tahliyesi için çalışmalarını sürdürüyor.

    Libya'da meydana gelen olaylar nedeniyle bu ülkede mahsur kalan Türkler, İDO'ya ait bin 200 kişilik Osman Gazi ve Orhan Gazi feribotlarıyla yurda getirilecek. 

    Osman Gazi feribotu TSİ 16.30 sularında Yenikapı'dan hareket etti. Feribotlara, bir firkateyn yolculuk boyunca eşlik edecek.

    Anadolu Ajansı'nın haberine göre, Libya'daki olaylardan etkilenen 250 kadar Türk vatandaşı da Libya'nın Bingazi kentinden karayolu ile Mısır'ın İskenderiye şehrine getirilmek suretiyle tahliye edilecek.

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Hüseyin Çelik bu akşam Libya'dan Türkiye'ye bir uçağın daha ineceğini, böylece yurda getirilen Türk vatandaşlarının sayısının 800'ü bulacağını söyledi. Çelik, şu ana kadar 2 bin 850 Türk vatandaşının tahliye için talepte bulunduğunu sözlerine ekledi.

    LİBYA'YA GEREKİRSE İKİ GEMİ DAHA GÖNDERİLECEK

    Tunus'ta bulunan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da yaptığı açıklamada, Libya'ya gerekirse iki gemi daha gönderilebileceğini ifade etti.

    Davutoğlu, "Libya'daki vatandaşlarımızı tahliye için yola çıkan gemilerimiz Orhan Gazi ve Osman Gazi’nin yarın öğleden sonra Bingazi’ye ulaşması bekleniyor. Libya’daki bütün vatandaşlarımızın havayolu, karayolu ve denizyolu kullanarak tahliyelerini gerçekleştireceğiz. Aileleri müsterih olsun" dedi.

    THY UÇAĞI İNEMEDEN GERİ DÖNDÜ

    Öte yandan Bingazi’de bekleyen Türk vatandaşların tahliye edilmesi için bu sabah erken saatlerde Atatürk Havalimanı’ndan kalkış yapan bir THY uçağı, Libya'ya inmeden geri döndü. 337 Türk vatandaşını Türkiye’ye getirecek olan THY'nin TK-3996 sefer sayılı Boeing 777-300 tipi uçağına Libya Sivil Havacılık Kurumu tarafından iniş izni verilmediği bildirildi.

    Libya’nın Bingazi kentine dün sabah özel izinle giden bir THY uçağı, akşam saat 18.00’de 7’si bebek 288 yolcusuyla Türkiye'ye dönmüştü. Böylece Libya’dan tahliye edilen Türklerin sayısı 581’e ulaşmıştı.

    DIŞİŞLERİ'NDEN KRİZ MERKEZİ

    Türk Dışişleri Bakanlığı da, Ortadoğu bölgesindeki Türk vatandaşlarını etkileme potansiyeli bulunabilecek gelişmeleri takip etmek ve vatandaşların durumlarıyla ilgilenmek amacıyla "Kriz Merkezi" oluşturdu.

    Kriz Merkezi'ne ulaşılabilecek telefon ve faks numaralarıyla e-posta adresi ise şöyle:

    Dışişleri Bakanlığı Kriz Merkezi
    Telefon: 0312-292 2600, 0312-292 2601, 0312-292 2602
    Faks: 0312-292 2754
    E-posta: kriz1@mfa.gov.tr, kriz2@mfa.gov.tr, kriz3@mfa.gov.tr

    Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, Türk vatandaşlarının talepleri doğrultusunda geçici olarak nakledilmeleri amacıyla ilave seferler yapacak uçakların beklemede olduğu kaydedildi.

    Açıklamada, Bingazi ve cevresinde faaliyet gösteren Türk şirketleri ve çalışanlarıyla ilgili olarak gelen taleplerin 24 saat mesai düzeninde çalışan Trablus Büyükelçiliği ve Bingazi Başkonsolosluğu ile paylaşıldığı, alınan bilgilerin müracaat sahiplerine ulaştırıldığı kaydedildi.

    GÜL'DEN LİBYA'YA YANIT

    Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Deniz Ticaret Odası Olağanüstü Meclis toplantısına katıldıktan sonra çıkışta basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

    Gül, Libya'daki olaylara bazı Türklerin karıştığı iddialarına ilişkin, “Herhangi bir Türk'ün başka bir ülkede, onların herhangi siyasi faaliyetine katılması söz konusu olmaz tabii ki. Hele hele Ortadoğu ülkelerinde buna Türkler çok daha dikkat ederler. Dolayısıyla doğru olmadığı kanaatindeyim” dedi.

    Bir gazetecinin, Tunus ve Mısır'ın ardından Libya'da halk ayaklanması  yaşandığına işaret ederek, “Libya'da çok fazla Türk vatandaşı var. Bu konuyla  ilgili genel değerlendirmenizi alabilir miyiz? Ayrıca bazı Türk vatandaşlarının ajanlık faaliyeti yürüttüğü konusunda iddiaları var. Kaddafi ile görüştünüz mü?” yönündeki soruları üzerine Gül, Libya lideri Kaddafi ile bir görüşmesinin olmadığını belirtti.

    Bu olayları bütün Ortadoğu'da başladığından beri bütün ülkelerin yakından  takip ettiğini dile getiren Gül, şunları söyledi:

    “Libya'da olanları da yakından, kaygıyla da takip ediyoruz. Çünkü can  kaybının olması gerçekten çok üzücü. O bakımdan herhangi bir kardeş kanı  dökülmeden bu meselelerin hallolması gerekir ve tabii ki bütün yöneticilerin de  halklarının arzularına, dileklerine kulak vermeleri gerekir. Bunu daha önce de  söyledim. Libya'da çok sayıda Türk var. Çünkü kardeş bir ülke, aynı zamanda büyük  ekonomik yatırımlar yapıyorlar. Türk firmaları da var. Hükümet her kademede,  ilgililer her kademede çok yakın takip içinde... olup bitenleri. Daha önceden de  bütün bölgedeki ülkeler takip ediliyor. Nerede ne olabilir, nasıl olabilir diye önceden bilgiler alınıyor, gerekli her türlü takip yapılıyor.

    Dolayısıyla oradaki vatandaşlarımızın en güvenli şekilde tahliyesi için  de bütün bakanlıklar, hükümet her türlü çalışmayı yapıyor. Bundan da  bilgilendiriyorlar. Ben de yakından takip ediyorum. Herhangi bir Türk'ün başka  bir ülkede, onların herhangi siyasi faaliyetine katılması söz konusu olmaz tabii  ki. Hele hele Ortadoğu ülkelerinde buna Türkler çok daha dikkat ederler. Dolayısıyla doğru olmadığı kanaatindeyim.”

         

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı