Gündem Haberleri

    Libya'da devrimci güçlerin lideri ilk kez konuştu

    Time
    28.02.2011 - 15:49 | Son Güncelleme:

    Libya'daki iktidara muhalif, devrimci güçlerin liderlerinden Albay Tarık Said Hüseyin, olayların başından bu yana ilk kez konuştu. Hüseyin, Trablus'a yürümek için hazır olduklarını söyledi.

    Dünya gündeminin nabzı Planet'te atıyor

     

     

    Bingazi’de, geçmişte Libya Hava Kuvvetleri’ne ait olan bir üste Albay Tarık Said Hüseyin, etrafına topladığı devrimci güçlerle son savaşa hazırlanıyor. Hem askerler hem de devrim aktivistleri Libya lideri Albay Muammer Kaddafi’nin başkent Trablus’u kaptırmamak için gücünün son damlasına kadar savaşacağını söylüyor. Ancak Bingazi Yüksek Mahkemesi önündeki pankartlarda, “Libya, tek vücut, Trablus, kalbimiz” yazıyor.

     

    Ülkenin doğusu bugün muhalefetin kontrolü altında ancak Libya’nın bölünmeyeceği söyleniyor: “Trablus düşmeden, diktatör devrilmeden devrim bitmez.”

     

    Libya’nın en büyük ikinci şehri Bingazi’deki savaşta Trablus’un özgürleştirilmesi çağrısı yapılıyor. Açık havada Cuma namazı kıldıran imam, “Trablus’u asla terk etmeyeceğiz” dedi. Karşılığında binlerce kişiden “Allahu ekber!” nidaları yükseldi.

     

    "BU BİR HALK DEVRİMİ"

    Uçaksavar silahlarıyla donatılmış karanlık üste bulunan bir ofiste oturan Albay Hüseyin için Libya devrimi tam anlamıyla bir halk devrimi. Ancak muhalefetin saflarına geçen askerler (Hüseyin’e göre Bingazi’den Mısır sınırına görevli 10 bin kişi) şimdi çok önemli bir görevle karşı karşıya. Hüseyin, “Bingazi’den ve diğer şehirlerden mümkün olduğunca çok insan toplayıp Trablus’un üzerine yürüyüşe çıkmaya hazırlanıyoruz” dedi.

     

    Hüseyin, bu planları yaparken diğer subaylarla, aşiret şeyhleriyle ve bölgenin genelinden gönüllülerle koordinasyon içinde. Hüseyin şimdiden 2 bin silahlı gönüllünün, askerin ve yedeğin küçük gruplar halinde başkente ulaştığını, son grubun da Cuma günü Trablus’a girdiğini ifade etti.

     

    Yakın zamanda şehirde daha fazla devrimci olacağını belirten Hüseyin, bunun bir askeri darbe olmadığına dikkat çekti. “Bu bir gençlik ayaklanması” diyen Albay kavganın gençlerle rejim arasında olduğunu söyledi.

     

    "ONLAR BAŞLATTI BİZ TAMAMLIYORUZ"

    Kaddafi’nin barışçıl gösterilere şiddetle anıt vermesiyle kendileri için de müdahale zamanının geldiğini belirten Hüseyin, “Devrimi onlar başlattı biz tamamlıyoruz” dedi.

     

    Görünen o ki Kaddafi’nin düşüşünün ardından ordu çok büyük bir rol oynayacak. Hüseyin hedeflerinin askeri bir devlet değil demokratik bir devlet olduğunun altını çizerek “Askeri devletten bıktık. Ordu sadece ulusu korumak içindir, yönetmek için değil” dedi. Ancak bu noktaya gelebilmek için devrim güçlerinin başkenti ele geçirmeleri, yani Kaddafi’nin Sirte’deki hakimiyetini ve Trablus’taki Kaddafi’ye sadık kuvvetlerden ve paralı askerlerden oluşan hattı geçmeleri gerekiyor.

     

    Son günlerde Hüseyin Bingazi ile Trablus arasında kalan Sirte’deki subayları ve yerel halkı arayarak görüşmeler yapıyordu. “Onlara daha önce gördükleri gibi bir muamele yapmak istemiyoruz. Katiller gibi davranmak istemiyoruz. Dolayısıyla Trablus’a geçişimize izin vermeleri için çağrı yaptık” dedi.

     

    KADDAFİ'Yİ CANLI YAKALAMAK İSTİYORLAR

    Geçtiğimiz hafta içinde, doğudaki devrimciler Kaddafi’nin ülkenin kontrolünü peyderpey kaybettiğini belirtti. Askerleri, diplomatları, bakanları ve bürokratları kendisini terk etti. Hüseyin isyancılar arasında birlik olduğuna ve oyunu bitirme konusunda bir kararlılık olduğuna dikkat çekti. Hüseyin, Kaddafi’nin Trablus’taki kalesine gönderme yaparak, “Hazırlanıyoruz ve Bab Bin Gashin’i bombardımana tutmak için ilerleyeceğiz” dedi.

     

    Peki planın sonunda Kaddafi’yi öldürmek mi var? Hüseyin, köşeli okuma gözlüklerinin üzerinden bakarak yaramaz bir gülümseyişle, “Umarım onu canlı yakalayabiliriz” dedi.

     

    Kimse Kaddafi’den sessiz sedasız gitmesini beklemiyor. Geride kalan kuvvetlerinin donanımı çok sağlam, oğlu Kamis’in kontrolünde 3 bin asker bulunuyor. Hüseyin bunların yarısının paralı askerler olduğunu söyledi. Libya’nın istifa eden Adalet Bakanı Mustafa Muhammed Abdül Celil, El Cezire’ye Kaddafi’nin elinde kimyasal ve nükleer silahlar olduğunu söyledi.

     

    Ama Hüseyin rahat, “Nükleer silah yok” dedi. Kimyasal silahlar? Hüseyin yanıt verdi: “Lockerbie anlaşması sırasında hepsi Batılı ülkelere teslim edildi. O zamanlar ABD’nin desteğini satın alınca sonsuza kadar iktidarda kalacağını sanıyordu.”

     

    Time dergisinin "Libya's War of the Colonels: Col. Gaddafi Meet Col. Hussein" başlıklı haberinden derlenmiştir.

    Planet'i Facebook'ta takip etmek için:
    http://www.facebook.com/#!/HurriyetPlanet

    Planet'i Twitter'da takip etmek için:  
    http://twitter.com/HurriyetPlanet
     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı