GeriSevin TURAN Güzel şeyler
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Güzel şeyler

Siz hiç dünyayı bir yusufçuğun gözünden görme ya da dev bir ağacın içine adım atma şansını elde ettiniz mi? Peki bir hobinizi 35 yaşından sonra bir mesleğe dönüştürmek için hiç harekete geçtiniz mi? Geçen hafta yaşadığım güzel şeyleri anlatayım mı size?

1- Odunpazarı Modern Müze, Ağaca Övgü, Bir Hayvanın Gözlerinden

Türkiye'nin en güzel, en yaşanası şehirlerinden biri Eskişehir'in benzersiz renklerine geçtiğimiz hafta sonu bir renk daha katıldı: Odunpazarı Modern Müze.

İş insanı ve koleksiyoner Erol Tabanca'nın girişimiyle ve Tabanca ailesinin memleketinde hayata geçirilen bu müze sadece Türkiye'de değil, dünyada en iyiler arasına girecek enfes bir iş.

Sadece bir müze olarak değil, bir mimari iş olarak da benzersiz. Japon mimarlar Kengo Kuma ve Yuki İkeguçi'nin tasarladığı OMM binası, ahşap ağırlıklı malzemesi ve katman katman tasarımıyla geleneksel Japon mimarisini Odunpazarı evlerinin içine tertemiz bir biçimde yerleştirip kaynaştırıyor.

Müzede Tabanca'nın uzun yıllar boyunca bir araya getirdiği 1150 parçalık koleksiyonunun, küratör Haldun Dostoğlu tarafından seçilmiş 90 parçasının yanı sıra Japon sanatçı Tanabe Çikuunsai IV'ün buraya özel olarak hazırladığı dev bir bambu enstalasyon bulunuyor.

Ayrıca bir de Marshmallow Laser Feast kolektifinin imzasını taşıyan ve Vodafone Red'in sponsorluğuyla Türkiye'ye getirilmiş iki dijital iş var: Ağaca Övgü ve Bir Hayvanın Gözlerinden.

Bu işlerin ikisi de birbirinden çarpıcı. Kafanıza VR gözlüğünü kulağınıza kulaklıkları takıp işlerin parçası oluyorsunuz. İlkinde Kaliforniya'da yaşayan 3500 yaşında 120 metre yüksekliğinde bir sekoya ağacının içine giriyorsunuz. İkincisinde ise sinek, yusufçuk, kurbağa ve baykuşun gözünden dünyayı görüyorsunuz.

Kolektifin Türk direktörü Ersin Han Ersin de işini deneyimlediğimiz sırada bizimleydi. Kısaca sohbet etme şansı bulduk. Ersin ve ekibi teknolojinin insanı doğadan ve toplumdan kopardığı fikrine karşı çıkmak için hazırladıkları bu enstalasyonların doğanın ritmini yeniden yakalamamıza yardımcı olacağına inanıyor.

Çok fazla ayrıntı verip keyif kaçıracak değilim. Ama ikisini de tecrübe etmiş bir insan olarak, özellikle Ağaca Övgü hiç bitmesin istedim. Gerçekten inanılmaz bir his, yaşamayana anlatmak mümkün değil. O nedenle hem OMM'u ve içindeki Vuslat koleksiyonunu hem de 8 Aralık'a kadar açık olan Marshmallow Laser Feast işlerini mutlaka deneyimlemelisiniz.

Güzel şeyler
Fotoğraf: Vodafone Red

2- Contemporary İstanbul, Derin Şehir

Yıllardır eylül ayında İstanbul'u dünyanın sanat merkezlerinden biri haline getiren Contemporary İstanbul bugün açıldı. 15 Eylül'e kadar da devam edecek.

Biz şanslı bir azınlık olarak, açılış öncesinde bu seneki koleksiyonun en nadide işlerinden biri olan Derin Şehir'i deneyimleme ve sanatçısı Güvenç Özel'le tanışıp sohbet etme şansı bulduk.

Farkındaysanız ikidir deneyimleme diyorum çünkü görmek, izlemek gibi fiiller hem Derin Şehir için hem de yukarıda bahsettiğim işler için yetersiz kalıyor.

Derin Şehir dört duvar arasına yerleştirilmiş 2x2 metre büyüklüğünde amorf bir robottan ve duvarlara yansıtılan Roma, İstanbul, New York ve Hong Kong görüntülerinden oluşuyor.

Hem felsefe hem de mimari eğitimi almış olan Özel, işini deneyimleyenleri hem dünyanın dört metropolüne hem de kişinin kendisine ve egosuna dair  "derin" bir sorgulamaya itiyor.

Derin Şehir de Contemporary İstanbul'a Vodefone Red sponsorluğunda getirilmiş. İki gün arayla iki büyük sanat olayına ciddi destekler veren Vodafone Türkiye'nin İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Engin Aksoy hayatın her alanında teknolojiye yer olduğunu vurgulamayı amaçladıklarını ve özellikle sanat ve spor alanındaki destek faaliyetlerinin devam edeceğini söyledi.

Güzel şeyler

Fotoğraf: Sevin Turan

3- İkinci Üniversite, Aşçılık

Eskişehir demişken, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi'nin İkinci Üniversite programını duymuşsunuzdur.

Açık söylemek gerekirse ben duymuş fakat pek ilgilenmemiştim. OMM açılışı için Eskişehir'e birlikte gittiğimiz gruptan meslektaşlarla enfes çibörekler eşliğinde sohbet ederken konu alternatif hayat planlarımıza geldi. Ben tarım yapma hayallerimi anlatırken ekipten biri "E biz İkinci Üniversite'de Tarım okuyacağız, gelsene sen de" deyip aklımı çeldi.

Tarıma kayıt olmak için siteyi açtığımda bir de baktım ki Aşçılık bölümü de var. Büyük bir hevesle kayıt oluverdim. Birkaç arkadaşımı da heyecanlandırdım, 35 yaşından sonra Aşçılık öğrencisi olduk hep birlikte. Dersler hele bir başlasın, izlenimlerimi de yazacağım. Sonra da belki Gastronomi'ye dikey geçiş yaparım, belli mi olur?

Velhasıl ilginç bir hafta oldu; çok sanatlı çok eğitimli... Zaten canım astroloğumuz Astromatik Aygül Aydın da Mahmure için yazdığı eylül ayı burç yorumlarında böyle bir şeyin ihtimalinin altını çizmişti.

Bu arada Mahmure demişken, bir güzel şey daha oldu: Lezizz'in kız kardeşi Mahmure bugün yeni yeni yüzüyle okuyucularının huzurlarına çıktı. Ben çok beğendim, sizin de beğeneceğinize eminim. Bilmeyenler için adresi: http://www.hurriyet.com.tr/mahmure/

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle