GeriYemek Kültürü Gaziantep'in lezzetlerine şiirli destek
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Gaziantep'in lezzetlerine şiirli destek

Gaziantep'in lezzetlerine şiirli destek

UNESCO'nun gastronomi ve kültürel değerlerini tescillediği şehirlerden Gaziantep'te 40 yıldır aşçılık yapan Mehmet Ali Durak, kente özgü lezzetleri hem pişiriyor hem de onlarla ilgili şiirler yazıyor. Durak, yetkililerden alacağı destekle yemeklerin hikayelerini şiirlerle birleştirdiği kitap hazırlamak istiyor.

Gastronomi dalında UNESCO'nun Yaratıcı Şehirler Ağı'nda yer alan Gaziantep'te 40 yıldır aşçılık yapan Mehmet Ali Durak, kente özgü yemekleri pişirmenin yanı sıra yazdığı şiirlerle de tanıtıyor.

Babasının yanında 40 yıl önce aşçılığa başlayan 53 yaşındaki Durak, mesleğinde kendisini geliştirebilmek için yurdun dört bir yanına giderek yöresel lezzetlerin püf noktalarını yerinde öğrendi. 

Daha sonra memleketine dönen ve halen Pancarlı Mahallesi'ndeki bir restoranda mesleğini sürdüren Durak, yaklaşık 5 yıl önce Gaziantep'in gastronomide dünyaya yayılan ününe katkıda bulunmak üzere kente özgü lezzetler için şiir de yazmaya başladı. Şiveydiz, beyran, yuvalama, patlıcan ve soğan kebabı gibi çeşitli yemekler için yaklaşık 100'e yakın şiir yazan Durak, şiirlerini kendi internet sitesinde yayımlıyor, bazılarını da defterinde saklıyor. 

Tecrübeli aşçı, yetkililerden alacağı destekle şiirlerini, yemeklerin hikayeleriyle birleştirdiği bir kitap yayımlamak istiyor. 

Mehmet Ali Durak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, herkesin bir sevdası olduğunu, kendisinin sevdasının ise yemekler olduğunu söyledi. 

Gaziantepin lezzetlerine şiirli destek

Durak, şöyle konuştu: 

"Yabancı mutfakların Türkiye'de yaygınlaşması benim ağrıma gitti. İtalyan lokantaları, fast food ürünleri yapan yerlerin türemesi benim gücüme gitti. Oysa bizim Türk mutfağı hakikaten iyi bir şekilde sunulabilse dünyada bir numara olabilecektir. Gaziantep'te İpek Yolu'nun da vermiş olduğu bir avantajla Türk, Kürt, Arap, İbrani, Ermeni kültürleri bir mutfak sentezi oluşturmuş. Bu zenginliğe duyarsız kalmamak lazım. Bunların içine girdiğinde sevgin daha da artıyor. Dolayısıyla yemekler insanın çiçeği, sevgilisi ve aşkıymış gibi gelmeye başlıyor. Ondan sonra da güzel kelimeler çıkmaya başlıyor." 

"LEZZETLERİ EDEBİ BİR GÜZELLİKLE ANLATABİLMEK LAZIM"

Sevgiyle yaklaştıkça yapılan yemeklerin lezzetinin arttığını vurgulayan Durak, yaklaşık 5 yıl önce yaptığı yemekler için şiir yazmaya başladığını dile getirdi. Durak, "Gaziantep gastronomi şehri olunca bize de daha da bir şevk geldi. Madem böyle güzide yemeklerimiz var ve dünya mutfağı olabilme yolundayız, bu lezzetleri edebi bir güzellikle anlatabilmek lazım" ifadelerini kullandı. 

Yemeklere şiirler yazdığını duyanların şaşırdıklarını anlatan Durak, "'Yemeğe şiir mi yazılır?' diyorlar. İnsanın sevgilisi yemek olunca yazılıyor demek ki." dedi. 

Durak, Gaziantep'in önemli lezzetlerinden yuvalama için yazdığı şiir şöyle: 

"Bu yemeğin ünü dünyaları aştı.
Bilmeyenler tadını çorba dedi şaştı.
Eziyetini çekenlerin sabırları taştı.
Çünkü o, pek zahmetli ve masraflı bir aştı.
Yuvalama dediğin Gazianteplilerin bayram aşkı."

Yorumları Göster
Yorumları Gizle