Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Leylak kokulu eski aşklar

    Hürriyet Haber
    17.12.2001 - 00:00 | Son Güncelleme:

    "Nalan gözlerini yumdu. Başını yukarı kaldırarak hareketsiz kaldı. Nalan'ı o anda sevdamın en yüksek nöbetleri, sıtmaları içinde seviyordum. Ve düşünüyordum ki ondan yarın ayrılacağım. Bu ayrılık belki de ebedi olacak... Kimbilir kaç nesil bu 'naif' aşk romanlarını okuyup, gizli gizli gözyaşı döktü. Tıpkı bu romanlarda anlatılanlar gibi saf ve ebedi aşkların kahramanı olarak hayal etti kendini. Birbirine hiç dokunmadığı halde yaşamının sonuna kadar aşk ateşiyle yanan, sevdiğine o öldükten sora bile sadık kalabilen vefalı aşıklar belki de sadece bu romanlarda varoldu.  Günümüzün değerlerine göre 'gerçek ötesi' olan bu aşklar yıllar yılı Yeşilçam'a da yön verdi. Doğan Kitapçılık  aşk romanlarının iki unutulmaz yazarını, Kerime Nadir ile Muazzez Tahsin Berkand'ı yeniden okuruyla buluşturuyor. Selim İleri'nin editörlüğünde hazırlanan ve toplam 8 kitap olması planlanan dizinin ilk iki kitabı yayınlandı. Kerime Nadir'den Hıçkırık ve Muazzez Tahsin Berkand'dan Küçük Hanımefendi. Bu ikisinin ardından Gelinlik Kız, Bülbül Yuvası, Mağrur Kadın, Sonsuz Gece, Funda, Ruh Gurbetinde, Mualla, Samayolu ve diğerleri okurlarla buluşacak. "NALAN'IN AĞLATTIĞINI HANDAN GÜLDÜRECEK "İlk kez 1937 yılında Tan Gazetesi'nde tefrika edilmeye başlanan Hıçkırık, döneminin en çok okunan kitaplarından biri.1917 doğumlu Kerime Nadir, bu ilk kitabını henüz 19 yaşındayken kaleme aldı. Ailesi onun yazar olmasına da fazla sıcak bakmadı önceleri. Buna rağmen aile kızlarının kitabını yayınlatmak için giriştiği çabayı da destekledi. Gencecik Kerime Nadir ilk kitabı Hıçkırık'ı yayınlatmak için Tan Gazetesi'ne gittiğinde Zekeriya Sertel, Ahmet Emin Yalman ve Nazım Hikmet'le tanışır. Bu üçlü romanı beğenir. Ancak bazı yerlerinin çok uzun olduğu ve kısaltılması gerektiğini söylerler genç yazara. Kerime Nadir'in "gaddarlık" dediği bu kısaltma işlemini Nazım Hikmet yapar. Hıçkırık Tan gazetesinde tefrika edilmeye başlandığı zaman deyim yerindeyse yer yerinden oynar. Herkes gazetenin bir sonraki nüshasını, yani bu acıklı hikayenin devamını merakla beklemektedir artık. Bir yıl sonra Kerime Nadir, bir askerden aldığı mektupta şu satırları okur: " Bu Hıçkırık hepimizin hıçkırığıdır. Anadolu'nun kara renkli köşelerinde vatan için kendini feda eden askerlerin heyecandan titreyen yüreklerine bir su gibi akan Hıçkırık'ınız'dır." Eser öylesine benisenir ki o yıllarda, doğan kız çocuklarına kitabın kahramanlarının adı verilir. Kızlara Nalan, erkeklere Kenan. Bu acıklı aşk öküsünün ve daha nicelerini yaratıcısı 1917 doğumlu  Kerime Nadir 1984'te İstanbul'da yaşama veda etti. VE KÜÇÜK HANIMEFENDİ...Küçük Hanımefendi denilince akla ilk gelen isim hiç kuşkusuz Belgin Doruk ve tabi hemen arkasında Ayhan Işık. Sinemaya bunca esin kaynağı olmuş, Belgin Doruk'la bu kadar özdeşleşmiş bu kahramanın yaratıcısı ise Muazzez Tahsin Berkand. Berkand'ın doğum yeri Selanik. Doğum tarihi, kaynaklara göre değişiklik gösteriyor. Murat Uraz'a göre 1894, Behçet Necatigil'e göre 1900. Yazarın babası avukat Tahsin Bey. Aile Balkan Savaşı sırasında İstanbul'a göç etti.Darülmuallimat'ta açılan sınavı kazanıp öğretmen olan Muazzez Tahsin, Halide Edip'in daveti üzerine Suriye'ye gidip Beyrut Kız Sultarisi'nde öğretmenlik görevini sürdürür. Türkiye'ye döndükten sonra da Şişli Teraki Lisesi'nde Türkçe ve Fransızsca öğretmenliği yapar. Daha sonra da tam 25 yıl boyuca bir bankada çevirmen olarak çalışır Aşta Davet serisinin editörlüğünü üstlenen Selim İleri, Muazzez Tahsin'le olan tanışmasını şöyle anlatır: "O sıralar Hürriyet Gazetesi'nde Muazzez Tahsin'in bir romanı tefrika ediliyordu. Gizlice ve büyük bir heyecanla okumuştum (...) Küçük Hanımefendi'ye gelince 1945'te yayınlanmış. Ben 1960'lara kadar varlığından habersizdim. 1960'larda Küçük Hanımefendi'nin sinamaya uyarlanacağı haberi gazetelerde, dergilerde boygösterdi. O zamanlar sinema, hele Türk sineması benim için gözkamaştırıcı bir rüya ülkesiydi. Harçlığımı mı biriktirdim, teyzemin eczanesindeki kasadan mı aşırdım bilmiyorum, hemen ver elini Cağaloğlu. Doğru İnkılap ve Aka Kitapevleri. Daha otobüste okumaya başladım Küçük Hanımefendi'yi. Neriman'ı hep Belgin Doruk gibi gözümün önüne getirebiliyordum. Artist'teki fotoğraflarıyla. Siyah vualetli şapka, siyah üstüne beyaz puantiyeli dopiyes. Öyle Ayhan Işık'la sırt sırta poz verip biz seyircilere daha şimdiden bir buçuk saatlik rüyayı söz veriyorlar. "Daha bir kaç hafta öncesine kadar tarihin tozlu raflarına kaldırılmış bu naif aşklar bu kez de okura bir rüya ülkesi vaad ediyor. Belki gerçek hayatta varolamayacak kırılganlık ve saflıkta aşkların yaşandığı , sevenlerin birbirleri için ölüm dahil her tür fedakarlığı göze aldığı ölümsüz aşkların büyülü dünyasını.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı