Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Leyla da Türkiye de kaybetti

    Zeynel LÜLE
    25 Eylül 2013 - 01:06Son Güncelleme : 25 Eylül 2013 - 10:14

    AB Adalet Divanı (ABAD), 1970 tarihli Türkiye-AB Ortaklık Anlaşması’nın Türklere Avrupa’ya vizesiz girme hakkı tanımadığına karar verdi. Karar, vizesiz AB müzakeresi yürüten Türkiye’nin elini zayıflattı.

    ABAD, Türkiye vatandaşları için AB ülkelerine 3 aya kadar vizesiz seyahat hakkı elde etme umudu yaratan Leyla Ecem Demirkan davasında nihai kararı verdi. Mahkeme, 1970’de imzalanan Türkiye-AB Ortaklık anlaşmalarının “hizmet alımı ve sunumu’ ile sınırlı olduğunu, turistik seyahatin bu alanda değerlendirilemeyeceğine hükmetti. AB mahkemesi, hizmet sunan Türk vatandaşlarına tanınan vize muafiyetinin turistler ve tedavi olmak isteyen hastalar gibi hizmet almak isteyenleri kapsamadığını kararlaştırdı. 2009’da ABAD tarafından kabul edilen ‘Soysal kararı’, hizmet sunma amacıyla Avrupa’ya
    seyahat eden TIR şoförleri için alınmış ve vize muafiyeti gerektiği belirtilmişti. ABAD’ın kararı Türkiye ile AB arasında yürütülmekte olan ‘vize müzakereleri’ni de olumsuz etkileyebilir. ABAD kararı sonrası, AB’nin bu süreci daha da sürüncemede bırakabileceği yorumları yapılıyor. AB Bakanı Egemen Bağış, Demirkan kararıyla ilgili olarak, “AB hukuku, önyargılara ve gündelik siyasi hesaplara kurban gitmiştir. Sınırların kalkması fikrine dayanan Avrupa Birliği’nin temel değerleriyle de bu karar çelişmiştir” açıklamasını yaptı.

    Türk kızına vize vermemişlerdi

    Leyla Ecem Demirkan (14), ağır hasta Alman üvey babası Jörg Huber’i ziyaret etmek istemiş, ancak Demirkan’ın 2007’de Ankara’daki Alman Başkonsolosluğu’na yaptığı vize başvurusu, Almanya’da kalacağı kuşkusuyla reddedilmişti.
    Demirkan bunun üzerine vize almadan Almanya´ya gitmek istedi. Ancak buna da izin verilmeyince Demirkan, avukat Prof. Rolf Gutmann aracılığıyla Berlin’de dava açtı. Berlin Brandenburg Yüksek İdari Mahkemesi, davayı AB Adalet Divanı’na havale etmişti.
    Nisan ayında Adalet Divanı Başsavcısı Pedro Cruz Villalon, “pasif hizmet alımının” vize muafiyeti için bir gerekçe olamayacağı yolunda görüş bildirmişti.

    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı