Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Lale Hanım’ın 17 Mart merakı

<B>BERLİN<br><br>ALMANYA </B>Federal Meclisi’nin Türk kökenli milletvekili Dr. Lale Akgün (SPD) heyecanla 17 Mart’ı bekliyor.

Çünkü Avrupa Birliği’nin, Hırvatistan hükümetine Bosna Savaşı suçlusu olarak aranan General Ante Gotovina’yı BM Mahkemesi’ne teslim etmesi için tanıdığı süre bu tarihte dolacak.

Hırvatlar, ülkede ulusal kahraman ilan edilen generali saklamaya devam ederlerse AB ile tam üyelik görüşmelerine başlamaları gecikecek.

Lale Akgün’ün kişisel tahmini, Hırvatların generali teslim etmeyeceği yönünde. Bundestag’ın Dış İlişkiler Komisyonu üyesi sıfatıyla son Zagrep ziyaretinde yaşadıklarını aktarıyor:

- Devlet Başkanı Stipe Mesiç’le görüşmemizde generalin durumu gündeme geldi. Mesiç hemen savunmaya çekildi. Ellerini iki yana açtı, ‘Nerede olduğunu bilmiyoruz ki teslim edelim’ dedi.

Buraya kadarı Hırvat ezberi. Ama Alman heyetini bekleyen asıl sürpriz, otele döndüklerinde gördükleri gazetenin manşeti.

Lale Akgün gülerek anlatıyor:

- Baktık ki manşete göre generalin eşi hamile. Ve haber sanki Hırvatlara yeni veliaht geliyor havasında verilmiş.

* * *

Siz bu satırları okurken bendeniz 15 günlük Almanya turunda bavul topluyor olacağım. Neler sığmadı ki bu iki haftaya...

Örneğin, Münih Belediye Başkanı’nın eşi ve Almanya’nın önde gelen fotoğraf sanatçılarından Edith von Welser’in Kapadokya fotoğraflarından oluşan sergisi. Türk-Alman Dostluk Federasyonu Başkanı Ali Kılıç’ın girişimiyle düzenlenen sergide rock konseri veren Alev. Babası Alman, annesi Türk sahne sanatçısı genç kızın İstanbul Türkçesi, aksansız Almanca ve İngilizcesiyle verdiği konseri tamamlarken tevazuyla gururu dengeleyen mesajı: ‘Yıllarca annemin elinden tutup geldiğim bu salonda kimi zaman bale, bazen konser izledim. Ama Nigel Kennedy ile aynı sahneye adım atabileceğimi, şarkılarımı söyleyebileceğimi hayal bile edemezdim.’

Alev hayata şanslı başlayıp talihini yeteneğiyle süsleyenlerden. Mannheim’da bir akşam yemeğinde buluştuğumuz Kadir Baklan, başarı hikáyesini gerçekten kan ve terle yazanlardan. İşe 20 yıl önce halde hamallıkla başlayan Baklan Ailesi bugün 1200 ayrı kalemde üretim ve dağıtım yapan Baktat şirketinin sahibi. Dört kardeşin yıllık cirosu 150-200 milyon Euro arasında değişiyor.

* * *

Almanya adına Hırvat savaş suçlusunu kovalayan Türk asıllı milletvekili. Münih’in en prestijli salonunda İngilizce rock konseri veren yarım kan Türk kızı Alev. Çankırı’dan hamallığa geldikleri Mannheim’da gıda imparatorluğu kuran Baklan Ailesi...

Sanki 20 yıl önceki korkularımın kanlı canlı tekzibi.

O tarihte gazetem adına Almanya muhabirliği yaparken gündemdeki tartışma, ‘Türklerin 100 yıl önce gelen Polonyalılar gibi asimile mi olacağı, yoksa toptan geri mi döneceği’ üzerineydi.

Bendeniz -tıpkı kendim gibi- döneceklerini, geri gönderileceklerini düşünürdüm. Yanıldım. Ama Türkleri Polonyalı sananlar da öyle...

Euro Türkler asimilasyonu aştı, entegrasyonun kapılarını zorluyor.

İlla teşbih gerekiyorsa, 1930’lu yılların ABD’sinde kabına sığamayan İtalyanlara benziyorlar.

Dediğim gibi yanıldım ve fakat fevkalade mutluyum.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI