‘Laiklik’ başlangıç kısmında yer almalı

PROF. Dr. İzzettin Doğan, Cem Vakfı, Alevi Vakıfları Federasyonu Onursal Başkanlığı ve Alevi İslam Din Hizmetleri Başkanlığı olarak, TBMM Başkanı Cemil Çiçek’e anayasaya ilişkin görüşlerini gönderdiklerini açıkladı.

Haberin Devamı

Prof. İzzettin Doğan'dan Cemil Çiçek'e anayasa mektubu:

Doğan hazırlanacak yeni anayasada tüm özgürlüklerin ‘ana’sı olarak kabul edilen “din ve vicdan özgürlüğü” yahut “inanç özgürlüğünün” ana çizgileriyle aşağıdaki şekilde ve içerikle düzenlenmesinin uygun olacağını belirtti ve bunları şöyle sıraladı:

1- Din ve vicdan özgürlüğü yeni anayasanın başlangıç kısmında yer almalı, devletin üzerine bina edildiği dört niteliğin Demokratik, Laik, Sosyal bir Hukuk Devleti olduğu vurgulanmalı ve “Laik” kelimesi hemen başlangıç kısmında açık ve berrak bir şekilde “Devletin tüm inançlar karşısında tarafsız davrandığı ve inançlar arasında ayrım yapmadan eşit hak ve borçlara sahip kılındıkları” ifade edilmelidir.

GÜNÜN TVİT’İ
MÜMTAZ’er Türköne’nin istifası hakkında yorum yapmaya gerek var mı? Atatürk demişti zaten, “Geldikleri gibi giderler” diye...



2- Din ve vicdan özgürlüğüne ayrıca bir madde tahsis edilerek devletin tüm kurumları ve organlarının başlangıçta tanımlanan “Laik”lik tanımına uygun olarak yeniden yapılanacakları belirtilmelidir.

3- Yeni yapılanmada din ve vicdan özgürlüğünün kişisel ve kamusal örgütlenmesi evrensel insan hakları özellikle Avrupa İnsan Hakları Temel Haklar ve Özgürlükler Antlaşması’nın hüküm ve içtihatlarının ruhuna uygun olarak düzenleneceği vurgusu yapılmalıdır.

4- Genel olarak tüm hak ve özgürlüklerin Avrupa İnsan Hakları Temel Özgürlükler Antlaşması’yla bağlantısı ve hukuk hiyerarşisi içindeki yeri açıkça belirtilmedir.

5- Mahkemelerce bu esaslara aykırı hiçbir yorumun yapılamayacağı açık bir hüküm olarak yer almalıdır.

Şu hususu çok önemli bir konu olarak dikkatlerinize sunmakta büyük yarar görüyoruz.

Özgürlüklerin ve temel hakların anayasada yer alması yetmiyor. Onların ihlali yahut gereğinin yapılmamasının ihmali mutlaka ihlal yahut ihmal eden kişi ya da kurumlar için esaslı bir müeyyideye bağlanmalıdır. Ve böyle bir düzenleme olmaksızın anayasanın bağlayıcılığı ve hukuk hiyerarşisinde yeri hiçbir zaman inandırıcı olmayacaktır.

Filarmoni sevgisi

‘VİYANA Filarmoni’yi hiç izlediniz mi?’ başlıklı eski Milletvekili Selçuk Maruflu’nun yazısı ilgi ile okundu. O kadar çok yazı geldi ki, biz de şaşırdık. İşte bunlardan bazıları:

‘VİYANA Filamoni’yi hiç izlediniz mi?’ yazınızı ve de İstanbul Senfoni ile ilgili yaptığınız bağlantıları ilgiyle okudum.

Siz Viyana’daki Musikverein Salonları’ndan bu konseri izlerken, biz de Wiener Konzerthaus’da yeni yıl konserindeydik. Bu konserin içeriği de polka ve valsler.
Gelen insanlar, İstanbul’da Atatürk Kültür Merkezi’nde eskiden 11.00 konserlerinde olduğu gibi, bu işin meraklısı, sevdalısı...

Bilet bulmak zor, fakat imkansız değil... Musikverein’da bence artık olanaksız oldu, biletler karaborsada, Uzakdoğu’dan gelen turistlere satılıyor. Bu şehirde, aynı anda, 2 tane hakikaten üst düzey konser yapılırken, İstanbul’da ne mi yapılıyor? Fazıl Say gibi bir dünya sanatçısı ile uğraşılıyor; İstanbullulara senelerdir AKM cezası çektiriliyor, bale ve klasik müzik neredeyse kendini, devlet ve kuruluşlarını ortadan kaldırmak suçlamasıyla Silivri’de bulacak. Geldiğimiz durum çok hüzünlüdür.
Murat ALTINYILDIZ
SIEMENS AG -Österreich

ARTIK LÜKS OLDU

VİYANA Filarmoni’nin konserini biz de ailecek 4 yıldır izliyoruz. Gerçekten çok keyifli bir müzikal ve görsel şölen... Aynı atmosferi, yönetenlerin padişah mantığına, yönetilenlerin de kul zihniyetine sahip olduğu canım ülkemizde; beklemek artık çok lüks olur. Bence sınırlı yerlerde içebildiğimiz bir kadeh içki keyfinin de elimizden alınacağı güne kadar mutlu olmaya baksak iyi olacak. Sonraaaa?...
Y.S.

10 BİN İZLEYİCİ

SAYIN Maruflu’nun yazısını okudum. Bizde de bu konserler oluyor. Ankara’da 29 Aralık akşamı 20.00’de Arena Kapalı Spor Salonu’nda Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, Devlet Opera ve Balesi ile Devlet Halk Dansları Topluluğu’nun hazırladıkları ve repertuarında Türk bestecilerinin eserlerinin de yer aldığı çok güzel bir yılbaşı konseri vardı. Arena salonu yaklaşık yanılmıyorsam 10.000 kişilik bir tesis... Orkestranın yerleştirildiği yerin arkasındaki çok küçük bir kısım hariç bütün salon doluydu desem belki inanamazsınız. İnanın bir an spor karşılaşmalarındaki gibi “Biz buradayız Sn. Bülent Arınç nerede?” diye tempo tutmak geldi içimizden. Bu güzelliği sizinle de paylaşmak istedim.
Reyhan I.

AĞLAYARAK OKUDUM

YAZIYI ağlayarak okudum. Ben evladı Türkiye yerine Almanya’da sanatını icra eden bir Türk kızının annesiyim. Kendisi Kassel Senfoni ve Operası’nda 2. keman 2. grup şefi... Kızımla gurur duyuyorum ama hasretlik yüzünden bunun keyfini çıkaramıyorum. Bütün dualarım bir gün onu ve onun gibileri kendi vatanlarında dinlemek. Ben 66 yaşındayım göremem ama bir gün inşallah dileğim olur.
Emine BARAN

CHP hareketleniyor

CHP’de kongre takvimi, bugün örgütten sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nihat Matkap tarafından açıklanacak. Örgütte bir hareketlenme başladı.
Delege seçimlerinin İstanbul’da 21 Ocak’ta başlaması bekleniyor. Daha sonra il ve ilçe kongreleri yapılacak; temmuz sonu veya ağustos başında tüzük kurultayı toplanacak... Kasım ayında da seçimli kurultayın toplanması bekleniyor.
Bu arada, il ve ilçe kongrelerinde, tüzük değişikliği ile ilgili görüş tespiti için gündem maddeleri de yer alacak. Bunlar daha sonra Genel Merkez’e gönderilecek, kasım kurultayı için...
Bu arada muhalefet gruplarında kulisler hareketleniyor.
‘Yeniden CHP Hareketi’nin, Olağanüstü Tüzük Kurultayı için taban hareketini başlatacağı açıklandı. Bugün Söğütözü Ramada Otel’de bir açıklama yapılacak. İl başkanlarının, kurultayın toplanması için 1300 delegeden beşte birinin toplanacağını ileri sürdükleri belirtiliyor.

Yazarın Tüm Yazıları