Laflar üst üste düşüyorsa düşsün dil sürçüyorsa sürçsün, çünkü hayat böyle

Mahir, Hüseyin, Ulaş, kurtulaşa kadar savaş. 70’li yılların en bilinen sol sloganlarından biri. Dönemin gençlik liderlerinden Mahir Çayan, Hüseyin İnan ve Ulaş Bardakçı’nın isimlerine gönderme yapıyor. Bir de diğer liderlerden Yusuf Aslan’ı ekleyin, Ulaş İnan Aslan İnaç (33)’ın ismi ortaya çıkıyor. İnaç’ın adını ilk duyduğumuzda Altın Portakal’da en iyi film ödülünü almak için sahneye çıkıyordu.

Ezgi Başaran
08.10.2005 - 20:38

Kimdir, filmi nasıldır bilinmeden ilk çektiği uzun metrajlı yapımla Türkiye’nin en önemli sinema ödülünü alıyordu. Son bir haftada jürinin değerlendirmesi çok tartışıldı. Çünkü Türev ne bildiğimiz Yeşilçam ne de gişe filmlerine benziyordu. Dijital el kamerasıyla çekilmiş, özel ışık ve ses efektleri kullanılmamıştı. Oyuncular genç, diyaloglar olabildiğince doğaldı. İnaç, ‘Bu bir sevgisizlik filmi’ diyor. Dört gencin aşk, seks, meslek, aile, dostluk, evlilik ve ahlak konularında kafalarından neler geçtiğini gösteriyor. Paris Devlet Operası’nda bas solist olarak çalışan, bir anda istifasını basıp Türkiye’ye gelen, film çeken, ödül alan İnaç’la konuştuk. Ödül tartışmalarından, ona bu uzun ismi veren ailesine kadar...

Türk sinemasının en büyük ödülünü aldınız ama kim olduğunuzu bilmiyoruz...

- O sorunun cevabını bilseydim bu filmi çeker miydim? (Gülüyor.) Kısaca şöyle anlatayım: St. Benoit Lisesi’nde okurken yarı zamanlı olarak konservatuarın keman bölümüne devam ediyordum. Ama şu anda bana Bach’tan bir şey çal deseniz, ikinci notaya geçemeyebilirim. Liseyi bitirip Paris’e fizik okumaya gittim. Kaydımı yaptırırken Poitier Konservatuarı’nın şan bölümüne de yazıldım. Üç sene fizik okuduktan sonra şan ağır bastı. Paris Konservatuarı’nda da üç sene şan okudum. Paris Devlet Operası’na bas solist olarak girdim. Peter Brooks’un tiyatro grubuyla uzun süre ülke ülke dolaştık, festivallere katıldık. Maaşlı bir operacıydım ama sürekli yazıyordum. Senaryolar birikti. İki sene önce vakti keraattir deyip istifa ettim, Türkiye’ye film çekmeye geldim.

Sinema dışında her şeyin eğitimini almışsınız...

- Yıllardır kendimi kalem adamı olarak addediyorum. Anlatıcıyım. Yurtdışında, opera rejisörlerinin yarısı sinema yönetmenidir. Yetenekli, akıllı, sinema ve tiyatro yönetmenleriyle çalıştım. Filmle ilgili birçok şey öğrendim. Özellikle Peter Brooks’dan, Japon yönetmen Yoshi Oida’dan. Bir zamanlar Kurasawa’nın asistanıymış. Operanın bütün şablon mizansenlerini değiştirmiş, bize provalardan önce enerjimizi düzenlememiz için egzersizler yaptırırdı. Ondan öğrendiğim teknikleri Türev’de kullandım. Oyuncularıma, oynuyormuş hissi yaratmamak için ellerinden geleni yapmaları gerektiğini anlattım. Laflar üst üste düşüyorsa düşsün, dil sürçüyorsa sürçsün. Çünkü hayat böyle.

KARAKTERLERE PSİKİYATRİST GİBİ YAKLAŞTIM

Türev nasıl bir film? Dogma akımının parçası mı?

- Dogma filmlerinin Danimarka’da belirlenen çok ciddi kuralları var. Öyle bir film çektiğini düşünüyorsan oradaki akademiye gönderiyorsun, kriterlere uyuyorsa bir numara veriyorlar. Mesela başlığında Dogma No:38 yazıyor. Filmim oyunda ve hikayede gerçekçilik kriterlerine uyuyor. Ama müzik, özel ışık ve efekt kullanılmaması gerekiyor. Ben müzik kullandım birkaç sahnede.

Türev çok gerçek bir film gibi. Karakterler, diyaloglar... En büyük özelliği bu diyebilir miyiz?

- Aynen öyle. Karakterleri oluştururken onları yargılamamaya, idealize etmemeye çalıştım. Bir psikiyatrist gibi yaklaştım. Karakterler ruhlarındaki bütün karmaşa ve farklı seslerle orada. 90’ların sonunda bir alışkanlık kazandım. Arkadaş sohbetleri, toplantılarda görüntü ya da ses kaydı yapıyordum. Amaç, doğal sohbetlerin kimyasını çözmek. O sırada ‘gerçeğe yakınsamak’ kavramını uydurmuştum. Gerçeğe en yakın olanı arıyordum. Filmde de onu yakalamaya çalıştım.

Nasıl çıktı Türev’in senaryosu?

- Don Kişot’taki 10 sayfalık ‘Münasebetsiz Meraklı’yı eksen aldım. Cervantes, Boccacio’nun bir hikayesinden esinlenerek yazmış. Floransa’da 13. yüzyılda geçiyor. Karısının sadakatini ölçmek isteyen bir asilzade, arkadaşından /images/100/0x0/55ea0c10f018fbb8f866fd89yardım istiyor. Aslında karısı çok faziletli bir kadın. Çapkının harekete geçmesiyle işler bozuluyor, arada yeni bir aşk doğuyor.

Filminizde karakterler yer değiştiriyor, yani iki kadın bir erkek oluyor...

- Evet. Türev’de sadakati sınanan kişi erkek. Ayrıca bugünkü tüketim histerisine değiniliyor. Bunu özellikle istedim çünkü aşağı yukarı son 20 seneden beri çok bariz şekilde madde bağımlısı olmuş durumdayız hepimiz. Düşünürler tüketim sözcüğünün olumsuzluğunu anlatmaya çalışıyor. Bana göre tüketimin en vahim olanı alışveriş merkezlerindeki değil, insan ruhundaki. Filmdeki karakterlerin en önemli özelliği hem kendilerini hem de sevdiklerini tüketmeleri.

20-30 yaş arası Türk gençliğiyle ilgili de bir şey söylüyor film...

- Aslında bir sevgisizlik filmi. Ne idealize ediyor ne de çözüm öneriyor. Sadece tespitte bulunuyor. Gençler ortak bir yalnızlık içinde. Değerler sistemimiz allak bullak, boşluktayız. Mesela filmde sevgilisinin sadakatini sınamak isteyen Süreyya, aile kurmak ve kariyer yapmak arasında kalmış. Mutluyum diyor ama suratında mutluluğa dair hiçbir işaret yok. Sevgilisi Nazım hep idealist bir yazar olmak isterken, reklamcı olmuş. Sürekli kendisiyle kavga ediyor, kafasında hep birkaç ses aynı anda konuşuyor. Onun arkadaşı Kerem kadınları çok iyi tanıdığı kanısında. Ama onları obje olarak görmekten öteye geçemiyor. Kadın ruhu hakkında hiç fikri yok. Hepsi bir tarafa savrulmuş, kendi ekseninde dönen gezegen gibiler. Nedeni, değerler sistemlerinin çökmüş olması.

APOLİTİK DEĞİLİM AMA KENDİME SİYASİ BİR ETİKET KOYAMIYORUM

Üç erkek kardeşimden biri lise öğrencisi. Ağabeyim cerrah, Ankara’da yaşıyor. Diğeri Boğaziçi felsefe mezunu, TV yönetmeni. Annem senarist. 80’li yıllardan bu yana Geçmiş Bahar Mimozaları gibi birçok dizi yazdı. Babam hukuk mezunu. Sonra TRT’de radyo programcılığı yapmış ama siyasi sebeplerden dolayı ayrılmış. Annem ve babam zaten 68 kuşağı. Annem kadın derneklerine üye olmuş, babam sendika avukatlığı yapmış. Siyasi anlamda bir fanatizmleri hiç olmadı ama belli bir duruşları ve idealistlikleri vardı. Bunu muhafaza ediyorlar. Apolitik bir genç değilim. Ama kendime bir siyasi etiket koyamıyorum.

Kazanma ihtimalini düşünmesem katılmazdım zaten

Altın Portakal gecesi en iyi film açıklanınca salonda garip bir sessizlik yaşanmış, herkes şoke mi oldu?

- Bilemiyorum. Herkes, böyle bir sonuç bekliyor muydunuz, diye soruyor. Çok çeşitli şeyleri riske atıp, işimi bırakıp Paris’ten Türkiye’ye film çekmek için geldim. Yani sinema benim için öylesine bir iş değil. Film yarışması, boks ya da futbol maçı değildir. Sonucu o kadar sürpriz olamaz. İçime sinmese, güvenmesem, kazanma ihtimalini düşünmesem katılmazdım zaten.

Filmin gösterimlerinden sonra ‘Türev alır, en iyi film’ gibi bir şey diyen oldu mu?

- Hayır duymadım. Ama dijital kamerayla çekilmesi konuşuluyordu. Ödül açıklanmadan, Kaliforniya’daki bir film festivalinin yönetmeninden davet aldık. Kamera kullanımını çok beğenmiş. Nürnberg Festivali’nden ve Berlin Festivali kapsamında yapılan başka bir festivalden daha teklif geldi.

Sizce, ödül almanıza herkes neden bu kadar şaşırdı?

- Bilinen anlamda bir Yeşilçam ya da gişe filmi olmadığı için herhalde. Yurtdışındaki festivallerden gelen film seçicilerle konuştuğumda şöyle dediler: Son 10 yıldır Türkiye’den film seçip götürmekte çok zorlanıyoruz. Gerçekten de uluslararası arenada bireysel başarılar var ama İran sinemasında olduğu gibi topyekün bir Türk sinemasından bahsetmek mümkün değil. Son 10 senede teknik anlamda bir gelişme olsa da hikayeyi anlatma yöntemi olarak bir içe kapanma var. Birinci motivasyon para kazanmak olunca fazla riske girilmiyor herhalde. Sinema ticari faaliyetten önce bir sanat.

‘Türev bir başlangıç, Türk sinemasındaki tıkanmayı ben açabilirim’ gibi bir iddianız var mı?

- Kesinlikle öyle bir kibirim yok. Sanatının derinliğinde sarhoş olduğum birçok usta var. Ama bence Türk sineması farklı bir süreci bekliyor. Türk sineması da Arjantin, İspanyol, İran sineması gibi olabilir.

Yayınlanma Tarihi : 09.10.2005 - 00:00
Etiketler:


EN ÇOK OKUNANLAR

    Koç Burcu
    21 Mart - 20 Nisan

    Kişisel farkındalığınızı arttıracak, bilgi kazanmanızı sağlayacak, ama bu esnada bütçenize çok fazla zarar vermeyecek şeyler planlamalısınız. Tüm...Koç Burcu - Bugün

    Boğa Burcu
    21 Nisan - 20 Mayıs

    Başarınızı diğerleriyle de kutlayabilirsiniz. Bilgi toplamalı, bilgilerin gerçekliğinden emin olmalı ve başladığınız işleri bitirmelisiniz. Fark yaratmak istiyorsanız,...Boğa Burcu - Bugün

    İkizler Burcu
    21 Mayıs - 20 Haziran

    Evinizde ve özel ilişkilerinizde yapacağınız değişiklikler duygusal anlamda istikararı sağlayabilir. İş birliğine açık olmanız durumunda, evinizi veya yaşadığınız yeri...İkizler Burcu - Bugün

    Yengeç Burcu
    21 Haziran - 22 Temmuz

    Önemli detayları atlamadığınızdan emin olun. İstediğinizi açık açık ortaya koymak işe yarar çözümler üretmenizde size yardım edebilir....Yengeç Burcu - Bugün

    Aslan Burcu
    23 Temmuz - 23 Ağustos

    Duygusal anlamda motive bir gündesiniz. Yanlış nedenlere dayalı değişiklikler yapmak doğru olmayabilir. Olayları doğru değerlendirmeli, daha alçak...Aslan Burcu - Bugün

    Başak Burcu
    24 Ağustos - 23 Eylül

    Sahip olduğunuzdan daha fazla paranız varmış hissine kapılmayın ve aşırı harcamalardan kaçının. Sizi motive eden kişilerle görüşebileceğiniz bir hafta...Başak Burcu - Bugün

    Terazi Burcu
    24 Eylül - 23 Ekim

    Bu hafta sonu, önemli kişisel değişiklikler yapmanız durumunda kendinizi çok iyi hissedebilirsiniz. Sizi bekleyen güzel bir gelecek varken lüzumsuz...Terazi Burcu - Bugün

    Akrep Burcu
    24 Ekim - 22 Kasım

    Dış etkilere bağlı duygusal durumlarla uğraşabileceğiniz bir hafta sonundasınız. Bazı kişilerin yapacağı son dakika değişiklikleri sizi asıl uğraşmanız gereken işlerden...Akrep Burcu - Bugün

    Yay Burcu
    23 Kasım - 21 Aralık

    Duyduğunuz her şeye inanmamalısınız. Belli anlaşmalar yapmadan ya da bazı sözler vermeden önce, kendi araştırmanızı bizzat yapmanızda fayda var. Bu hafta sonu, elinize...Yay Burcu - Bugün

    Oğlak Burcu
    22 Aralık - 20 Ocak

    Endişelerinizi dile getirerek olaylara netlik kazandırabilir ve doğru kararlar alabilirsiniz. Eviniz ve ailenizle bağlantılı konularla ilgilenirken daha sorumlu davranmalısınız....Oğlak Burcu - Bugün

    Kova Burcu
    21 Ocak - 18 Şubat

    Çok fazla bilgi paylaşımı size ters şekilde geri dönebilir ve size bazı bedeller ödetebilir. Bu hafta sonu, sevdiğiniz kişilerle ilişkilerinizi...Kova Burcu - Bugün

    Balık Burcu
    19 Şubat - 20 Mart

    Bu hafta sonu, bazı işleri ele alış veya uygulayış biçiminizi ya da bilgi edinme ev haber alma yöntemlerinizi gözden geçirebilirsiniz. Bu sayede kendinizi...Balık Burcu - Bugün