Lafla Borsa gemisi hala gidiyor ama...

Hayri ÇETİNKAYA
20.10.1997 - 00:00 | Son Güncelleme:

Lafla peynir gemisi yürümez derler. Bu özdeyiş, lafla, sözle bir yere varılamayacağını, hedefe ulaşmak için icraata geçmenin, faaliyette bulunmanın gerekliliğini ifade ediyor.

Fakat şu anda bu özdeyişin aksini kanıtlarcasına, haftalardır lafla yürüyen bir gemi var: Borsa..

Eylül ayından bu yana soluksuz tırmanan borsa geçen hafta da sınır tanımadı. 3 bin puanın psikolojik sınır olarak nitelendirilmesine karşın borsa endeksi geçen hafta, 2 bin 943 puandan 3 bin 451 puana fırladı. 3 bin puan sınırını hiç takılmadan aşan borsa, geçen hafta yüzde 17.6 prim yaptı. Hisse bazında bakıldığında, bazılarında haftalık kazanç miktarı bazılarında yüzde 70-80'i buluyor. Bu artış oranı hiç bir yatırım aracı ile kıyaslanmaz. Haftalık reponun getirisi yüzde 1.5, doların getirisi yüzde 1.8 ve markın getirisi de binde 6 oranında kaldı.

Dahası da var.. Geçen hafta endeks bazında hemen hergün yeni rekora ulaşan borsa, işlem hacminde de rekorlar kırdı. Borsada geçen hafta günlük 124.4 trilyon liralık rakamla yeni rekora ulaşıldı. Döviz bazında da bu rakam, 695 milyon dolarlık bir rekorun ifadesi. Borsada günlük 700 milyon dolara dayanan işlem hacmi, geçen hafta toplamda 466.6 trilyon liraya ulaştı. Bir başka deyişle geçen hafta borsada tam 2.6 milyar dolar döndü.

YERLİLERİN DE TERCİHİ

İşlem hacmindeki artış, borsaya yeni yatırımcıların gelmeye başladığının göstergesi. İşlem hacmindeki artışta, bu kez bizim yerli yatırımcıların payı büyük. Parasını bir süredir döviz veya repoda tutanların da geçen hafta borsaya geçmeye başladığı dikkati çekti. Borsada bir süredir kar realizasyonu bekleyen yerliler de, fırsatı kaçırmamak için geçen hafta harekete geçtiler.

Peki ne oldu da, borsa bu kadar büyük patlama yaptı? Şirketlerin yıllık hedeflerinde, bir iki aylık bir dönemde, çok büyük değişiklerin olduğu söylenemez. Şirketlerin çoğu, 9 aylık bilançolarının, yılbaşında planlandığı doğrultuda gerçekleşmesini bekliyorlar.

Alternatif piyasalardaki gelişmeler, borsadaki çıkışı kısmen açıklar nitelikte. Fakat borsayı ateşleyen unsurların başında, hükümetin başta özelleştirme ve enflasyon olmak üzere ortaya koyduğu hedefler geliyor. Türkiye'de temaslarını tamamlayan IMF heyetinin olumlu mesajlarını da yabana atmamak gerek.

BİR DE İCRAAT OLSA

Fakat tüm bunlar şimdilik sözde kalıyor. Görünürde, yapılan bir şey yok. Özetle laf var, icraat yok.

Yine de yarısı su ile doldurulmuş bardağın dolu kısmına bakmayı tercih ediyorum. Ve lafla bile bu kadar büyük patlama yakalanabiliyorsa, icraata geçilmesi halinde olabilecekleri hayal etmek insanı keyiflendiriyor. Bunun için sadece PTT'nin T'sinin satışıyla İMKB'nin kazanacağı derinliği hayal etmek bile yeterli.

Uluslararası finans çevreleri de, 2000'li yılların yıldızı gözüyle baktıkları Türkiye'de yüzde 3'lük enflasyon ve 10 milyar dolarlık özelleştirme hedeflerinden umutlanmış durumda. Keza bu çevreler, Türkiye'nin bugün uluslararası piyasalarda hakettiği yerde olmadığına inanıyorlar.

O zaman hükümete içerde ve dışarıda yakalanan bu fırsatın değerlendirilmesi düşüyor. Keza açıklanan hedeflerin hayata geçirilmemesi halinde karşılaşılacak tabloyu kestirmek zor değil.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı