Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Laf taşıyan çocuklar

‘Anne, babam bana dondurma almadı...’, ‘Anne, kuzenim altına kaçırdı...’, ‘Arkadaşım Can küfür ediyor...’ Bunları söyleyen kızım, arkadaşlarını ‘ispiyonlamaktan’ kendini alamıyor. Yoksa bizi jurnalci bir hayat mı bekliyor?

Laf taşıyan insanlara öfkelenirken, bir karış boyuyla olmadık laflar taşıyan kızıma ne demeliyim? Babasıyla konuştuğumuzda akla hayale gelmedik detayları anlattığını öğrenip, şoka giriyorum. Bazen de birlikte yaşadıkları olayların ayrıntılarını bildiğimi öğrenince, bu kez de babası küçük dilini yutuyor.

Mesela, babasında kaldığı bir gün, hızlı kahvaltı yapalım derken masada olması gereken bir detay atlandığında benim haberim oluyor. Ya da trafikte biriyle ağız dalaşına giren babasının söylediği sözler, diğer şoförün yanıtları da bire bir canlandırılarak bana aktarılıyor. Merak edip sorsam neyse... Böyle bir durumla karşılaştığımda bir yandan olayı dramatikleştirmemeye çalışsam da diğer yandan kızımı jurnalci bir hayatın bekleyip beklemediği konusunda soru işaretleri taşıyorum.

Anaokulunda da hangi arkadaşının annesine yüksek sesle bağırdığını, kimin küfrettiğini, kimin kiminle yakın olduğunu ayrıntılarıyla biliyordum.

Bu yıl okula başlayacak. Bakalım, yeni okulunda, yeni arkadaşlarıyla nasıl bir performans gösterecek!

Uzmanlar uyarıyor

Bir pedagog arkadaşımla bu durumu konuştuğumda, endişelenmemin yersiz olduğunu, çoğu çocuğun ‘laf taşıma’ işine çok sık başvurduğunu söyledi.

Uzman arkadaşımın söylediğine göre, laf taşıyan çocukların ya kendilerine güveni yokmuş ya da tam tersine kendine olan aşırı güven nedeniyle bunu yaparlarmış. Çünkü herkese ders vermek isterlermiş Ama bu aşırı güvene rağmen büyük bir olasılıkla kendini silik biri olarak hissederlermiş.

Kendine fazla güveni olmayan çocukların çoğunluğu da bilgi taşıyarak kendisine önem verileceğini sanır, anne babasının gözünde değerli hissedilmek için bu yola başvururmuş.

Bu çocukları anlamak zor. Aynı işi yapıyorlar ama farklı uç karakterlerde yer alabiliyorlar.

Tam ben Nehir’in hangi kategoride yer aldığını anlamak için soru sormaya hazırlanırken pedagog arkadaşım ‘Dur bakalım, o kadar uzun boylu değil’ diyerek resmen kulağımı çekti;

‘Laf taşıyan çocuğu olan ebeveynler aynada kendini bakmalı. Belki de sen her şeye burnunu sokan birisin. Her şeyi öğrenmek ve hayatında geçen bütün olayları kontrol etmek istiyorsun. Kızın belki de senin sorularından önce davranmak ve merakını gidermek için laf taşıyor olabilir. Bütün bunların ötesinde aslında çocuklar laf taşımazlar. Anne-babalarına, olmuş ya da olacak tehlikeli olayları bildirirler. Böyle bir durumda seni uyararak, bir arkadaşı tarafından dövülmesini engelleyebilir. Ama çoğunuz, bu övgüye değer davranışla jurnalciliği birbirine karıştırıyorsunuz.’

Hoppala... Bu uzmanlarla da konuşulmuyor. Şimdi ne mi yapacağım? Anneme gidip, çocukluğumda laf taşıyıp taşımadığımı soracağım.

Nasıl tepki vermeli

Sizin tanık olmadığınız bir arkadaşının ya da kardeşinin hatasını koşup size mi yetiştiriyor? Ona hemen ‘Olabilir. Sana inanmak istiyorum. Ama ben orada değildim, görmedim. Yokluğumda kardeşinin ya da arkadaşının yaptığını öğrenmem için bana söylemek senin görevin değil’ diyebilirsiniz. Kendisinden daha küçük bir çocuğun aptallığını mı yetiştiriyor? Kendisine ‘Bu küçük çocuk birçok şeyi daha yeni öğreniyor’ hatırlatmasını yapın.

Ona ‘ispiyoncu’ muamelesi yaparak amacına ulaştırmayın. Ama onu, laf taşıdığı bu olayın gerçek ciddiyetini kendi kendine sorgulamaya zorlayın. ‘Bu bu konuda sen ne düşünüyorsun? Daha ciddi ve enteresan şeylerden bahsedebiliriz’ diyebilirsiniz.

Son nokta olarak ‘Böyle hiç durmadan laf taşınmaz. Yasak değil ama hiçbir ilginç yanı, üstelik sana da hiçbir yararı yok’ sözlerini söyleyin.

Ona değer verin. Kendisine güvenmesine ve bunu başkalarının aleyhine işler yapmayı bırakarak kazanmasına yardımcı olun. Çocuğunuz kendisini geliştirdiğinde ve başarılarında tebrik etmeyi kesinlikle unutmayın.
X