Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Laeken'den Türkiye'ye iyi haber

    Hürriyet Haber
    15.12.2001 - 00:00 | Son Güncelleme: 15.12.2001 - 00:01

    AB Laeken Zirvesi'nin sonuç bildirisi yayınlandı. Bildiride konvansiyonun oluşumu ilan edilirken Türkiye'de bu oluşuma dahil edildi. Sonuç bildirisinde Türkiye'nin üyelik müzakerelerine bir adım daha yaklaştığı belirtildi.AB Laeken zirvesi sonunda yayımlanan Başkanlık Sonuç Bildirisi'nin Türkiye'ye ilişkin paragrafta, Türkiye'nin tam üyelik müzakerelerinin başlangıç perspektifinin yakınlaştığı belirtildi. Bildirinin bu bölümünde, Türkiye'nin, özellikle son Anayasa değişiklikleriyle tam üyelik için belirlenen kriterlere uyumunda ilerlemeler kaydettiği, bu kapsamda tam üyelik müzakerelerinin başlangıcının yakınlaştığı belirtildi. Bildiride, Türkiye'nin insan haklarına saygı dahil, siyasi ve ekonomik kriterlere uyum yolundaki çabalarının desteklendiği ifade edildi. AB Dönem Başkanı Belçika`nın Başbakanı Guy Verhofstadt, Laeken zirvesi sonunda yayımlanan Sonuç Bildirisi`nde, Türkiye`ye olumlu bir mesaj verildiğini söyledi.  Verhofstadt, zirve sonunda düzenlenen basın toplantısında, ilk defa bir zirve bildirisinde, AB`ye aday ülkelere bu kadar açık mesajlar verildiğini, 10 adayın tam üyelik müzakerelerinin 2002`de sonbulabileceğinin ve bu adayların, 2004`te tam üye olabileceklerinin açıkça ifade edildiğini, Bulgaristan ve Romanya`ya da olumlu mesajlar verildiğini söyledi.  Türkiye`de de çok olumlu gelişmeler gözlemlendiğini belirten Verhofstadt, bu nedenle ``yüreklendirici ve olumlu bir mesaj`` yansıttıklarını belirterek, bildirinin Türkiye`ye ilişkin paragrafını okudu.  Verhofstadt, bu paragrafın, AB Komisyonu`nun önerisi olduğunu, sözkonusu olumu yaklaşım ise Komisyon`un da mutabık olduğunu söyledi.  Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği`nin (AGSP) operasyonel ilan edildiğini belirten Verhofstadt, NATO ile uzlaşmadan sonra AGSP işlevinin artacağını dile getirdi.  Verhofstadt, ajanslar konusunda anlaşma olmadığını, Gıda Ajansı`nın Brüksel`de, Eurojust`ın Lahey`de, ``geçici olarak`` 1 Ocak`ta kurularak göreve başlayacaklarını bildirdi.  Belçika Dönem Başkanlığı ise zirve sonuçlarını başarı olarak yorumladı.  Avrupa Birliği, geleceğini hazırlayacak olan "AB Platformu"nun başına, Fransa'nın eski Cumhurbaşkanı Valery Giscard d'Estaing'i getirdi. Platformun başkan yardımcılıklarına ise Belçika'nın eski başbakanlarından Jean-Luc Dehaine ve İtalya'nın eski başbakanı Giuliano Amato seçildi. Türkiye'nin de eşit şartlarla yer alacağı platformda bir hükümet yetkilisi ile iki TBMM üyesi görev yapacak."Konvansiyon" adı verilen ve iki yıl boyunca yapacağı çalışmalarla AB'nin geleceğini çizecek olan "AB Platformu"nun başına 75 yaşındaki Valery Giscard d'Estaing'in getirilmesi, "Gençlere olumsuz mesaj" olarak nitelendi. Kararı açıklayan AB dönem Başkanı Belçika Başbakanı Guy Verhofstadt'a "AB'nin geleceği yaşlı Giscard'a teslim edildi. Bu gençlere yönelik olumsuz bir mesaj olmaz mı?" sorusu soruldu. Ayrıca AB'nin "halkla bütünleşmek" amacında olduğu, buna rağmen platformun başına eski Cumhurbaşkanı ile eski başbakanların getirildiği eleştirisi yapıldı.Konvansiyon, bir başkan ile 15 üye ülkenin hükümetlerinin birer temsilcisi, ulusal parlamentolardan ikişer milletvekili, Avrupa Parlamentosu’ndan 16 üyeden oluşacak. Ayrıca, AB’ye aday olan 13 ülkenin hükümetlerinin birer, parlamentolarının ikişer temsilcisi de konvansiyona katılacak. Bu katılım, AB üyeleriyle eşit koşullarda olacak ancak adayların oy hakkı bulunmayacak. Bildiride, konvansiyonun 2002’nin mart ayında çalışmalarına başlayacağı, bu çalışmalarını en geç 2003 yılının haziran ayına kadar tamamlayacağı ifade ediliyor. TÜRKİYE'YE EŞİT STATÜÖnümüzdeki yıl Mart ayında göreve başlayacak olan AB platformu, AB anayasasını hazırlayacak, AB ülkeleri ile Brüksel arasındaki güç dengesi ve yetki dağılımını belirleyecek. Ulusal parlamentoların AB içindeki rolünün de saptanacağı bu çalışmalar, 2004 yılına kadar sürecek. Bu arada AB zirvesi sonunda yayınlanan bildiride Türkiye'nin anayasal reformları gerçekleştirmesi ve AGSP ile Kıbrıs konularında "uzlaşma" içine girmesi ödüllendirildi. Hem Türkiye'nin daha önce "kararsızız" denilmesine rağmen bu platforma "eşit şartlarda" alınması sağlandı, hem de "Türkiye AB müzakerelerine daha da yaklaştı" ifadesi sonuç bildirisinde yer aldı. AB bildirisinde ayrıca "Türkiye, ekonomik, siyasi ve özellikle de insan hakları alanında kriterleri yerine getirmesi için cesaretlendirilmelidir" denildi.DEHAENE: TÜRKİYE TAM ÜYE OLACAKAvrupa Birliği`nin geleceğinin tartışılacağı bir platform olarak oluşturulan Konvansiyona Başkan Yardımcısı seçilen Belçika eski başbakanlarından Jean Luc Dehaene, Türkiye`nin AB`ye tam üye olacağına inandığını söyledi.  Dehaene, gazetecilerin, ``Türkiye`nin AB bünyesindeki yeri``ne ilişkin sorusuna şu yanıtı verdi:  ``Helsinki`de bir süreç başlatıldı. Bu süreci destekliyorum. Türkiye`nin önünde kat edilecek oldukça yol var, ama tam üyelik hedefine ulaşacaktır. Konvansiyona katılıma davet edilmesi de, bu inancın işaretidir.``  Ülkesinde ``Buldozer`` olarak adlandırılan Jean Luc Dehaene (61), Flaman Sosyal Hıristiyan Parti (CVP) üyesi olarak 1991-1999 yılları arasında Belçika Başbakanı oldu. 1999 seçimlerinde, Sosyal Hıristiyan Parti`nin hezimete uğraması ve muhalefete kayması üzerine politikadan çekilen Dehaene, kısa bir aradan sonra yerel seçimlerde, Brüksel`in Vilvoorde Belediyesi Başkanlığı`na seçildi.  Dehaene, Konvansiyon oluşumunun ve bu çerçevede kendisine verilen görevin saygın ve önemli olduğunu belirterek, belediye başkanlığını bırakmadan, Konvansiyon Başkan Yardımcılığı`nı yürüteceğini açıkladı.  ABD'NİN UYARILMASINDAN VAZGEÇİLDİAvrupa Birliği Laeken zirvesi sonunda yayınlanan Başkanlık Sonuç Bildirisi`nde, Afganistan`a ilişkin bölümde değişiklikler yapıldı ve ABD`nin uyarılmasından vazgeçildi.  Bildiri taslağında, ``Afganistan`daki askeri harekatın coğrafi bölgesinin genişletilmesinin, ancak uluslararası toplumun onayı ile mümkün olacağı`` ifadeleri yer alıyordu. Bu bölüm, İngiltere`nin baskıları sonunda metinden çıkarıldı.  AB`nin, Afganistan`a istikrar getirme çabalarına katkı kararı aldığı belirtilen bildiride, Afganistan`ın yeni polis ve askeri gücünüeğitecek, Kabil ve çevresinde güvenliğe katkıda bulunacak çokuluslu bir askeri güç oluşturulmasına destek verildi.  Bildiride, AB üyesi ülkelerin böyle bir güce katılım olanaklarını inceledikleri, AB üyelerinin bu güce katılımının, ``kriz yönetiminde daha fazla sorumluluk yüklenme iradesini`` yansıtacak güçlü bir işaretolduğu kaydedildi.  Konsey, Afganistan`a insani yardımın önemine de değindiği bildiride, AB`nin Afgan halkına ve yeni yöneticilerine yardımda kararlı olduğunu, bu çerçevede, kadın haklarına özel bir itina gösterilmesini istediği dile getirildi.KIBRISAvrupa Birliği Laeken zirvesinin sonunda yayımlanan olan Başkanlık Sonuç Bildirisinin Kıbrıs`a ilişkin paragrafı onaylandı.  Bu paragrafta, AB Konseyi`nin, Kıbrıs`taki Türk ve Rum toplumlarının temsilcileri arasındaki son görüşmelerden duyulan memnuniyet dile getirilerek, BM çatısı ve BM Güvenlik Konseyi kararları doğrultusunda toplu bir çözüme ulaşmak amaçlı bu görüşmeleredestek mesajı verildi.  Sonuç bildirisinin genişleme bölümünde, 2004 yılında yapılacak olan Avrupa Parlamentosu seçimlerinden önce AB`ye tam üye olabilecek adaylar arasında Kıbrıs Rum kesimi de sayıldı.       PAPANDREU`NUN YORUMU     Yunan Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu, konuya ilişkin olarak basına yaptığı değerlendirmede, Laeken Sonuç Bildirisi`nde Türkiye ve Kıbrıs konusunda yer alan ifadelerin ve mesajların çok olumlu olduğunusöyledi.  Kıbrıs konusunda gelişmelerin ne olacağını kimsenin bilmediğini, ilerleme kaydedilmesinin umut edildiğini belirten Papandreu, ``Yaratıcı olmalıyız. Kıbrıslı Türklerin kendilerini rahat hissedecekleri yollar bulmalıyız. Manevra alanımız olduğuna inanıyorum`` dedi. AJANSLAR PAYLAŞILAMADIDevlet ve hükümet başkanları, ajansların paylaşımı konusunda uzlaşmaya varamadıklarını bildirdiler.  AB üyeleri, çeşitli ajansları paylaşmak için hararetli müzakereleryaptılar, ancak sonuç alamadılar.  Deli dana krizi döneminde, Nice zirvesinde kuruluşu kararlaştırılan ``Avrupa Gıda Güvenlik Ajansı``, çoğunluğu bilim adamıolacak 300 kişiye istihdam alanı oluşturacak. Finlandiya`nın Helsinki,Fransa`nın Lille, İtalya`nın Palermo ve İspanya`nın Barselona kentleri, bu ajansın merkezi olmak için adaylıklarını koymuşlardı.  ``Deniz Güvenlik Ajansı``  için Yunanistan`ın Pire limanı ile Portekiz`in Başkenti Lizbon ve Fransa`nın Nantes kentleri aday olmuşlardı.  ``Hava Güvenlik Ajansı``nın merkezinin Köln veya Amsterdam`da olması planlanıyor.  ``Avrupa Polis Koleji``ne ise Madrid, Londra, Viyana, Roma, Lyon ve Münster kentleri aday. Brüksel ve Lüksemburg, Avrupa adli işbirliği organı ``Eurojust`` merkezi olmak istiyorlar.  İsveçliler, ``Avrupa Enformasyon Güvenlik Gözlem Merkezi``ni barındırmak arzusuyla çaba harcıyor. Dönem Başkanı Belçika, pastadan pay alamayanlar için yeni ajanslaryaratılabileceğini ifade ediyor. Bu kapsamda, ``Göçmenler Ajansı``, ``Demiryolları Ajansı``, ``Vize Yönetim Ajansı``, ``Sivil Savunma Ajansı`` gibi oluşumlar yaratılması düşünülüyor.  Ajansların paylaşımının önümüzdeki aylarda da tartışılacağı ifade edildi. TERORİZMAvrupa Birliği Laeken zirvesinden sonra yayımlanan Başkanlık Sonuç Bildirisi`nde, terörizmle mücadele konusunda, ABD halkı ile ve ``bireysel hak ve hukuka saygılı bir şekilde terörizme karşı mücadele veren uluslararası toplumla`` dayanışma içinde olduğunu duyurdu. AB, bu alanda kendi girişimlerini değerlendirdi.  Avrupa Tutuklama Emri uygulamasında mutabakat sağlanmasını olumlu bir adım olarak gösteren Konsey, terörizmin tanımı ve terör örgütleri ile teröristlerin kara listesinin belirlenmesi konularında ilke mutabakatına varıldığını ifade etmekle yetindi.  Brüksel`de kaynaklar, terörizmle mücadele konusunda ``ciddi arayışve girişimlerin``, 1 Ocak`tan itibaren başlayacak olan İspanyol Dönem Başkanlığı sırasında gerçekleşebileceğini belirtiyorlar.  AB Dönem Başkanı Belçika`nın Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Louis Michel, dün basına yaptığı açıklamada, terörizmin tanımının yapıldığını ve bunun bile bir başarı olduğunu, liste konusunda ise ``çözümü mümkün gözükmeyen sorunlarla`` karşılaşıldığınıanlatmıştı.  ``Bir terörist eylemi belirlemek ve kınamak kolay, ama bir terör örgütünü tanımlamak çok zor`` ifadesini kullanan Michel, ``Bazen, terörizm ile direniş arasındaki farkı görmek kolay değildir. Bunun için kapsamlı bir tartışma ve yöntem gerekir`` demişti.  Michel`in, Laeken zirvesi başlamadan önce yaptığı bu açıklama, Belçika Dönem Başkanlığı`nın ilk ``başarısızlık itirafı`` olarak yorumlanmıştı. CEM'İN DEĞERLENDİRMELERİ Dışişleri Bakanı İsmail Cem, Türkiye-AB ilişkilerinde Helsinki'deki adaylık tanımından sonra yeni ve önemli bir aşamanın sözkonusu olduğunu ifade ederek, bunun bir ''emek ürünü'' olarak değerlendirilmesi gereği üzerinde durdu. İlk defa bir AB zirvesinde devlet ve hükümet başkanlarının onayınıtaşıyan resmi bir belgede, Türkiye'nin üyelik müzakereleri perspektifinin yakınlaşmakta olduğunun ifade edildiğine dikkati çeken Cem, Laeken zirvesinin, Türkiye'nin farklı bir aday olmadığının kesin ifadelerle vurgulanması açısından da önem taşıdığını belirtti. Cem, 2001 yılı boyunca Türk Dışişleri'nin yoğun temas ve çabalarına, Türkiye'nin AB nezdindeki Daimi Temsilcisi Büyükelçi NihatAkyol ve ekibinin sağlıklı çalışmalarına da atıfta bulunarak, ''cesaret verici gelişmeler sağlandığını'' söyledi. Cem, Türkiye'nin AB'ye tam üyelik müzakerelerinin başlaması fikrinin gündeme geleceğine inanmak istemeyenlerin çok olduğunu da hatırlatarak, bunun da atılan adımın ve sağlanan gelişmenin önemini gösterdiğini kaydetti. Türk diplomatik kaynaklar, Laeken zirvesinden Türk hükümetine, TBMM'ye ve Türk kamuoyuna önemli mesajlar çıktığı görüşünü savunuyorlar. Bu kaynaklar, Türkiye-AB ilişkilerinin 2002'de farklı bir boyut kazanacağını, tam üyelik müzakerelerine hazırlanmak gerekeceğini, Ulusal Program'da belirlenen hedeflere ulaşmak için dahahızlı adımlar atmanın büyük kazançlar sağlayacağını ifade ediyorlar. PERDE ARKASILaeken zirvesi devam ederken, dün gece Brüksel'de Başbakan Bülent Ecevit ve Dışişleri Bakanı İsmail Cem'in kaldığı Hilton oteli ile Laeken Kraliyet Sarayı arasında yoğun bir telefon ve mesaj trafiği oldu. Güvenilir kaynaklardan elde edilen bilgilere göre, geç saatlere kadar çalışan Başbakan Bülent Ecevit, AKomisyonu Başkanı Romano Prodi ve AB Dönem Başkanı Belçika Başbakanı Guy Verhofstadt'a mesajlar iletti. Hollanda Dışişleri Bakanı Jozias Van Aartsen, İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw, AB Ortak Dış Politika ve Savunma Yüksek Temsilcisi Javier Solana, Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Louis Michel ile telefon görüşmeleri yapan Dışişleri Bakanı İsmail Cem ise, Laeken Sonuç Bildirisi'nde Türkiye'ye ilişkin paragrafın önemini ve değiştirilmemesi gereğini anlattı. Türk Dışişleri'nin büyükelçileri ve üst düzey memurları, dün gece boyunca Fransız, İtalyan, İspanyol dışişleri yetkilileriyle temaslar kurarak aynı mesajı verdiler. Öte yandan Türkiye'ye fazla sıcak bir yaklaşım sergilemediği bilinen Dönem Başkanı Belçika'nın, sonuç bildirisine ''müzakerelerden'' söz eden bir cümle sokarak, Türkiye-AB ilişkilerinde önemli bir aşama sağlaması, bazı gözlemcileri şaşırttı. Belçikalı diplomatlar, Ankara ile Brüksel arasında sağlıklı bir diyaloğa ulaşıldığını, Türkiye'nin Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği (AGSP) ve diğer bazı konulardaki yapıcı tavrının, Belçika'nın AB DönemBaşkanlığı işlerini kolaylaştırdığını ve katkı olarak algılandığını ifade ettiler. Belçika'nın tavrını etkileyen unsurlar arasında, Türkiye'nin AB nezdindeki Daimi Temsilciliği'nin ''zamanlaması çok iyi'' girişimlerinin de bulunduğuna dikkat çekiliyor. ECEVİT DÖRDÜNCÜ KEZ ZİRVEDEEcevit, "Aile fotoğrafı" sırasında, Fransa Başbakanı Lionel Jospin'in hemen arkasında, Belçika Dışişleri Bakanı Louis Michel'in yanında yer aldı. Ecevit daha önce Helsinki, Nice ve Göteborg zirvelerine katılmıştı.
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı