« Hürriyet.com.tr

Kuzey Kıbrıs’ın gizemli limanı: Gazimağusa

Gazimağusa, Kuzey Kıbrıs’ın önemli liman şehirlerinden biri. Zengin tarihiyle dikkat çeken şehri farklı dönemlerden birçok eser süslüyor, ziyaretçiler dar sokaklarda adeta geçmiş çağlara uzanıyor. Gazimağusa’nın sürprizlerinden biri de birbirinden lezzetli yerel yemekler, tatlılar ve elbette hamur işleri.

Ayfer Yavi
X

Geçen 15 yıl içinde üç defa yolum düştü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne. Hep Girne ve civarını gezdim. Aklım Gazimağusa’daki Salamis Harabeleri’ne takılı kaldı yıllar boyunca. Bu bahara kısmetmiş. Yer gök yeşile boyanmışken hayırlı bir iş için adaya yeniden ayak bastım. Cittaslow (Sakin Şehir) listesine giren Yeniboğaziçi ve Slow Food Birlikleri’ne katılımıyla gurur duyduğum Salamis’in misafiri oldum yemek yazarı arkadaşım Tijen İnaltong ile. Ercan Havaalanı’ndan KIBHAS havaalanı servislerine binerek Mağusa’ya ulaşmanız mümkün. Otomobil kiralayacaksanız, alışık olmadığınız ters trafiği hesaba katmanız gerekiyor. Sizi uçsuz bucaksız sarı bir ova karşılayacak, ekinler dertop edilmiş bile. Şehre inince Kara Kapısı’ndaki Turizm Tanıtma Ofisi’ne uğramanızda yarar var. Buradan broşür alıp, tanıtım memuru Kemal İyikalp’ten tüm bilgileri temin edebilirsiniz. Salamis bölgesindeki oteller denizden de yararlanmak için konaklama açısından ideal.

MAĞUSALI KADINLARIN DİLEK YERİ

Mağusa’nın M.Ö. 3’üncü yüzyılda Ptolemus krallarından Philadelphus tarafından kurulduğu söyleniyor. Salamis’in M.S. 648’de Araplar tarafından yakılıp yıkılması üzerine oradan göçen halkla daha büyümüş kent. 12. yüzyılda Lüzinyanlar döneminde kent Doğu ile Batı arasında ticaret noktası olmuş. Şehri gezerken Ceneviz, Venedik ve Osmanlı hâkimiyetinin izlerini göreceksiniz. Üç kilometre uzunluğundaki şehir surları, 15 kulesi ile bugün neredeyse tümüyle ayakta. Surların üzerinde ‘Süt Veren Kaya’dan beyaz bir sıvı akıyor. Sütü gelmeyen veya çocuğu olmayan Mağusalı kadınlar buraya gelip dilekte bulunuyorlar. Mağusa’ya girişi sağlayan antik dönemden kalma iki kapı var: Kara Kapısı ve Deniz Kapısı. St. Antoine Kilisesi 14. yüzyılda Ortaçağ’ın korkunç hastalığı cüzamın hastanesi olarak işlev görmüş. Osmanlılar zamanında açık kalmış hastane. Kıbrıs Miskinhaneleri (cüzzam hastaneleri) pek ünlüymüş zamanında. Şehir sanki bir açık hava müzesi gibi. Lüzinyan krallarının taç giydikleri St. Nicholas Katedrali günümüzde Lala Mustafa Paşa Camii. Önündeki cümbez ağacı 714 yaşında, Kıbrıs’ta yaşayan en eski ağaç.
Mutlaka görmeniz gereken yerler arasında şunlar var: Shakespeare’in Othello’suna konu olan Othello Kalesi, M.S. 16. yüzyıla tarihlenen Venedik Kraliyet Sarayı, St. Francis Manastırı ve Kilisesi, Mağusalı zengin bir Rum tüccar tarafından yaptırılmış St. George Kilisesi, hastaların ve yaşlıların korunması için inşa edilmiş günümüzde Kıbrıs Sanat Derneği olarak kullanılan Hospitaller Kilisesi, Cafer Paşa Hamamı, Canbulat Müzesi, Namık Kemal Zindanı... Yazdığı ‘Vatan Yahut Silistre’ oyunundan dolayı sürüldüğü bu binada Namık Kemal 38 ay kalmış.

/images/100/0x0/55ea9dbdf018fbb8f88ba44a

NEFİS YEMEKLERİNİ TATMADAN DÖNMEYİN

Kıbrıs’ta toplu taşıma yok denecek kadar az. Salamis Harabeleri’ne gitmek için taksiye binebilirsiniz, 20-22 TL tutuyor. Salamis antik kentini, Slow Food Salamis Birliği Başkanı Bedia Balses ve eşi ile gezmenin tadı bambaşkaydı. Kuzey Kıbrıs’ın en görkemli harabeleri ile karşı karşıyaydık. M.S. 648 yılında Arap akınlarıyla terk edilmesine kadar önemli bir limandı Salamis. 15 bin kişilik tiyatrosu ile görkemini hâlâ koruyor ve Mağusa Festivali’ne ev sahipliği yapıyor. Gymnasium, spor aktivitelerinde kullanılan bölüm. Burayla bağlantılı üç aşamalı Roma hamamı, havuzlar, latrines (tuvaletler), su kemerleri bulunuyor. Salamis Nekropolü (mezar alanları), Enkomi antik kentinden Salamis ormanına, St. Barnabas Manastırı’na dek uzanıyor. Kral mezar odaları önünde yer alan uzun, meyilli alanlar ilginç. Burada cenaze arabasını çeken atlar ölünün şerefine kurban edilip, yağ, şarap veya bal dolu küpler gömülürmüş ölünün yanı sıra.
Şehrin ara sokaklarını, lezzet noktalarını keşfe çıkın. Eskiden yerel ürünlerin satıldığı Bandabuliya Çarşısı tam merkezde, lokantalara dönüşmüş. Kahraman Restoran’da Hırsız (Fırın) Kebabı tadılabilir. Kuzu veya oğlak eti patates ile küp şeklindeki fırınlarda pişiriliyor. Molehiya ıspanak görüntülü bir sebze, etli ya da etsiz pişiriliyor. Patates türünden kolokas yine etli pişen yemeklerden. Şeftali kebap Kıbrıs ile özdeşleşmiş bir yemek. ‘Telb’ denilen iç zar dolma gibi kıyma, soğan, maydanoz doldurularak ızgarada pişiriliyor. Cyprus House Restoran meze ağırlıklı. Bulgur köftesi, çakıztes (yeşil zeytin), yoğurt, humus, gabbar (kapari), kereviz turşusu, koyun, keçi sütünden yapılan hellim ızgara olarak servis ediliyor.
Mustafa Paşa Camii’nin yanındaki medrese binası onarılarak tarihi yapıya işlev kazandırılmış, içerisi serin Gingko Restoran’da giriş olarak enginar dolması ve elmalı dolma, ana yemek olarak kuzu dolma, asma yaprağına sarılı balık seçebilirsiniz. The Palm House Cafe, yasaklı alan Maraş’ın yakınında bir aile işletmesi. Sini katmeri, hurmalı katmeri nefis. Kıbrıslıların reçelleri daha yoğun, macun diyorlar onun için. Ev yapımı ceviz, turunç, kabak macunu satın alabilirsiniz kafeden. Klavia geleneksel reçelleri Alaniçi’ndeki mağazasında. Yüzyıllarca değişik kültürlerin mutfağından etkilenen Kıbrıs’ta hamur işleri ve börekler baş tacı. Benim için Kıbrıs demek, börek demek. Yeniboğaziçi Belediyesi ve Mormenekşe Kadınlar Derneği’ndeki bayanların yaptığı norlu pirohu (nor peynirli mantı), tuzlu katmer (kaymaklı, naneli), hellim böreği, bal kabağı böreği unutulmazdı. Şekerli peksimet, pilavuna, çitlembikli bitta (kıtır pita) yörenin geleneksel hamur işlerinden. Bedia Hanım’ın anneannesinin tarifi enginar lalangasını, annesi Rahme Teyze’nin ellerinden tattık. Mormenekşe’de dağ taş enginar, nisan ayındaki enginar festivalinde yerel ürünler boy gösteriyor. Enginarlı sigara böreği, turşusu, macunu... Tatlılar ayrı bir güzel köyde; gullurukya (harnup pekmezli tatlı), saç katmeri, ekmek kadayıfı, üzüm sucuğu, susam bitta...
Mustafa Kıralp, Baf’ın Melandra Köyü’nde 1922 yılında inşa edilen ve şimdi Güney’de kalan evlerinin bir benzerini Mağusa’ya yapmış. Kültür Evi’nde 1950 öncesi Kıbrıs köy yaşantısının günlük kullanım aletleri, eşyaları, geleneksel Kıbrıs yemekleri ve kültürel aktiviteleri sergileniyor. Sabah kahvaltısını Melandra’da yapın, gatsurayı (harnup pekmezli ekmek kızartması) mutlaka tadın. Kıbrıs’ta yaygın bir üzüm ürünü de Zivaniya adlı içki. Derecesi yüksek, kibrit çakılıp yanına tutulduğunda yanar diyorlar. Bu sebeple pazara sürülecek zivaniyanın alkol derecesi daha düşük tutuluyor.

Nakışlı Lefkara işine sevdalanacaksınız

Ara sokaklar nasıl da renkli Mağusa’da. Venedik asilzadelerinin adaya getirdiği dantellerden etkilenen nakışlı Lefkara işine sevdalanacaksınız. Söylendiğine göre 14. yüzyılda Kıbrıs’a gelen Leonardo Da Vinci büyük bir masa örtüsü alıp, Papa’ya hediye etmiş. “Hoşgör Antika” Suriçi’nde. Emaye, porselen tabaklardan gramofona kadar yüzlerce çeşit var sizi cezbedecek. Geleneksel sele ve sestalar (yayvan mutfak gereçleri) buğday sapından örülüyor. Sadece şehir değil, onu yaşatan besleyen köyleri, köylüleri, misafirperverlik ve sevecenlik de sarmalayacak sizi. Mormenekşe, Gönendere, Kalavaç gözümün nuru köyler. 90 yaşındaki Ayşe Teyze, Kalavaç’ta hâlâ peşkir, çarşaf dokuyor. Mormenekşe, Kıbrıs geleneklerini koruma adına uluslararası platformda yer alma heyecanında. Gönendere’de dere çöpü zanaatkârın elinde peynir yapımında kullanılmak üzere “talar sepeti”ne dönüşüyor. Mehmetcik’in çitlembikli pittası hâlâ Galatya fırınında yapılıyor. Emekçi insanımız Mağusa köylerinde bizleri bekliyor.

Kaynak: Ayfer Yavi

YazYaz
Batı Karadeniz'in incisi, Türkiye'nin turizm cenneti oluyor!
GezginGezgin
Düşler adası: Cunda
GezginGezgin
Amerikan okul otobüsünü tekerlekli hostel yaptılar, dünyayı geziyorlar!
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Dünyanın en tehlikeli havaalanları
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
İstanbul’un birbirinden muhteşem 20 tabiat parkı
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Avrupa'nın orta yerinde iki ilginç hayalet kasaba