« Hürriyet.com.tr

Kuzey Avrupa’nın tarih ve kültür merkezi: Letonya - Riga

Letonya’nın başkenti Riga, mimari dokusu, benzersiz doğasıyla dikkat çeken bir Kuzey Avrupa şehri. Tarihi merkezi UNESCO tarafından tescillenen şehir, bu yıl Avrupa Kültür Başkenti unvanını aldı. Riga’yı adım adım gezen okurumuz Okan Okumuş izlenimlerini yazdı.

Okan Okumuş
X

Riga’daki turumuza şehrin tarihi bölgesi Eski Riga’dan başladık. Ratslaukums Meydanı’ndaki Belediye Sarayı, şık görünümlü Blackheads Evi ve Roland Anıtı ilk duraklarımız oldu. Buradan St. Peter’s Kilisesi’ne yürüdük. Kulesine çıkıp Riga manzarasını doya doya içimize çektik. Kuleden aşağı inince Mentzendorff Evi’yle Marstalu Caddesi’ndeki eski tüccarların barok tarzı evlerini gördük. Ardından Riga ve St. Jacob katedrallerini, “Üç Kardeşler” diye anılan şehrin en eski taş evlerini gördük. Riga Kalesi’ne geldik, Agenskalns bölgesinde eski ahşap evleri gördük. Özellikle Lapu Caddesi’nde bozulmadan kalan evler, Riga’nın birkaç yüzyıl öncesindeki haline dair fikir veriyor.

Kuzey Avrupa’nın tarih ve kültür merkezi: Letonya - Riga

Soluklanmak için Livu Meydanı’ndaki kafeler iyi bir seçenek. Riga’yı özel kılan bir yere, Art Nouveau bölgesine yürümeye başladık. Yolumuzun üzerindeki sevimli Troksnu ve Torna caddelerini ardımızda bıraktıktan sonra Pilsetas Kanalı’nda gezinen kanolara bindik. Ardından Kronvalda Parkı’nın içinden geçerek Elizabetes Caddesi’ne çıktık. “Riga’nın sessiz merkezi” diye bilinen Art Nouveau bölgesine geldik. Almanya kentleri ikinci Dünya Savaşı’nda bombalanınca Riga, Alman Art Nouveau mimarisinin en zengin örneklerinin bulunduğu şehir konumuna gelmiş. Özellikle Alberta Caddesi’ndeki yapıların cepheleri baş döndürücü güzellikte. Riga sokaklarında yürürken kafanız yukarıda olsun, kentin üçte birini oluşturan Art Nouveau yapılarındaki detayları yakalamaya çalışmak büyük keyif oluyor.

Kuzey Avrupa’nın tarih ve kültür merkezi: Letonya - Riga

Art Nouveau bölgesinden ayrılıp Özgürlük Caddesi’ne çıktık. Burada 42 metrelik Özgürlük Anıtı’na uzun uzun baktık. Zamanında Rus çarlarının, Lenin’in ve hatta Hitler’in adını taşıyan bu caddenin Rigalılar için ne büyük bir anlam taşıdığını anlamaya çalıştık. 1949’da 42 bin Letonyalı Ruslar tarafından Sibirya’ya sürüldü. Geç gelen bağımsızlık (1991) ilanına kadar Letonyalılar büyük acılar çekti. Bu caddedeki -bu yıla özel olarak ilk defa ziyaretçilere açılan- KGB binasını Rigalılar “köşedeki bina” diye anıyor. Binanın asıl ismini söylemiyor, o günleri hatırlamak istemiyorlar. Letonya’nın hüzünlü geçmişinin en önemli köşe taşlarından olan bu müzede isterseniz KGB hücrelerini gezebilir, içindeki beş farklı ilginç sergiyi görebilirsiniz.

ÇİKOLATA MÜZESİNDE ENERJİ DEPOLADIK

Kuzey Avrupa’nın tarih ve kültür merkezi: Letonya - Riga

Özgürlük Caddesi’nden Barış Caddesi’ne (Miera İela) geçtik. Son zamanlarda artan popülaritesi yüzünden burası “Miera Cumhuriyeti” diye anılıyor. Caddede önce Letonya’nın meşhur çikolata markası Laima’nın Çikolata Müzesi’ni ziyaret ederek biraz enerji depoladık. Hemen ardından leziz bir çorba içmek için DAD kafeye gittik. Sonra da mönüsünde çay bazlı enteresan kokteyller bulunduran Illuseum’a bir göz attık. Taka Bar’a uğrayıp, kendi ürettikleri biralardan tatmak istedik. Letonya’nın milli içkisi olan sert mi sert, siyah balsam’ı yudumladık. İsteyene daha hoş içimli kuşüzümlü balsam da vardı.

Kuzey Avrupa’nın tarih ve kültür merkezi: Letonya - Riga
Riga’da günlerden cumartesiyse bir meyve bahçesinin içine kurulu “Kalnciema Quarter” pazarına gidebilirsiniz. Letonyalı zanaatkâr ve çiftçileri bir pazarda buluşturmayı amaçlayan yerli girişimciler, ahşap binaları restore ederek burada şirin mi şirin bir bölge yaratmışlar. Organik pazar, slow food restoranları, geleneksel elişi ürünler satan butik mağazalar bulabilirsiniz burada. “Kalnciema Quarter” sanat galerilerine, konserlere, açık hava film gösterilerine ve sergilere de evsahipliği yapıyor.

ETNOĞRAFYA AÇIK HAVA MÜZESİ’Nİ GEZMEDEN DÖNMEYİN

Kuzey Avrupa’nın tarih ve kültür merkezi: Letonya - Riga

Letonya Etnoğrafya Açık Hava Müzesi şehir merkezinden sekiz kilometre uzaklıkta. Müzeye 1 numaralı otobüse binerek yarım saatte ulaşabilirsiniz. Letonya’nın tarihi kentlerinden parça parça taşınan evler burada yeniden inşa edilmiş, doğaseverler Jugla Gölü kenarındaki ormanın içine kurulmuş bu açık hava müzesinin içinde yürümeyi çok sevecekler. Avrupa’nın en eski ve büyük açık hava müzelerinden biri olan Etnoğrafya Müzesi’nin kuruluş tarihi 1924. Müzede Letonyalı çiftçilerin, zanaatkârların ve balıkçıların tarih boyunca yaşamlarının gayet doğal bir biçimde yansıtıldığına tanık olacaksınız. Evlerin içindeki mobilyalara varana dek, en küçük ayrıntılara dahi yer verildiğini göreceksiniz. Geziniz bittikten sonra müzenin kafesinde geleneksel Letonya yemeklerini makul bir fiyata yiyebilirsiniz.

Kuzey Avrupa’nın tarih ve kültür merkezi: Letonya - Riga

Kaynak: Okan Okumuş

Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Güneşin adamı Asativatas’ın diyarı: Karatepe Aslantaş Milli Parkı
GezginGezgin
Avrupa'nın çatısına yolculuk
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Okyanusun altında ortaya çıktı! Bilim insanları şokta...
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Gezerken birçok şey öğreneceğiniz dünyanın en ucuz 10 şehri
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Volkanik adada yaşayan ilginç insanlar
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Avrupa’nın en renkli seyahat molası: Strasbourg ve Colmar