Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kuzey Avrupa külotlu çorabı bıraktı, iç pazarı tayt kurtardı

YILLIK hacmi 250 milyon TL’yi bulan külotlu çorap pazarında, kalın külotlu çorap kategorisinde yer alan taytların payı son iki yılda yüzde 3’ten yüzde 10’a çıktı. Böylece Kuzey Avrupa ülkelerinin soğuktan koruyan sprey ve kremleri seçmesi nedeniyle tedirgin olan çorap sektörü, iç pazarla rahatladı.

SOĞUKTAN koruyan sprey ve kremlerin çıkmasıyla birlikte Kuzey Avrupa ülkelerinden başlayıp, dünyaya hızla yaygınlaşan çorap giymeme seçeneği, ürettiği 100 çoraptan 85’ini ihraç eden Türk firmaları üzerinde, uluslararası pazarlarda endişe yaratırken, tayt satışlarındaki hızlı artış iç pazarda yüzleri güldürdü. Deri ve jean görünümlü, leopar desenli, batik dokulu, yırtık efektli, fermuarlı, dantel ve payetli modelleriyle bir anda ön plana çıkan taytların yıllık hacmi 250 milyon TL’yi bulan külotlu çorap pazarında aldığı pay, son iki yılda yüzde 3’ten yüzde 10’lara kadar çıktı. Bunda da taytların pantolona oranla daha rahat, kullanışlı ve ucuz olması etkili oluyor.
Pantolonla yarıyor
Arkadaşımız Mehtap Özcan’ın yaptığı araştırmaya göre, külotlu çorap segmentinde İris Tekstil Müjde’yle, Öğretmen Çorap Penti’yle, Miro Tekstil Vog’la, Teksture de İtaliana ve Berk markalarıyla rekabet ediyor. Bu segmentte, Pierre Cardin, Calzedonia, Oroblu, Philipe Matignon gibi ithal markalarda yer alıyor. Tayt katagorisinde sadece çorap markaları değil, aynı zamanda  Zara, Oxxo, Vakkorama, Mudo, Topshop, Mango, YKM, Koton gibi mağaza zincirleri de rekabette yerini alıyor.
Desen ön plana çıkıyor
Pazarın hareketlenmesinde desen ve renk faktörü önemli rol oynuyor. Her 100 kadından 22’si çorapta desenliyi tercih ediyor. Desenlilerin de yüzde 10’unu külotlular, yüzde 12’sini de pantolon çorapları oluşturuyor. Pazarda yer alan firmaların ürettiği model sayısı 150’yi bulurken, desen sayıları da 250’yi geçiyor. Bunda da tüketim alışkanlıklarının değişmesi etkili oluyor. Bu da, kıyafete uygun çorap alımının, artık çoraba uygun kıyafet seçimine dönüşmesinden kaynaklanıyor. Taytlarda kalın doğal iplikliler ile kendinden desenliler ön plana çıkarken, ince külotlu çoraplarda da kalça, basen toparlama gibi vücut şekillendirme özelliği taşıyan fonksiyonel ürünler terncihte önemli rol oynamaya başladı. Firmalar, klasik modellerde de ten rengiyle uyumlu, belli olmayan çorap üretimine ağırlık vermeye başladı.
Aksesuvar olmaktan çıktı
Kadın başına düşen yıllık külotlu çorap tüketimi Avrupa’da 14’ken Türkiye’de 4’le sınırlı kalıyor. Türk kadınları, çorapta tercihini siyah ve ten renginden yana kullanıyor. Bunun da yüzde 70’ini siyah, yüzde 30’unu da ten rengi oluşturuyor. Taytların artık aksesuar olmaktan çıktığını söyleyen Penti Tasarım Direktörü Ayşin Bicioğlu, “Daha önce taytta koyu renk, rahatlık, diz yapmama gibi özellikler yeterli oluyordu. Ancak, firmaların farklı model ve desen çeşitliliğine gitmesi, taytların pantolona alternatif önemli bir dış giyim öğesi haliene gelmesini sağladı” dedi.

Türklerle en az bir beden fark ediyor

ITALIANA ve Berk markasıyla üretim gerçekleştiren Tekstüre Çorap Sanayi’nin İcra Kurulu Başkanı Kenan Koç, kaçtığı zaman deliği ilerlemeyen çorap üretimine başladıklarını belirterek, “Uluslararası pazarlarda hayvan desenli çoraplar büyük talep görür-ken, bu ürünler Türki-ye’de bir türlü trend olamadı. Uzun yapıları nedeniyle Kuzey Avrupa başta olmak üzere Avrupa için ürünlerin boyunu uzatıp, ilave beden yapmak zorunda kaldık. Türk standardı ile Avrupa standardları arasında en az bir beden fark ediyor. Arap ülkelerinde ise külot bedenlerini büyütüp, bacak boylarını kısaltıyoruz” dedi.

Dört mevsim giyilen erkek çorapları isteniyor

PENTİ Yönetim Kurlu Başkanı Sami Kariyo, Türk erkeklerinin dört mevsim giyilebilen çorap tercih ettiklerini ifade ederek, “Artık erkek çoraplarında da konfor, estetik ve doğallık öne çıkıyor. 4 mevsim giyilebilen çoraplar daha çok tercih ediliyor. Genel çorap kullanıcılarına göre erkek çorabında tercih edilen özelliklerin başında sıcak tutma, yumuşaklık ve terletmeme
geliyor” dedi.

Makarna üreticisini kızdıran açıklama

ORGANİK üretim gerçekleştiren Ekobahçe Satın Alma Müdürü Halit Koçak’ın geçen hafta “Makarnada pişirme süresi 5 dakikaya iniyor” başlığıyla yer alan açıklamasında, makarna üretiminde kıvam güçlendirmek için kimyasal katkı maddeleri kullandığını savunması, makarnacıları kızdırdı. Türkiye Makarna Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Murat Bozkurt, makarna üretimi sırasında Durum Buğdayı’ndan üretilen irmik ve su dışında hiç bir katkı maddesi kullanılmadığını söyleyerek, “Bu da zaten Türdk Gıda Kodeksi’nde açıkça yer alıyor” yanıtını verdi. Koçak da, “Yanlış anlaşıldım. Açıklamamda yer alan katkı maddesinden kastım, kimyasal değil, yumurta gibi kıvam sağlayan ürünlerdir” dedi.

X