"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Kutan'a üç fantastik soru

Ertuğrul ÖZKÖK

Fazilet Partisi lideri Recai Kutan'a önceki gün TÜSİAD'da ilginç bir soru soruluyor. Soruyu soran DYP Bağımsız Milletvekili Sedat Aloğlu.

Aloğlu şunu soruyor:

‘‘Size fantastik filmlerde kullanılan bir teknikle soru soracağım. Fantastik filmlerde bir kişi geçmişte yaşadığı döneme döner. Eğer bugün iktidar olduğunuz güne dönersek bir genel başkan olarak,

a. İlk ziyaret edeceğiniz ülke hangisi olurdu?

b. Başbakanlık Konutu'na ilk davet edeceğiniz kişiler kimler olurdu?

c. Susurluk olayında kamuoyu tepkisini nasıl değerlendirirdiniz?

ERBAKAN OLSANIZ

Dikkat edilirse bu soruların üçü de, RP dönemi genel başkanı Necmettin Erbakan'ın en çok eleştirilen olaylarıydı.

İran ve Libya gezileri, Başbakanlık Konutu'ndaki tarikat liderlerine verilen yemek ve Susurluk olayını eleştirenlere ‘‘Gulu gulu dansı yapıyorlar’’ demesi.

Yani zeki bir üslupla, ‘‘Erbakan yerinde siz olsaydınız bunları yapar mıydınız’’ demeye getiriyor.

Kutan tabii bu sorulara, ‘‘Evet yapardım’’ veya ‘‘Hayır yapmazdım’’ gibi direkt bir cevap vermiyor.

Bunun yerine dolaylı cevapları tercih ediyor.

Mesela, Libya gezisi:

‘‘Bizim programımızda Libya'ya gitmek yoktu. Ama Müteahhitler Birliği Başkanı Kadir Sever, Libya'dan alacakları paraların tahsili için kendisinden oraya gitmesini istedi’’ diyor.

‘‘Bizim önceliğimiz Avrupa Birliği ile ilişkilerdir’’ diyerek tercihini açıklıyor.

Bütün bunlar Erbakan'ın politikalarını bir yandan savunup, bir yandan eleştirmek anlamına geliyor.

Ama tersini yapsa acaba daha mı iyi olurdu?

Yasaklı bir siyasetçinin koltuğuna oturan kişinin, geçmişi bir kalemde silip atması kimseye hoş görünmez.

ADINI DEĞİŞTİRİN

Doğru da olmaz.

O nedenle Kutan hem bilinen uzlaşmacı kişiliği hem de eski liderine bağlılığını zedelemeden, kendi özel tavrını gayet iyi izah ediyor.

Dünkü toplantıdan sonra konuştuğum TÜSİAD üyelerinin çoğu, Kutan'ın tutumundan etkilenmiş görünüyordu.

Hatta aralarından biri, ‘‘Sesini değiştirin, adını değiştirin, konuşmayı yapan kişinin demokratik liberal görüşlü bir insan olduğunu düşünürdünüz’’ diyor.

Tabii iş dünyasının yüzü tamamen Batı'ya dönük insanlarının çoğunda, ‘‘Acaba bu sözlerinde samimi mi’’ duygusu henüz silinmedi.

SİYASİ İSLAM

Benim kanaatim, ‘‘samimi’’ olduğu yolunda.

Zaten Türkiye'de bundan böyle normal siyaset yapabilmek için, bu sözlerde samimi olmak gerekiyor.

Kutan konuşmasında, ‘‘TÜSİAD dahil, bütün müesseseler kendi kendini sorgulamalı’’ diyerek, kendi pozisyonlarını sorguladıklarını ifade ediyor.

Bu sözlerinde çok haklı olduğunu düşünüyorum.

Basın da dahil herkesin kendi tutumunu sorgulamasında yarar var.

Kutan'ın TÜSİAD üyeleri karşısında yaptığı konuşmadan sonra şu soruyu kendi kendime soruyorum.

Acaba Fazilet Partisi, İslam'ı siyasileştirme politikasından vazgeçebilir mi?

Acaba Türkiye, dini siyasi propaganda aracı olmaktan kurtarabilir mi?

Şu an bu sorulara ‘‘Evet’’ demek için çok saf olmak gerekir.

Ama görünen o ki, Fazilet kanadında bile dinin siyasi ağırlığını azaltma yolunda bir düşünce egzersizi başlıyor.

Tabii parti içinde kuvvetli bir radikal kesimin hâlâ etkisini sürdürdüğü de bir gerçek.

Ne var ki, Fazilet'in aklı başında kesimi, Türkiye'nin bir İran, Suriye veya Libya olmayacağını anlamış durumda.

Dünyanın en ünlü topluluğu Rolling Stones 106 konserlik turunu bu cumartesi günü İstanbul'da tamamlıyor.

KONSER COĞRAFYASI

Bu turnede, tek Müslüman ülke Türkiye'ydi.

Çünkü Türkiye hem finansal olarak böyle bir konseri finanse edecek güce sahıp, hem de buna talep var.

Bu ülkede eski Refah kafası ile meşru siyaset yapmak mümkün olabilir mi?













X