Kutan: Seçim tarihini ve sistemini tartışmaya açığız

Hürriyet Haber
16.09.1998 - 00:00 | Son Güncelleme:

Türk Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (TÜSİAD), Meclis'te grubu bulunan siyasi parti liderleri ile yaptığı toplantılar zinciri, dün FP Genel Başkanı Recai Kutan ile sürdü. 400'ü aşkın TÜSİAD üyesinden sadece 38'inin katıldığı toplantıda, Kutan, seçim tarihini ve sistemini tartışmaya açık olduklarını söyledi.

FP Lideri Recai Kutan, bugünkü Meclis'ten mevcut seçim sistemini değiştirecek bir yasanın geçmesinin mümkün olmadığını söyledi. Darbölgeli ve barajlı seçim sistemlerine ilk tepkinin sol partilerden geleceğini söyleyen Kutan, ‘‘Biz FP olarak seçim tarihi ve seçim sistemi üzerine konuşmaya açığız. Ancak uzattığımız el havada kalıyor ‘ dedi.

TÜSİAD’ın dün düzenlediği toplantıya katılan Kutan, Anayasa gereği yerel seçimleri Nisan ayında yapmak gerektiğini hatırlatarak, şöyle konuştu:

‘Eğer iki seçimi birleştirmek istemiyorsanız yine Anayasa gereği 2000 yılının baharında genel seçimleri yapmak zorundasınız. İstesiniz de istemesiniz de Türkiye seçim atmosferine girmiştir. Türkiye, genel seçimler ertelenirse 2000 yılına kadar seçimi konuşmak durumunda kalacak ve 1999, 2000 yılları da kaybedilecek’’ dedi.

Sabancı Center'de düzenlenen toplantıya, Nevzat Yalçıntaş, Abdülkadir Aksu, Cemil Çiçek, Ali Coşkun, Abdüllatif Şener, Sabri Tekir, Tayyip Erdoğan ile katılan FP Başkanı Recai Kutan'ı izlemek için 400'ü aşkın TÜSİAD üyesinden sadece 38'i üye geldi. TÜSİAD Başkanı Muharrem Kayhan, Refah Partisi'nin, kısa süre önce yaşanan ‘‘siyasi travmadan’’ ağırlıkla sorumlu olduğuna hatırlattı. Bugün FP'de büyük ölçüde RP'li kadroların bulunduğuna işaret eden Kayhan şu görüşleri dile getirdi:

RP KADROLU PARTİ

Kadrolarını büyük ölçüde RP'den alan Fazilet Partisi'nin, bazı temel konulardaki görüşlerini, hiçbir tereddüte yer bırakmayacak netlikte ortaya koymasını istiyoruz. FP'nin laiklik konusunda ne yapmayı düşündüğünü de bilmek istiyoruz. Önceki Refahyol Hükümeti'nin Türkiye'yi sürüklediği gerilim ortamı bugün büyük ölçüde aşılmış gözükse de, siyasetin geleceğiyle ilgili düşünceleri şekillendirmeye ve kaygılar beslemeye devam ediyor.

Önceki Refahyol Hükümetinin, dış ilişkiler alanındaki ilk icraatı Türkiye'yi yeni uluslararası ekonomik ittifaklar içine sokma girişiminde bulunmak ve Batı dünyası ile ilişkilerimiz hakkında ciddi soru işaretleri yaratmak oldu.

Kuşkusuz, sorun sadece ekonomi değil. Batı siyasal ilkeler ve değerler açısından da Türkiye'nin model aldığı, yüzünü çevirdiği bir uygarlık merkezidir. Bu ilişki, uzun süredir Türk toplumunun büyük çoğunluğunun benimsediği ortak bir değer haline gelmiştir. Fazilet Partisi'nin, Türkiye'nin uluslararası ilişkilere bakışını bu çerçeve içinde ortaya koyması, bizim için aydınlatıcı olacaktır.

Bizim için ikinci önemli laiktir. Bu konunun bizim için önemi, laiklik ilkesinin, TÜSİAD'ın tüzüğüne kadar girmiş olmasından ibaret değildir. Biz, laiklik ilkesini, toplumun büyük çoğunluğunun hayat tarzını belirleyen, toplumu birarada tutan bir çimento olarak görüyoruz. Bu nedenle, tüm kamuoyu gibi bizim üyelerimiz de, bu alanda çok kısa süre önce yaşadıklarımızın tekrarlanmaması için, Fazilet Partisi'nin neler yaptığını, yapmayı düşündüğünü, yalnız üst yönetiminin söylemine değil, partinin tüm kadrolarının tabanının ve sempatizanlarının tutum ve davranışlarına lakilik ilkesini nasıl yansıtacağını bilmek istiyor.

Seçim tarihi, Meclis'in aldığı bir karardır. Ancak biz bugün yalnızca seçim tarihinin ve iki seçimin birarada yapılıp yapılmamasının tartışma konusu edilmesini yanlış buluyoruz.

TÜSİAD'dan farkımız yok

Konuşmasına TÜSİAD Başkanı Muharrem Kayhan'a, ‘‘Birinci elden ve doğrudan bilgi gelmediği için bazı hususlarda yanlış yorumlar yapıyorsunuz. Ben bunları anlatmaya geldim’’ yanıtını vererek başlayan FP Genel Başkanı Recai Kutan, ‘‘Görülecektir ki, temel konularda TÜSİAD ile aynı istikametteyiz, birbirimizden farkımız yok’’ dedi. Kutan, TÜSİAD üyelerine şu mesajı verdi: ‘‘Sayın Başkan tarafından bazı hususlar ifade edildi. Ve anladım ki, doğrudan, birinci elden bilgi almanın zarureti aşikar. Anlaşılıyor ki, Sayın Başkan da, birinci elden ve doğrudan bilgi almadığı için bazı hususlarda yanlış yorumlar yapmaktadır. Bu anlayış içinde bütün görüşlerimizi, muhterem heyetinize açıklayacağız. Biz neyiz, ne değiliz, birinci elden anlatmak istiyoruz. Hayırlı hizmet veren TÜSİAD üyelerinin böyle sorular sormaları hakkıdır.’’

Kutan, FP olarak bütün aydınların ve bu ülkede özel durumu olan bütün kesimlerin, Türkiye'deki gelişmeleri bilimsel anlamda takip etmelerini istediklerini söyleyerek konuşmasını şöyle sürdürdü:

Elbette dünyaya sırtımızı dönemeyiz. Dünyayla ilişkileri keserek büyük devlet olmamız mümkün değil. Bu arada ülkemizde, halkımızın gündeminden kendimizi uzaklaştırarak, sırt dönerek bu ülkede iç barışı ve huzuru temin etmemiz mümkün değil.

Dünyada ve Türkiye'de büyük değişimler 4 ana istikamette meydana geldiyor. Birinci istikamet demokrasi. Dünyanın her tarafında demokrasi rüzgarları esiyor. O halde Türkiye bundan uzak kalamaz. Görüyoruz ki bütün ülkelerde öze ve milli değerlere dönüş var. Bütün sosyal politikalar, aile, birey temeli üzerine bina edilmektedir. Üçüncü büyük değişiklik, devlet müdahalesininin asgari seviyede olduğu serbest piyasa anlayışı, yani ekonomide liberalleşme. Dördüncü değişiklik, küreselleşme.






Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı