Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Küskünlere Paşa freni

    Hürriyet Haber
    19.03.1999 - 00:00 | Son Güncelleme: 19.03.1999 - 00:01

    Orgeneral Kıvrıkoğlu'nun uyarıları küskünlerde fikir ayrılığı yarattı. Küskünler, dün uzun değerlendirmeler sonunda, seçimin ertelenmesine ilişkin hazırlıkları bekletmeye ve Meclis'teki gelişmeleri görmeye karar verdiler.

    Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu'nun, ‘Seçimi ertelemeyin, 312’yi kaldırmayın' yolundaki demeci, küskünlerde bomba etkisi yarattı. Küskünlerin bir bölümü hareketlerinin zayıflayacağını savunurken, bir bölümü daha da güçleneceklerini ileri sürdü. Küskünler dün ANAP'lı Ahmet Alkan ve DYP'li Esat Kıratlıoğlu ile milletvekili odalarında uzun süre Paşa'nın uyarısını değerlendirdiler. Seçimlerin ertelenmesine ilişkin hazırlıkların bir süre bekletilmesi ve Meclis'teki gelişmeler görüldükten sonra gündeme getirilmesi fikri öncelik kazandı. Siyasiler, Kıvrıkoğlu'nun uyarısını şöyle değerlendirdiler:

    Esat Kıratlıoğlu (DYP) Kıvrıkoğlu görüşlerini bildirmiştir. Kanaatleri elbette değerlidir. Benim zaten şu andaki cevabım da Kıvrıkoğlu'na verilmiş bir cevap değildir. Anayasa'da ve demokrasimizin temelinde Meclis'i dışarıdan yönlendirmek yoktur. Eğer böyle olursa o zaman Sayın Başbakan ve tüm liderlere sormak gerekir; ‘‘Sizin bu demokratik düzen içinde yeriniz nerededir?’’ diye. Hastalığın temeli SPK'nda liderlere, Hafız Esad'lık, Saddam Hüseyin'lik yetkiler verilmesidir. TBMM liderlerin iradesine kilitleniyor ve onların oyuncağı haline geliyor. TBMM'nin haysiyetini kurtarmak, demokrasiyi tam işletmek hedefimizdir. Yolumuzdan bizi kimse döndüremeyecek. Yeter söz milletindir.

    Adını saklayan küskün Bu iş bitmiştir deyip, vurup kafamı yattım. Rüzgarın nereden geldiği belli. Bu saatten sonra bir sonuç alınması imkansız. Zaten bir bölümü 312, bir bölümü ise gensoruya karşıydı. Hareket inişe geçmişti.

    İrfan Köksalan (ANAP) Paşa kendi fikrini söylüyor. Parlamento ve Silahlı Kuvvetler'in yeri ayrı. Parlamentodaki çalışmaları etkilememesi gerekir.

    Metin Öney (ANAP) Bu hareketin önderliğini yapan arkadaşlara sormak gerekir. Ben sadece oturumlara katılarak gerekeni yapıyordum.

    Ahmet Alkan (ANAP) Zaman zaman bazı gruplar, gensoru ve hükümetin düşürülmesine karşı olduklarını dile getiriyorlar. İlk defa böyle bir uyarı Anayasal zeminin dışına çıkıyor. 28 Şubat kararları da dahil daha önce anayasal zeminin dışına çıkılmamıştı. O kararlar MGK'da alınmıştı. Bu açıklamanın üzerine değerlendirme yapması gereken ilk kurum hükümettir.

    Bahattin Yücel (ANAP) DYP ve ANAP'ın kendileri açısından iktidar alternatifi görmedikleri Ecevit'i Başbakan yapmalarının ardından kamuoyu tercihleri gözle görülür şekilde değişti. Artık seçimlerin 18 Nisan'da yapılacağı güçlü bir olasılık. Bu seçimler üç kıdemli siyasetçinin tasfiyesine yol açacak. Birincisi Erbakan, belki siyasi partiler yasası ile kurtuluşu sağlanabilirdi. Bu süreç işletilemeyecek. İkincisi DSP önde göründüğü için Baykal. Bundan daha önemlisi Ecevit'in geçtiğimiz günlerde dile getirdiği Cumhurbaşkanı'nın görev süresinin uzatılma olasılığı da yeni Meclis'te görülmüyor.

    Mahmut Duyan (DYP) Sert bir uyarı. Bu hareketi etkilemez. Askerlerin her zamanki beyanı. Bu beyanatlara alışığız. Doğal karşılıyoruz.

    Ercan Karakaş (CHP) Devletin herhangi bir görevlisi açıklama yapabilir mi, yapamaz mı yasal açıdan bakılmalı. Yasal hak varsa bu kullanılmalı. Yasalar belli görevlileri kısıtlıyorsa, bu herkesin uyması görevidir. Yapılan bir tartışmaya görüş iletiyor. Bildiğim kadarıyla kamu görevlilerinin açıklama yapması için izin almaları gerekiyor. Demokrasilerde ayrıcalıklı kişi olmaz.

    Ahmet Güryüz Ketenci (CHP) Böyle şey olur mu? Böyle bir açıklama demokrasiyle bağdaşır mı? Açıktan muhtıradır bu. Resmen Meclis'in iradesine müdahaledir. Demokrasinin kalbi Genelkurmay değil, Meclis'tir. Meclis kendi iradesini Türkiye'nin çağdaşlaşması ve demokratikleşmesi konusunda kullanmak zorundadır. Bunun için bir yerlerden talimat almasına, bir yerlerin buyruğunu yerine getirmesine gerek yoktur.

    Mustafa Balcılar (ANAP) Baştan beri küskün arkadaşların hareketine destek vermiyorum. Ben tek seçicilik sisteminin kaldırılmasını düşünen bir insanım. Seçimin olması artık kaçınılmazdır.

    Hüsamettin Cindoruk (DTP) Genelkurmay Başkanı'nın açıklamalarını Anayasa'nın temel buyruklarının sınırları içinde görmek mümkün değil. TBMM'nin kararlarını etkileyecek bir kurumun varlığı, ülkede demokrasinin gücünü ve niteliğini tartışmaya açar. Cumhuriyetin, bugün yurt içinde ve yurt dışında gücünün ve itibarının kaynağı, demokrasidir, özgür TBMM'dir. Seçimin ertelenmesi değil, yapılması bir kaos yaratacaktır.



    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı