Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Küskünler barıştı

Muharrem SARIKAYA

Biçilen milletvekillerinin dün gündeme hákim olduğu Meclis'te ilginç görüntüler yaşanıyor. Başbakan Bülent Ecevit, partisinin grup toplantısı çıkışında düşünceli görünüyor.

Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in Özbekistan'da seçimlerin ertelenmesi ile ilgili olarak ‘‘Dünyanın sonu değil’’ sözlerini hatırlatıyoruz.

Ecevit, ‘‘Yanıt vermek istemiyorum’’ diyor.

Demirel'in sözlerinin, biçilen milletvekillerine destek anlamına gelip gelmediği sorususuna, ‘‘O yorumu siz yapıyorsunuz’’ karşılığını veriyor.

Ancak yüz mimikleri hoşnutsuzluğunu sergiliyor.

* * *

Meclis'in ikinci katındaki partisinin grup odasına çıkan Ecevit, kurmaylarıyla FP-biçilenler ittifakına karşı alacakları taktiği belirliyor.

Koridorun diğer ucunda bulunan ve yan yana olan ANAP ve DYP gruplarında da hummalı bir çalışma yürütülüyor.

Herkesin elinde bir Anayasa ve içtüzük, harıl harıl ders çalışılıyor.

ANAP Grup Başkanvekili Ülkü Güney, elindeki Meclis İçtüzüğü'nün 95'inci maddesini gösteriyor ve karşısındaki ANAP'ın küskün milletvekili Mustafa Balcılar'a dönüp ekliyor:

‘‘Mustafa, gel vazgeç bu sevdadan. İçtüzük açık, iptal ancak Anayasa Komisyonu'nda karar alınmasıyla mümkün....’’

Balcılar, sakin bir şekilde şu karşılığı veriyor:

‘‘Bir iptal için, bir de Yılmaz ve Çiller'i Yüce Divan'a göndermek için oy vereceğim. Kararım kesin...’’

Güney, hemen hesap yapıyor. Gensorunun sonuçlanmasından sonra seçimlere 23 gün kalacağını hatırlatıyor.

Gensorunun çarşamba günü görüşülmesi halinde, bir gün sonra yani 25 Mart Perşembe günü gümrüklerde oy verme işleminin başlayacağının da altını çiziyor ve şöyle diyor:

‘‘Gensoru günü Ecevit istifa eder. Bütün komisyonlar tıkanır. Dolayısıyla seçime 23 gün kala hiçbir iş yapılamaz.’’

Cumhurbaşkanı'nın tavrının ne olacağı konusunda şunu söylüyor:

‘‘23 gün kalmış seçimi hangi cumhurbaşkanı iptal ettirir?..’’

Biraz ileride DYP Grup Başkanvekili Mehmet Gözlükaya'nın odasında diğer grup başkanvekilleri toplanmış, aynı konuyu tartışıyor.

DYP'li Hayri Kozakçıoğlu, seçim iptali için yeni yasa gerektiğini belirterek şöyle diyor:

‘‘22 Aralık 1998 tarihinde Yüksek Seçim Kurulu'nun 375 sayılı kararı mevcut. YSK kararı değil, yasayı esas alacağını açıkça belirtiyor.’’

* * *

Meclis'in çalışma saati yaklaştıkça kulis hareketleniyor.

Refahyol'un kurulmasına karşı çıkıp, DYP'den ayrılarak DTP'ye geçen Ayseli Göksoy'un yanına, liste dışı kalınca DYP'den istifa eden Mehmet Tatar yaklaşıyor.

Tatar, Göksoy'a Refahyol'un kurulmasına karşı çıktığı için evinden arayıp tepki gösterdiğine pişman olduğunu belirterek ekliyor:

‘‘Abla yanlış yapmışım, ver elini öpeyim, affet beni...’’

Göksoy elini uzatıyor, Tatar öpüyor. Biçilenler alkışlıyor.

Tatar, kendisi gibi liste dışı kalınca isyan eden DYP'li Ömer Bilgin'in yanına gidiyor ve şöyle diyor:

‘‘Ben sana kötü laf ettim, gel barışıp gardaş olalım...’’

Sarılıp öpüşüyorlar...

Tatar, kendisini hayretle izlediğimizi görünce iki elini yana açıp şöyle diyor:

‘‘Allah'ın işene bak. Ayseli ablamla barıştım, eniştemin ortağı Ömer ile gardaş oldum. Demek ki Çiller Yüce Divan'a gidecek, seçim iptal olacak...’’

Refah nedeniyle küsenler, Fazilet'le işbirliği içinde barışıyor.

Genel kurul salonunda da FP ile gündeme hákim oluyor.



X