Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kuş gribi korkusu altında bir bayram

TEDİRGİN bir bayram geçireceğiz. Kolay değil, Uzakdoğu’dan sonra kuş gribinde ilk ölümleri yaşayan ülke olarak geçtik dünya tarihine...

Geçtiğimiz ay içinde Manyas’ta ilk kez kuş gribi görüldüğünde anlaşılamayan bir acelecilikle tehlikenin sona erdiği yönünde erken bir açıklama yapıldı.

Ondan sonra da hiçbir önlem alınmadı.

Oysa virüsün göçmen kuşlar tarafından taşındığı biliniyordu.

Göçmen kuşların başka bölgelere de aynı virüsü taşıyacağı neden düşünülemedi?

Ya da düşünülmek istenmedi. Çünkü olay Van’da patlayınca ve hızla başka illere yayılınca hiçbir önlem alınmadığı anlaşıldı.

O kadar ki, hastalıkla ilgili ilaç bile kuş gribinin görüldüğü kentlere gönderilmemişti.

Oysa göçmen kuşların Türkiye’deki konaklama yerleri belli.

Manyas’tan sonra bu yöreler duyarlı bölge ilan edilebilir ve gerekli önlemler alınabilirdi.

* * *

Daha da vahimi Koçyiğit kardeşlerle ilgili yanlış tanı açıklaması.

Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi, Muhammet Ali Koçyiğit’in kuş gribinden değil, zatürreeden öldüğünü açıkladı.

Bu yanlış tanı açıklaması çok önemli bir zaman kaybına neden oldu.

Şunu hep vurgulamaya çalışıyoruz. Bilimden uzaklaştığınız oranda başınız beladan kurtulamaz.

Ama hükümet nedense inatla bilimden, bilim kurumlarından ve bilim adamlarından hoşlanmıyor.

Bütün bilim kurumlarını uzmanlık açısından yeterli olmayan, kendine yakın insanlara teslim ediyor.

Bunun faturasını da yalnız hükümet değil, hepimiz ödüyoruz.

Gazete haberi doğru ise "Kuş gribi değil, zatürree" diye 1 Ocak’ta açıklama yapan Hıfzıssıhha Enstitüsü Başkanı olan zat 3 Ocak’ta hacca gitmiş.

Ondan sonra kuş gribi orada burada patlamaya başladı. Salgınla mücadele eden en önemli kurumun başkanı ise gazeteye göre hálá hacda.

Bu kafa ile bu çağda nereye gidilebilir?

Dilerim bu olay hükümete bilim kurumlarıyla oynamamayı, hiç değilse buralarda kadrolaşmamak gerektiğini öğretir.

* * *

Türkiye kuş gribine karşı her an hazır olmak zorunda.

Çünkü topraklarımız göçmen kuşların yolu üzerinde ve bir konaklama yeri.

Sürekli tetikte beklememiz gerekiyor.

Yoksa işi Allah’a havale edip sırtüstü yatma alışkanlığını sürdürürsek daha çok felaketlerle karşılaşırız.

Bu iş kesinlikle şakaya da gelmez.

Kuş gribi denen felaket ekonomimizi de vurur, turizmimizi de. Altından kalkamayacağımız büyük zararlar verir.

Dikkat ediyor musunuz, Başbakan Erdoğan bu işle pek ilgilenmiyor gibi bir tutum içinde.

Paniğin yayılmaması için mi böyle yapıyor acaba? Bunun için mi önemsemez havalarda?

Cuma akşamı bir meslektaşımızın verdiği ve bazı gazeteci arkadaşlarımızın katıldığı Feriye Lokantası’ndaki yemekte de bu konuyu çok önemsenmediğini anladım.

Çünkü o yemeğe katılan meslektaşlarımızın yazdıkları izlenimlerde kuş gribi ile ilgili bir şey okumadım.

Dilerim bu felaketi en az zararla atlatır ülkemiz.

Böyle birbirinden tatsız olayları yaşadığımız bir dönemde geçirmek zorunda kaldığımız Kurban Bayramı hepinize kutlu olsun.
X