Kurtulmuş: Hollanda'daki seçimler endişelerimizi teyit ediyor

Güncelleme Tarihi:

Kurtulmuş: Hollandadaki seçimler endişelerimizi teyit ediyor
Oluşturulma Tarihi: Mart 16, 2017 15:41

Kurtulmuş: Hollanda'daki seçimler endişelerimizi teyit ediyor

Haberin Devamı

Şahismail GEZİCİ/ ELAZIĞ,(DHA)- BAŞBAKAN Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Hollanda'da dün yapılan seçimleri değerlendirirken, "Avrupa'daki bu aşırı sağcı dalgalar Türkiye olarak bize bir zarar vermez, kendimizi koruruz, ama Avrupa siyasetçilerini bundan sonra zor bir süreç beklediği Hollanda seçimleriyle bir kere daha ortaya çıkmıştır. Hollanda'nın seçimleri maalesef endişelerimizi teyit ediyor" dedi.
Elazığ'a gelen ve STK temsilcileri ile şehit aileleri ile kahvaltıda bir araya gelen Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, daha sonra Elazığ valiliğine geçti. Burada gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, Hollanda'da dün yapılan seçimlerin sonuçlarını değerlendirirken, Hollanda'nın, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanına gösterdiği tavır nedeniyle iki ülke ilişkilerinde ciddi bir gerilim ve krize neden olduğunu söyledi.
'KIZDIK, ÖFKELENDİK AMA DEVLET AKLIYLA HAREKET ETMEK ZORUNDAYIZ'
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Hollanda'nın dünkü seçimden sonra, makul bir hükümet kurma imkanına kavuşmasını umut ettiğini belirtirek, şöyle konuştu:
"Onlar tarafından çıkarılan krizi biz çıkarmadık. Türkiye ile Hollanda arasındaki bu krizi telafi edici adımlar atmaları mümkün olur. En kısa zamanda da bu adımları atmalarını onlardan beklediğimizi ifade etmek isterim. Bizim bu krizle birlikte söylediğimiz bir şey vardı. Dünkü seçimler maalesef endişelerimizin haklı olduğunu ortaya koymuştur. O da nedir ? Avrupa'da artan bir aşırı sağ, milliyetçi damar var. Maalesef bu ırkçılık bazında ortaya çıkıyor. Tabiri caizse bir neo faşizm ortaya çıkıyor. Yabancı, göçmen, Müslüman düşmanlığı özellikle de Türkiye düşmanlığı şeklinde tezahhür ediyor. Bu yabancı düşmanlığı, ırkçılık Avrupa için çok tehlikelidir. Allah'ın izniyle biz tedbirlerimizi alırız. Bize bir şey olmaz. Avrupa'daki aşırı bu aşırı sağcı dalgalar Türkiye olarak bize bir zarar vermez, kendimizi koruruz ama Avrupa siyasetçilerini bundan sonra zor bir süreç beklediği Hollanda seçimleriyle bir kere daha ortaya çıkmıştır. Eğer Avrupa'nın mutedil, demokrat gerçekten yerel siyasetçileri ciddi bir şekilde tedbir almazlarsa ve artan bu aşırı ırkçı dalganın altında kalırlarsa bir gün bu dalga yükselir, yükselir onları da boğar . Dolayısıyla bu aşırı ırkçı formlara Avrupa kamuoyunun son derece hassas olması, liberal meşru makul siyasetinde güçlenmesi lazım. Hollanda'nın seçimleri maalesef bu endişelerimizi teyit ediyor. Mark Rutte'nin başında olduğu parti 33 milletvekili almış durumda, açıkça İslam ve Türk düşmanlığı yapan Geert Wilders'ın 20 milletvekili almış olması, oylarını yükseltmiş olması, milletvekili sayısını artırmış olması Hollanda içinde endişe verici bir durumdur. Burada zor bir koalisyon tablosu ortaya çıkıyor. Biz Cumhurbaşkanlığı hükümet modelini teklif ederken bu tür endişelerle ortaya çıktık. Yani seçimler artık bir takım belirsiz koalisyonlar dönemi değil, seçim akşamında kim Cumhurbaşkanı seçildiyse ülke yöneteceği bir atmosfer ortaya çıkarmalıdır ve hükümet hemen seçimin ertesi günü kurulabilecek bir noktada olmalıdır. Hollanda buradan nasıl bir hükümet çıkaracağı onların kendi bileceği bir iş, son derece dalgalı bir tablo ortadadır. Buradan ümit ederiz ki, yabancı, göçmen, İslam düşmanlığını, Türkiye düşmanlığını öne çıkaran siyasetçiler siyasi gelişmede söz sahibi olmasınlar. Etkili olmasınlar diye ümit ederiz ve biz Türkiye olarak da hem Hollanda hem de Avrupa Birliği ile genel olarak ilişkilerimizde de hem milli onurumuzu haysiyetimizi koruyacak şekilde kararlılık içerisinde davranırız hem de sabaha kadar çok kızdık, öfkelendik, içimizde fırtınalar koptu ama; sonuçta biz refleksle değil devlet aklıyla hareket etmek zorundayız."
'AVRUPA MİLLETLERİ ARASINDAKİ DÜŞMANLIKLARI ARTIRIR'
Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, hem Türkiye'nin menfaatlerini hem de orada yaşayan vatandaşların haklarını korumak zorunda olduklarını da ifade ederek, "Orada artık 3'üncü nesil yerleşmiş, işini gücünü kurmuş oralı olmuş vatandaşlarımız var. Onlara da hiçbir zarar gelmeyecek şekilde tedbirlerimizi alırız. Avrupa ile yeni bir sürece giriyoruz. Türkiye sürekli olarak Avrupalılara Avrupa değerlerini hatırlatmak durumunda kalıyor. Yani insan hakları, demokrasi, fikir ve ifade özgürlükleri her ağızlarını açtıklarında onlar bize ya da başka ülkelere bunların üzerinden konuşuyorlar şimdi ne oldu ? Şimdi Avrupa ülkelerinin birçoğunda sanki bunların hepsi rafa kalktı. Faşizm, aşırı ırkçı söylemler, din, İslam düşmanlığı para ediyor. Bu çıkar yol, doğru yol değil. Avrupa'da sadece aşırı sağcı akımlar göçmenlere ve yabancılara karşı bir düşmanlık olarak ortaya çıkmaz. Birinci ve ikinci dünya savaşı arasında görüldüğü gibi Avrupa'nın kendi içerisinde, Avrupa milletleri arasında düşmanlıkları artırır. Dolayısıyla buraya çok hassas bir şekilde yaklaşmaları lazım"diye konuştu.
'HEZEYANLAR İÇİNE GİRDİLER'
Almanya'da yaşayan Türklerin oy kullanması ile ilgili bir soru üzerine ise Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, "Türkler, yurtdışında ilk defa oy kullanıyor değiller. Geçen sefer Cumhurbaşkanlığı seçiminde Avrupa'nın her yerinde Türkler güle oynaya katıldı. Seçim kampanyalarında şu kişiye, bu kişiye 'oy verin' diyenler oldu. Benim anlamadığım taraf şu: Allah aşkına ne oldu da hepsinin düğmelerine basılmış gibi hepsi birden bu seçim kampanyasında 'Hayır' Türkler oy kullanmasın, 'Türk bakanlar buraya gelmesin, propaganda yapılmasın' diye bir takım hezeyanlar içerisine girdiler. Bunlar kabul edilebilir bir şeyler değildir. Eğer oy kullanmanın önünü açıyorsanız her kampanyanın önünü açacaksın. Şimdi burada iki şık var 'Evet' ya da 'Hayır'. 'Evet' diyen de 'Hayır' diyen de olacak. Referandumda bir şey soruyorsanız bu kampanyaların yapılmasını müsaade etmeniz demokrasinin gereğidir. Dolayısıyla topyekun hepsi bu anlamda çok ciddi sınavlar veriyorlar. Tabii ki orada vatandaşlarımız oy kullanacaktır. Bununla ilgili düzenlemeler yapılacaktır. Orası zaten YSK tarafından belirlenmiş seçim çevrelerinden oluşuyor. Bu seçim çevrelerinde nasıl içeride referandum da oy veriliyorsa ora da oy verilecektir. Alman makamlarında da diğer makamlardan da beklentilerimiz, bizim oradaki görevlilerimize gerekli kolaylıkları göstermeleridir. Bu Türkiye Almanya ilişkileri geleceği bakımından doğru olan yoldur. Ayrıca demin de ifade ettiğim gibi Almanya'nın demokrasiye demokratik standartlara saygısı bakımından önemli bir yoldur. İnşallah Avrupa'da bu seçimi yapacağız. Referandumda halkımız orada oy kullanacaktır"dedi.

FOTOĞRAFLI

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!