Kurtul: Patronu değil bankaları kurtarın

Hürriyet Haber
04.01.2002 - 00:00 | Son Güncelleme:

Akbank Genel Müdürü Zafer Kurtul, banka sahiplerinin değil, bankaların kurtarılması gerektiğini söyledi. Kurtul, zordaki bankalarda izlenecek ilk yöntemin Hazine yardımından önce, mevcut hissedarın sermaye artırması ya da yeni hissedar bulunması olduğunu belirtti.Akbank Genel Müdürü Zafer Kurtul, 2002 yılında beklenen büyümeye, bankaların katkısının ancak güçlü mali yapıya sahip olmalarıyla mümkün olacağını vurguladı. Sistemde kalan bankaların mali yapılarının güçlenmesi gerektiğini ve ‘taze kan’ ihtiyacının daha arttığını dile getiren Kurtul'a göre, bunun yolu da Hazine'nin bankalara kaynak aktarması değil, bankanın güçlü bir sermayedar yapısına kavuşması. Kurtul, hükümetin banka sahiplerini değil, bankaları kurtarmayı hedeflemesi gerektiğini belirtti.Türkiye ekonomisinin 2001 yılında önemli bir tranformasyon geçirdiğine dikkat çeken Kurtul, 2002 yılında reel sektörde tekrar büyümenin başlayacağını, ancak bunun önceki yıllarda olduğu gibi ithalat ağırlıklı, ticari dengeleri bozan ve sıcak paranın desteklediği bir büyüme olmasını beklemediklerini kaydetti. Bu yıl rekabetçi kur politikasının vermiş olduğu avantajla Türkiye'nin ihracata dönük bir büyüme sürecine girebileceğini belirten Kurtul, mali sektörün bu büyümeyi nasıl etkileyeceği konusunda ise ‘‘Bankalar güçlü mali yapıya sahip oldukları takdirde reel sektöre istenen, beklenen etkiyi yapabilirler’’ diye konuştu. TAZE KAN İHTİYACI2002 yılında mali sektördeki reformların devam etmesi gerektiğini söyleyen Kurtul, bu dönemde sistemde kalan bankaların da mali yapılarının güçlenmesi gerektiğine dikkat çekti. Bankacılık sektöründe ‘‘taze kan’’ ihtiyacının giderek arttığını dile getiren Kurtul, ‘‘Bu sermaye ihtiyacının karşılanması, bankaların daha güçlü bir yapıya kavuşturulması şart’’ diye konuştu.‘‘Devalüasyon ve ardından gelen ekonomik kriz, gerçek bankacılık modeline hangi bankaların sahip olduğunu, hangi bankaların varlıklarını net bir şekilde koruduğunu ortaya koymuştur’’ diyen Kurtul, bankacılık sektöründe hissedarların artan önemine dikkat çekti. Kurtul, bankanın sermaye yeterliliği, pasif yapısının istikrarlı, aktif yapısının kaliteli olması kadar bankayı kontrol eden hissedarların bankacılık yapabilecek kriterlere sahip olması, diğer işlerdeki başarısının da öne çıkan unsurlar olduğunu vurguladı.ÖZKAYNAK TAKVİYESİ ŞARTBankacılık sektöründe yeni ve sağlıklı bir döneme başlayabilmek için atılması gereken en önemli adımın özkaynakları erozyona uğramış bankaların sistematik risk yaratmadan faaliyetlerini sürdürebilmeleri için özkaynaklarının takviye edilmesi olduğunu dile getiren Kurtul'a göre, burada uygulanacak ilk yöntem de mevcut hissedarların sermaye artışı gerçekleştirmesi veya yeni hissedarlar bulunarak zor durumda bulunan bankalara sermaye takviyesi yapılması.Bu noktada kamuoyuna ‘‘banka kurtarma operasyonu’’ olarak yansıyan ve bankalara Hazine yardımını öngören tasarıyı değerlendiren Kurtul, şunları söyledi: ‘‘Hissedarların sermaye artırması ya da yeni hissedarlar bulunması mümkün olmuyor ve söz konusu bankalara kaynak enjeksiyonunun Hazine tarafından yapılması gerekiyorsa, bunun yönetimin de çok dikkatlice belirlenmesi gerekir. Hazine'ye maliyeti ve kamuoyu tarafından kabul edilebilirliği çok önemli bir konu. Bu yardımın düşük faizli, uzun vadeli sermaye benzeri krediler olarak zor durumdaki bankalara kullandırılması büyük haksızlıklara yol açar. Böylesi bir kaynağın uzun vadeli olarak bu bankalara kullandırılması söz konusu bankaları, rasyonel ve doğru bir şekilde idare edemeyen hissedarların kamu kaynaklarıyla sübvanse edilerek ödüllendirilmesi anlamına gelir. Böyle bir uygulama hem kamu vicdanını yaralar, hem de sektörde haksız rekabete neden olur.’’Tanıtım 2002'de artarak sürecekGeçen yılın son ayında pazara sunduğu Axess kredi kartı ile bireysel bankacılıktaki iddiasını ortaya koyan Akbank'ın 2002 yılında özellikle bu alanda pazar payını artırmayı hedeflediğini söyleyen Zafer Kurtul, büyüme sürecine girilmesinin enflasyon düşüşü ile desteklenmesi ile bireysel bankacılığı yeniden ön plana çıkaracağı görüşünde. Geçen yıl ‘‘Bu dostluk ömür boyu sürecek’’ mesajıyla müşterilerine seslenen Akbank'ın 2001 yılında hem bireysel de, hem de kurumsal da pazar payını artırdığına dikkat çeken Kurtul, ‘‘Çünkü sektörde kaliteye dönüş başladı’’ diye konuştu. Akbank'ın müşteri odaklı büyümesini sürdüreceğini, yeni ürün ve yeni hizmetler konusundaki çalışmalarının 2002 yılında da süreceğini belirten Kurtul, ‘‘Bunlara ilişkin tanıtım faaliyetlerimizi de artırarak sürdüreceğiz’’ dedi.Hedef sektör liderliğiAkbank, liderlik yarışındaki iddiasını koruyor. Akbank'ın 1999 yılında uygulamaya aldığı üç yıllık yeniden yapılanma programının yaşanan krize rağmen kesintisiz olarak uygulandığını ve bunun sonuçlarının alınmaya başladığını vurgulayan Kurtul, ‘‘Akbank'ın hedefi önümüzdeki 10 yıl içinde sektör lideri olarak konumunu pekiştirmektir’’ dedi. Kurtul, Akbank'ın bütün planlarını organik büyüme üzerine kurduğunu ve yabancı bir ortaklığa ‘‘zorunlu’’ olmadığını dile getirdi.Kurtul'un sıkıntıdaki bankalara yardım reçetesiZor durumdaki bankaya kaynak aktarılacaksa bu kredi şeklinde değil, sermaye şeklinde verilmeli. Bunun karşılığında Hazine konacak kaynak kadar bankaya ortak olmalı, yani hisse senedi almalı.İşlem yapılırken ilgili bankanın çoğunluk hissedarı, grup ve ailenin doğrudan ve dolaylı sahibi bulunduğu hisseleri Hazine lehine bloke edilmeli. Bu blokaj Hazine'nin elindeki hisseler satılıncaya kadar devam etmeli.Böylelikle çoğunluk hissedarların ikincil halka arz, blok satış veya kayıtlı satışlar gibi hisse senedi arzına izin verilmemeli. Sermaye piyasalarının ihtiyacını sadece Hazine'nin sahip olduğu hisse senetleri karşılamalı.Hazine'nin sahipliği geçici olmalı ve Hazine'nin elindeki hisselerin piyasa şartlarına göre blok satışına veya ikincil halka arz aracılığıyla elden çıkarılmasına öncelik verilmeli.
Etiketler:

EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı