Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kürtler, Iraklı gibi davranmalılar

Türkiye, kendi Kürt sorunuyla ilgili bir çağdaşlaşma sürecine girdi. Ancak bu defa da, hem kendi Kürt kökenli vatandaşları, özellikle de Kuzey Irak Kürtleri beklenen ve gereken refleksi henüz gösteremiyor.

Türkiye, son 30 yıl içinde yaşadığı Kürt sorunu ve PKK teröründen payını aldı. Bu dönem içinde, özellikle de PKK terörü bu ülkeye büyük zarar verdi.

Demokrasi adeta askıya alındı.

İnsan Hakları ve fikir özgürlüğü büyük oranda sınırlandırıldı. Kısıtlayıcı önlemler getirildi. Her yönden geri adımlar atıldı.

PKK’nın askeri harekatının başarısızlığı ve Öcalan’ın tutuklanmasından sonra ve AB’ye tam üyelik girişiminin hızlandırdığı süreç sayesinde, daha yeni yeni kendimize gelebiliyoruz. Üstelik, bu kısıtlamalar hem bizi, hem de Kürtleri zarara uğrattı.

Şu sıralarda Türkiye, Kopenhag kriterlerine uyum sağlamak adına Kürt sorunuyla dolaylı ilişki içinde, tam bir çağdaşlaşma süreci yaşıyor. Hele 2004 Aralığında, tam üyelik müzakerelerinin ne zaman başlayacağı ile ilgili bir tarih alabilirse, bu süreç daha da hızlanacak.

Ancak bakıyorum Kürt hareketinin liderliğini çekenler, gelişmeleri bu açıdan değerlendirmiyorlar. Hala eski kalıplar ve sloganlarla hareket ediyorlar. Kürtçülüklerini ön planda tutuyorlar. Türklerle kucaklaşmaya ve ülkeyi birlikte yönetmeye öncelik vermiyorlar.

Neleri kaçırdıklarının farkında değiller.

IRAKLI KÜRTLER DE YANLIŞ DAVRANIYORLAR

Aynı hatayı Kuzey Irak’lı bazı Kürt çevrelerde de görüyoruz. Kürtlerin söylemlerine baktığımız zaman, Irak’lı gibi davranmıyorlar. Kürt kimliklerini ön plana çıkarıyorlar. Türk askerine yaptıkları itirazlar bizde bu izlenimin yaygınlaşmasına neden oluyor.

Çok yazık... Bu tutumlardan vazgeçilmezse, birlikte çok önemli bir fırsat kaçırılabilir.

* * *

GENELKURMAY’IN AKREDİTASYON YASAĞI

Genelkurmay Başkanlığı’nın uzunca bir süredir uyguladığı ve bazı gazete temsilcilerini brifinglere almama yasağı vardır. 28 Şubat döneminde başlayan ve farklı düşünce veya sert eleştiri getiren gazeteciler, özellikle de dinci basın bu yasağa dahildir. Bir zamanlar bende bu yasaklılar arasına girip çıktığım için biliyorum.

Ancak, artık yepyeni bir döneme giriliyor. Artık toplum olarak yeni bir sayfa açmak zorundayız. Yasaklamalarla bir sonuç elde edilemediği de ortada.

Ertuğrul Özkök’ün de belirttiği gibi, Türk Silahlı Kuvvetlerinin tarihinin en önemli misyonlarından birine giderken, hepimiz ordumuzu desteklemeye hazırlandığımız bir sırada artık bu yasakların da kalkması zamanı geldi. Farklı düşünsek de tek vücut olmamız gerekiyor.

Eminim, Genelkurmay bu yaklaşımını yeniden gözden geçirecek ve uygulamayı değiştirecektir.

Ona, bu yakışır...

BECKHAM’A ESPİRİLİ BİR SORU SORUNCA...

Beckham ile söyleşinin sonuna doğru, aramızda espirili bir konuşma oldu. Gülerek “Hadi gelin bir anlaşma yapalım” dedim. “Biz bu ropörtajı yayınlayalım, siz de gol atmayın. Zira, bizim finale kalmamız gerekiyor” diye, hafif bir hoşluk yaptım.

Beckham’da , espiriyi anladığı için, gülümseyerek “Ah, işte o konuda size söz veremem” diye yanıtladı.

Karşılıklı bir hoşluktan başka birşey değildi...

Ardından bir de baktım, medya’da bazı arkadaşlar “Birand bizi küçük düşürdü. Beckham’a gol atma diye yalvardı” diye yazı yazıp eleştiri oklarını çevirmişler.

Eleştirmek onların hakkı. Ancak, olay onların sandıkları veya algıladıkları gibi değil di ki... Belki çevirici nedeniyle farklı bir izlenim doğmuş olabilir. Ancak son derece basit bir espirileşmenin, böylesine bir dram haline sokulmasını doğrusu anlayamadım. Yine de canları sağolsun...

ANKARA’DA KIBRIS İÇİN ÇANLAR ÇALIYOR

Başbakan Erdoğan, Brüksel’deki basın toplantısında son derece önemli bir noktanın altını tekrar çizdi:

“... Türkiye, Annan planını müzakere edilebilir görmektedir. Artıları ve eskileri vardır. Yeniden bakılır...”

Dışişleri Bakanı, Annan planı hakkında sık sık “Bizim gündemimizdedir” diyerek, reddedilmediğini açıklardı. Ancak bu defa Başbakan, çok net şekilde Türkiye’nin tutumunu ortaya koydu.

Bu açıklama, Türk hükümeti ile Denktaş arasındaki görüş ayrılığını biraz daha ortaya koydu. Denktaş’a göre “Annan planı ölmüştür ve bir daha masaya konması imkansızdır.”

Acaba?

Ankara’da esen rüzgarlar çok farklı.

Denktaş ne kadar direniyormuş gibi yapsa dahi, Dışişleri Bakanlığı ve şimdi de Başbakanlık, Kıbrıs konusunda 1 Mayıs’a kadar çözüm arayışına girmiş durumda. Ancak, 14 Aralık seçimlerine kadar kimse sesini çıkarmak istemiyor. Seçim sonrasında Kıbrıs’ta fırtınalar kopacak gibi görülüyor. Hele Türkiye’nin AB’den tarih alma olasılğının artması ve tek engel olarak Kıbrıs’ın gösterilmesi, Denktaş üstündeki baskıları dayanılmazlaştırıyor.

KİTAP KÖŞESİ

Gönderilen kitap kapağı ile kulalnılacak

BAŞAR YİNE BAŞARDI

CNN TÜRK’ün kuruluşundan itibaren katkılarıyla son derece önemli bir rol oynayan Başar Başarır’ı yakından tanıyanlar, onun çok usta bir öykücü olduğunu bilir. Kent kitabı (1992), Eski Şehrin Ayazı (1996) ve Nedir Hayat (2000) adlı yazarı. Piyasa’ya Makina Mühendisliği ile giren, ardından iletişimciliğe geçen Başar, TV dünyasına 32.GÜN ile açılmıştı. Şimdi CNN TÜRK’ün program bölümünün patronluğunu yapıyor. Bu arada da en önemli diğer görevi, Kitapçı Kız Deniz’in kocalığını yapması. Başar her şeyi başarır. Bu defa da “Getirin O Günleri, Yakalım Bu Öyküleri” adlı yeni kitabı, Doğan Kitap tarafından yayınlandı. Yine başardı.


* * *

GÖKNEL’İN KİTABI

İSKİ olayı ile günlerce gündemden düşmeyen Ergun Göknel yaşadıklarını” Sanık Dut Ağacı” isimli son kitabında topladı. Göknel, hapishanede yaşadığı olayları, tanıştığı “uç” insanları, dostlukları, yalnızlıkları, mahkumiyeti, özlemleri, pişmanlıkları, sabırsızlıkla beklenen ziyaret saatlerini kısacası hayatının o dönemini bu kitapta toplamış.. Ergun Göknel; okuyucuların İski Olayına bu kez ters taraftan, yani olayın başkahramanı olan kendisinden dinlemesini sağlamaya çalışmış.. Olayı günlerce tartışan medya ve ekranlarından takip eden siz seyirciler için olayı bir de Ergun Göknel'den öğrenebilmek hoş olsa gerek...


(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com.) yayınlanmaktadır.)



X