Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Kürtçe TV PKK oyunu

    Hürriyet Haber
    08 Aralık 2000 - 00:00Son Güncelleme : 08 Aralık 2000 - 00:01

    Genelkurmay, Kürtçe TV'yi savunanlara ‘‘Kürtçe yayın PKK oyunudur’’ yanıtını verdi. Genelkurmay'dan yapılan değerlendirmede, bunun PKK'nın siyasallaşma çabaları olduğuna dikkat çekildi.

    AB ülkelerinin de PKK'ya destek verdiği kaydedildi. PKK'nın barış çağrılarının sözde olduğu belirtilerek, ‘‘Etnik milliyetçilik temeline dayalı siyasi ayrılıkçı hareketi yaratma çabası içindeler’’ denildi.

    Genelkurmay Başkanlığı, son günlerde tartışmalara yol açan Kürtçe yayın ve eğitim konularındaki rahatsızlığını açıkca ortaya koydu. Karargah tarafından yapılan bir değerlendirmede, ‘etnik kimlik, ana dilde eğitim- radyo/TV yayını ve yerel yönetimlerin güçlendirilmesi’ gibi sloganların, PKK tarafından siyasi ayrılıkçı faaliyetlerde kullanılan ‘ikna temaları’ olduğu bildirildi. Genelkurmay artık PKK'nın siyasallaşma çabaları dahil yeni stratejisine karşı da yeni bir mücadele tarzının gerekliği olduğunu belirtti.

    ‘2000 Yılı İç Güvenlik Harekatı Değerlendirmesi’ başlıklı çalışmasında Genelkurmay, Kürtçe yayın konularından, AB'ye, terörün son dönemdeki seyrine ve PKK'nın siyasallaşma çabalarına dek bir çok konuda net mesajlar verdi. PKK'nın Türkiye'nin AB adaylık sürecinden ‘cesaret aldığına’ dikkat çeken Genelkurmay, ayrıca, AB'ye de net mesajlar gönderdi. Genelkurmay, bazı AB ülkelerinin, terör örgütüne geçmişteki desteklerinin PKK'nın varlığındaki en önemli sebeplerden biri olduğunu bildirdi.

    AB'YE NET MESAJLAR

    Değerlendirmede, bu durumun PKK terör örgütünü varlık ve eylemlerini sürdürmede cesaretlendirerek, Türkiye'nin terörü bitirme gayretlerini güçleştirdiği belirtildi. Aynı değerlendirmede, isim vermeden AB Komisyonu Türkiye Masası Şefi Alain Servantie'nin PKK'nın sözde Başkanlık Konseyine yazdığı mektuba da atıfta bulundu. Değerlendirmede, ‘‘2000 yılında yaşanan bazı olaylar ve hatta bazı AB birimlerinin terör örgütünü muhatap alabilecek kadar ileri gitmiş olması, kamuoyunda terör örgütüne geçmişte bazı ülkelerce verilen desteğin halen devam etmekte olduğunu kuşkularının doğmasına neden olmuştur’’ denildi.

    ‘‘PKK'nın siyasallaşmasının’’ aslında ‘‘etnik milliyetçilik temeline dayalı, siyasi ayrılıkçı bir hareketin yaratılma ve geliştirilme çabaları’’ olduğu kaydedildi. Genelkurmay bunun da, ‘‘terörün ikinci boyutu’’ olduğuna dikkat çekti. PKK terörüne gelen bir bakışın da yapıldığı değerlendirmede, 2000'de PKK terörünün şiddet boyutunda azalma yaşasa da, ‘‘başta siyasi bir güç haline gelme gayretleri’’ olmak üzere çeşitli alanlarda yayılmanın hızlandığını bildirildi.

    6 YILDA BÜYÜK BAŞARI

    Terörün şiddet boyutuna karşı özellikle ‘‘son 6 yıldır’’ istikrarlı ve gittikçe artan bir başarı sağlandığını kaydeden Genelkurmay, büyük çoğunluğu yurtdışında da olsa, halen 4 bin 500 civarında teröristin varlığını sürdürüyor olmasının, ‘‘önemli bir tehdit’’ oluşturmaya devam ettiğine işaret etti.

    YENİ MÜCADELE ŞART

    Genelkurmay bu çerçevede, karşı mücadelenin değişik boyutlarda sürdürülmesine olan ihtiyacın ‘‘açıkça ortaya çıktığı’’ uyarısında bulundu. Değerlendirmede, bu kapsamda, terörünün şiddet boyutunun sona erdirilmesi, konunun etnik milliyetçilik temeline dayalı, siyasi ayrılıkçı bir hareket haline gelmesinin önlenmesi ve bölgede sosyal ekonomik kalkınmanın sağlanarak, terör istismarına neden olan eksikliklerin giderilmesinin üç önemli boyut olduğu vurgulandı.

    GİZLİ OYUN

    PKK'nın silah altındaki teröristlerini siyasallaşma çabalarına şemsiye olarak kullanmak üzere geliştirdiği sözde barış çağrısına cevap alabilmek için Türkiye'ye karşı bir koz olarak kullanma gayreti içerisinde olduğunu belirten Genelkurmay, değerlendirmede, ‘‘Bu çağrının iç ve dış kamuoyunda bazı çevrelerce çeşitli şekillerde yorumlandığı ve hatta Türkiye için kaçırılmaması gereken bir fırsat olarak bile değerlendirildiği de görülmektedir’’

    PKK, özerk yönetim istiyor

    Genelkurmay'ın değerlendirmesinde PKK terör örgütünün istekleri de şöyle sıralandı:

    ‘‘Kürt asıllı vatandaşlarımızın ayrı bir ulus olarak tanımlanması ve bunun Anayasa'ya dahil edilmesi, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi suretiyle bazı bölgelerimizde özerk yönetimler oluşturulması, teröristbaşı ve halen cezaevlerinde bulunan 10 binin üzerindeki hükümlü ve tutuklu dahil tüm PKK'lı teröristlerin affedilmesi ve bunların siyasi faaliyetlerine müsaade edilmesi.’’

    PKK'nın, barış çağrısının sözde olduğu da işaret edildi.

    Değerlendirmede, sonuç olarak şöyle denildi:

    SON TERÖRİSTE KADAR DEVAM

    ‘‘Bunun kabul edilmesi veya tartışılmasının bile söz konusu edilemeyeceğinin bilincinde olan TSK, bu tehdit tamamen ortadan kalkana kadar, yani son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar mücadeleyi sürdürme azim ve kararlılığındadır. Bu nedenle, Doğu ve Güneydoğu'da, 2000'de de teröristlere karşı operasyonlar geçmiş yıllara göre bir kat daha artırılmış ve Kuzey Irak'ta üstlenmeye çalışan teröristlere karşı da sınır ötesi operasyonlara devam edilmiştir.’’

    ECEVİT:TEKNOLOJİ SINIR TANIMIYOR

    Başbakan Bülent Ecevit, Nice dönüşünde, Genelkurmay'ın Kürtçe TV ile ilgili açıklamalarını ‘‘Türk Silahlı Kuvvetler'i bu konuda her zaman duyarlıdır’’ diye değerlendirdi. Ecevit daha önce Kürtçe TV konsundaki sorulara şu yanıtı vermişti:

    ‘‘Biliyorsunuz dergiler, kitaplar çıkıyor. Daha kapsamlı olarak da düşünülebilir. Ama şu sırada hükümette ele alınmadığı için ben şimdilik kendi düşüncelerimi söylemeyeyim. Ama er geç gelecektir. Çağın birtakım gerçekleri var. Çağdaş iletişim teknolojisi sınır tanımıyor. Şu sırada Kuzey Irak'ta Türkiye'ye de yönelik televizyonlar var. Ayrıca muhtelif Avrupa ülkelerinden PKK'nın veya PKK ile ilgili kuruluşların televizyon yayınları var. Bunlar Türkiye'den alınıyor. Bunlar birer veri. Bu verileri göz önünde tutarak bir sonuca varmak gerekir.

    YILMAZ:YENİ DÜZENLEME GEREKİR

    Başbakan yardımcısı Mesut Yılmaz ise Kürtçe TV konusunda Avrupa ülkelerindeki benzer uygulamaların olduğunu hatırlatarak şunları söylemişti: ‘‘Ben bu konuda diğer ülkelerin uygulamalarından örnek verdim. Bizde özel televizyonların tabi olduğu mevzuat, şu andaki birçok Avrupa ülkesinden daha ileri. Türkiye isterse, bu çerçeve içerisinde yeni bir düzenleme getirebilir.’’

    ATASAGUN: PKK TV’Yİ HERKES İZLİYOR

    MİT Müşteşarı Şenkal Atasagun da aynı konuda yaptığı ve tartışma yaratan açıklamasında ‘‘Eğer vatandaşı kazanmak istiyorsan, ona derdini anlatman lazım. PKK çizgisindeki Medya-TV bir sürü yalan söylüyor. Herkes de çanakla izliyor. Doğruları neyle anlatacaksınız. Hükümete de bildirdik?’’ demişti.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı