Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Kürt tragedyası

    Hürriyet Haber
    26.03.2005 - 00:00 | Son Güncelleme: 26.03.2005 - 00:01

    İŞTE olacağı buydu ve gaflet içindeki azınlık ‘Kürt milliyetçiliği’ tetikte bekleyen hákim ‘Türk milliyetçiliği’ne altın tepsi içinde hediye sununca, hiç yoktan ortalık karıştı.Ve, o ‘Kürt milliyetçileri’ sakın işi tevile kalkışmasın. Minare kılıfa sığmıyor.Eğer biraz akl-ı selim sahibiyseler, önce, gerilimi kırmak için açık özeleştiri yapsınlar.Hemen sonra da, ‘nereye gidiyoruz’ sorusuna uzun cevap arasınlar.Zaten yazıda ‘Kürt tragedyası’ başlığını kullanmamın nedenini de, o soruyu soran ve doğru cevap veren ‘Kürt elitler’in siyaset sahnesine ‘çı-ka-ma-ma-sı’ oluşturuyor.Açıklamasına geleceğim, ama ilkin çok kısa bir durum tahlili yapmak istiyorum.* * *TÜRKİYE’deki ‘Kürt hareketi’ aslında ciddi biçimde geriliyor. Kimse Nevruz meydanlarında şu kadar yüz bin kişinin toplanmış olmasına kanmasın.İbrahim Tatlıses türü olgular bir yana, azınlıklar da kendi bünyelerinde ‘yaygaracı azınlık’lar barındırır ki, bu militan kitle onun ‘sessiz çoğunluğu’nu asla yansıtmaz.İşte, ‘ikinci partiyiz’ şamatasını kopartarak medyayı bile gaza getiren ‘Karanlıkçı Maocular’ın seçim akşamı binde sıfır virgüllük küsuratla zırlaması örneği göz çıkartıyor.O halde, ‘coşkulu Nevruz kalabalıkları’ edebiyatına bıyık altından gülümseyelim ve ‘kahir ekseriyet’i ‘Türkiyeci’ olan Kürt yurttaşların ‘azınlık milliyetçiliği’ne itibar etmediğini, etnik oy alan kurumların başağağı düşen oy grafiğine bakarak tekrar saptayalım. Başka bir deyişle, ‘Kürt hareketi’nin mevcut siyasetler ekseninde geleceği yoktur.Onlarda ısrar edildiği takdirde de, varlığını korusa bile marjinalliğe mahkûm kalacaktır.* * *SONRA, o ‘Kürt hareketi’ bugün, en vahim dönemde bile dürüstçe ‘hakkániyet’i savunan ‘Türk demokratları’ndan uzağa düşmüştür. Giderek de uçurum derinleşmektedir.Biliyorum, şoven Kürtler ‘liberal burjuvalardan ne beklenir’ diye burun kıvıracak ve ‘Türk ırkçılığına döndüler’ diye boylarından büyük láf yumurtlayacaklardır. Ama bilsinler ki, ülkemizdeki kısmi özgürleşmeyi; dolayısıyla, sorunun özüne tekabül eden Kürt kimliği tescilini Apo Bey’in dağ bayır eşkıyalığı değil, sayısal azlıklarına rağmen fikri planda Türkiye’ye damga vuran, o hor gördükleri ‘liberal burjuvalar’ mümkün kıldı.Daha iyi bilsinler ki, onlar ‘hakim milliyet’e mensup olduklarından; bu ise ‘statüko’ya yönelik olarak kendilerine ‘Kürt demokratlar’a oranla daha geniş marj sağladığından, gelecekte de, ‘Türk demokratlar’dan soyutlanmış bir ‘hareket’in (!) başarı şansı yoktur.Pekii, ‘Kürt demokratları’ var mı?* * *TABİİ ki var ve yukarıda ‘sahneye çıkamayan elitler’ derken onları kastediyordum.Türkiye modernitesine paralel bir seyirde burjuvazi ve ‘intelligentsia’ yaratmış olan ve tabii ki kendi ‘kimlik aidiyeti’ni sahiplenmesine rağmen ‘azınlık milliyetçiliği’ne rağbet etmeyen; dolayısıyla, özgür ve sivil bir ‘eşit yurttaş - ortak vatan’ ilkesinde buluşan ‘ezici çoğunluk’ Kürtler arasında o elitler ibadullah ama, siyaset arenasına ‘çıkamıyorlar’. Çıkamıyorlar, zira bunu ‘Kürt statükoculuğu’; yani ya talimatını ‘İmralı Palas’taki süitten alan; ya da kaba ‘marksizan milliyetçiliği’ sürdüren ‘mürid örgütleri’ engelliyor. Günümüz ‘Kürt modernitesi’ temsilcilerinin, ‘te-ce uşağı hain’ damgası yemekten ‘kim vurduya gitmek’ endişesine uzanan bir korku girdabında ‘azınlık statükoculuğu’ önünde metazori yelken mayna etmesi, başlıkta kullandığım ‘tragedya’ya neden oluştuyor.Yani, ‘Kürt demokratlar’ın çaresiz sessizliği bugünkü Türkiye’nin anti-demokratik olmasından falan değil, tersine ‘Kürt ceberrutlar’ın anti-demokratikliğinden kaynaklanıyor.Ama vakit geldi geçiyor ve ‘Kürt demokratlar’, perdenin tragedyayla inmemesi için ‘Kürt ceberrutluğu’ ve ‘Kürt statükoculuğu’ önünde susmayın ve artık sahneye çıkın!
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı