Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kürt demokrasisinde bir aşama

Böyle sıcak bir Temmuz gecesiydi. Yıl 2003. Süleymaniye’de evinin küçük avlusunda Barham Salih’le hasret gideriyoruz. Irak’ın Saddam rejiminin kurtuluşunun ikinci ayı. Benim Saddam’sız Irak topraklarına ilk ayak basışım. Kuzey Irak’a ömrümde ilk.

O sırada Kuzey Irak’ta Kürt yönetimi iki başlı. Biri Erbil’de, Kürdistan Demokrat Partisi’nin, yani Barzani ailesinin yönetimi; diğeri Süleymaniye’de Celal Talabani’nin Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin yönetimi. Kişisel dostluğumuz yıllar öncesine giden Barham, o tarihte Süleymaniye’deki yönetimin “Başbakanı”. Ve Süleymaniye, sadece Kuzey’in değil tüm Irak’ın en yaşanabilir, ferah şehri. Bu özelliğine Barham’ın önemli katkı yaptığı herkesin dilinde.

Irak’ın geçmişini, o gününü, geleceğini konuşarak derin bir sohbete daldığımız bir esnada, avluya zayıf uzun boylu kır saçlı biri giriyor. Barham Salih, büyük bir saygıyla ayağa fırlayarak Novşirvan Mustafa ile beni tanıştırıyor.

Novşirvan Mustafa, Talabani’den sonra Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin iki numarası. Komala adlı, KYB’nin 1975’teki kurucu örgütlerinden birinin lideriydi. İsmini yıllardır biliyordum, ama hiç karşılaşmamış, tanışmamıştım.

Sohbetimize o da katılıyor, o güne dek hiç bilmediğim şeyleri onun ağzından, onun bakış açısından dinliyorum.

O günden itibaren, Kak Novşirvan da “yakın dostlar” arasına kaydoldu.

Novşirvan Mustafa, dün yapılan Irak Kürdistan seçimlerinde hem KYB’ye ve hem de KDP’ye “yolsuzluk” ve “keyfi yönetim” iddiasıyla başkaldıran muhalif “Gorran” yani “Değişim” hareketinin lideri. Bu seçimler, biraz da onun ve “Gorran” listesinin seçime katılması sayesinde seçime benzedi.

Ve bu seçimler, Erbil’de Kürt bölge yönetiminin “Başbakanı” olarak Neçirvan Barzani’nin yerini, Bağdat’taki Irak Başbakan Yardımcısı sıfatını terkederek Barham Salih’in alması beklenen seçimler.

Novşirvan Mustafa’nın “Gorran”ı, beklenenden fazla bir varlık gösterir, üstelik KYB’nin seçmen tabanının bulunduğu Süleymaniye ilinde KYB’nin altını oyarsa, Barham Salih’in Başbakan olmasına KDP’nin itiraz edeceğini söyleyenler de var. Tabii, “Gorran”, Erbil ilinde beklenmedik biçimde KDP’yi de sarsmazsa...

 

***           ***          ***

 

Irak Kürdistan seçimlerini en yakından izlemesi gereken, orada “kim kimdir” en iyi bilmesi gereken ülke bizimkisi. Oysa, son zamanlarda medyaya düşen kimi “ansiklopedik” bilgiler dışında, Türkiye’nin Irak Kürdistanı’ndaki seçimlere ilişkin bilgi dağarcığının geniş olduğu söylenemez.

Kürdistan Parlamentosu’nun 111 sandalyesi var. Bunun 11’i “azınlıklar”a ayrılmış. 5 Türkmen, 5 Hristiyan (Asuri ve Keldani) ve 1’de Türkiye ile sınırın dibinde yerleşmiş 200 aileyi temsilen 1 Ermeni. Geri kalan 100 sandalye Kürtlere ait. Seçim yarışı bu 100 sandalye üzerine odaklanmış vaziyette ve Gorran, 35 sandalye kazanırsa önemli bir “muhalefet bloku” oluşturacak sayılıyor. Tabii, buna özellikle Dohuk ilinde şansı olan “İslamcı” Kürt listesini de eklemek gerekiyor. Yine ilginç bir not; İslamcılarla solcular seçim ittifakı yapıyor.

Asıl önemli seçim ittifakı KDP ile KYP arasında. Bu iki büyük blok, liderlerinin adıyla Barzani-Talabani ittifakı liste başı olarak Dr. Barham Salih’in bulunduğu “Kürdistani Liste” adıyla seçime girdi ve kazanmamaları diye bir şey söz konusu değil.

Bu seçimler, söz konusu İttifak’ın kazanıp kazanmayacağını ölçmeyecek; muhalefetin kaç sandalye kazanacağını ortaya çıkartacak.

Görev süresi 1 Haziran 2009’da biten Kürdistan Parlamentosu’nda sandalye dağılımı KDP’liler 40, KYB’liler 38, İslamcılar 15, Hristiyanlar 7, Türkmenler 4, Komünistler 3, Sosyalistler 2 ve diğerleri 5 şeklindeydi.

Bu tablo şimdi kökten değişecek.

Bu arada Türkmenlerle ilgili dikkate değer bir not; 5 sandalye için 4 Türkmen listesi yarışıyor. Türkmenler açısından “Kerkük’ün statüsü” ayırdedici bir gündem maddesi. Bunlardan “Bağımsız Türkmen Listesi, Kerkük’ün Kürdistan Bölgesi’ne bağlanmasına kesin karşı. Buna karşılık, Kürdistan’da Türkmen Demokratik Hareketi listesi ile yeni oluşan ve İhsan Doğramacı’nın kendilerine mali destek verdiğini ileri süren Erbil Türkmen Listesi, Kerkük’ün Kürdistan Bölgesi’ne bağlanmasını destekliyor. Türkmen Reform Listesi adlı dördüncü grup ise Türkmenlerin konumunun güçlendirilmesinden yana olduğunu belirtirken, Türkiye’nin “Türkmen işlerine karışmasına” da karşı çıkıyor.

Seçimler, aynı zamanda Kürdistan Bölge Yönetimi Başkanı’nı da seçecek. Mesut Barzani’nin seçileceği kesin. Ama acaba yüzde kaç oy alacak?

Gorran (Değişim), Kürdistan Bölgesi’nde Başkanlık sistemine de karşı. Parlamentonun güçlendirilmesi, Başkanlık yetkilerinin kısıtlanmasından yana.

Seçimler hangi sonucu verirse versin, şu üç konu yeni Kürt yönetiminin önünde “öncelikli” olarak dikiliyor:

1.          Kerkük;

2.          Kerkük dışında kalan ve Musul çevresinden ta Hanekin’e kadar olan alandaki “İhtilaflı Topraklar”ın statüsü. Bu, doğrudan doğruya Kürt-Arap ve bir başka deyimle Erbil-Bağdat ilişkilerinin ne şekilde seyredeceğini, Irak’ın mevcut toprak bütünlüğünü nasıl koruyup koruyamayacağını belirleyecek.

3.          Petrol ve diğer doğal kaynaklar üzerinde egemenlik hakkı. Bu da Irak Petrol Yasası çıkmamış ve üzerinde çekişme sürdüğü için, doğrudan doğruya Erbil-Bağdat ve Kürt-Arap gerilimiyle ilgili.

Böyle olunca, “askeri çekilme takvimi”ni uygulayan Amerikalılar için de belli başlı başağrıları. Aynı zamanda, üzerinde, Amerika’nın bırakacağı boşluğu doldurması konusunda “zımni” bir anlaşma olan Türkiye’nin Irak’la ve Kürtlerle ilişkisinin çerçevesini belirleyecek ve çizecek önemde konu başlıkları.

 

***                   ***                ***

 

Neçirvan Barzani’nin yerini alması beklenen Barham Salih (bu vesile ile altını çizelim, ismi Behram değil, Barham; Kürt Barham’ın ismini de Berham diye Türkçeleştirmenin alemi yok) Iraklı siyasetçiler arasında “stratejik vizyon”a sahip ender şahsiyetlerden biri.

Barham Salih, oldum olası Irak Kürdistanı’nın “stratejik ufukları”nı Türkiye ile son derece yakın ilişkilerde görür. Amerika’nın Irak’tan çekilecek olması, bu “stratejik bakış açısı”nı daha da güçlendirdi. Bu kanaatlerini, bizzat kendisinde Ekim 2008’de ayrıntılı biçimde dinledim.

PKK’ya ilişkin olarak, bu konunun “askeri çözümü” olmadığı konusunda gayet kararlı. Bununla birlikte, Ankara’nın PKK’ya karşı işbirliğine en sıcak bakacak Kürt siyaset adamlarının başında da Barham Salih geliyor.

Barham Salih’in peşmerge geçmişi yani silahlı mücadele deneyimi yok. Hem yaşı tutmuyor ve hem de onun kuşağından olan bazıları dağların yolunu tuttuğu sırada, o, İngiltere’de üniversite öğrenimini tercih etmişti. İşletme ve bilgisayar mühendisliği konusunda, iki ayrı dalda yüksek lisans yaptı.

Kürt liderlerinin birçoğundan farklı sicili, “yolsuzluk” iddialarına ilişkin olarak da geçerli. Bu konuda sicili tertemiz.

Bu avantajlarına karşılık, Kürdistan Bölge Yönetimi Başkanı sıfatını taşıyacak Mesut Barzani’ye geleneksel olarak karşı bir siyasi akım ve örgütlenmeden gelmesi, “aile”den biri olmaması gibi “olgular”ın Başkanlık sisteminin ağır bastığı Kuzey Irak’ta Barham Salih’in işini zorlaştırması ihtimali de var.

Tabii bir de Novşirvan Mustafa’nın “Gorran” hareketinin estirdiği “Değişim” rüzgarının etkisiyle, Barham Salih’in Süleymaniye’deki kitle tabanının kayması ihtimalini de hesaba katmak gerekiyor.

Ne olursa olsun, Kuzey Irak’taki seçimler, ilk kez geleneksel siyasi yapılara kafa tutulan bir gelişmeyi, bu sayede Kürtlerin “demokrasi alışkanlığı” ve “demokratik kurumlaşmaları”nda önemli bir aşamayı ifade ediyor.

Bunun Türkiye’nin geleceğine “olumlu” yansımasını gözden kaçırabilir misiniz?

 

X