Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kürt barışının iç ve dış getirisi

BAŞLIKTAKİ cümleyi farklı kurmak ve okumak tabii ki mümkün.

Örneğin sadece “getiri” kelimesi yerine “fatura” denilse bile... Zihin penceremiz kararır.

Akla önce bu ülke için toprağa düşenler...

Dağda heba edilen yaşamlar...

Kaybolan yıllar, kaçan fırsatlar gelir.

¡ ¡ ¡

İçişleri Bakanı Beşir Atalay Kürt açılımının koordinatörü.

Meseleye siyasi kimliği kadar akademisyen özeniyle yaklaşıyor. Mesaisinin yarısını açılımın içeriğine harcıyorsa...

Bir o kadar da yöntem hakkında kafa yoruyor.

Yani ne yapılacağı kadar... Nasıl yapılacağı ve kime nasıl anlatılacağı da önemli. Hatta belki de daha da hayati! Çünkü yeni Türkiye’de barış ve refahın yolu...

Sadece Kürtleri değil herkesi ikna etmekten geçer.

Aksi halde bir de bakmışsınız...

Kürtlere demokrasi getirmeye çalışırken... Sivil darbeyle bugünün bile gerisine düşmüşüz.

¡ ¡ ¡

İçişleri Bakanı Beşir Atalay iletişim stratejisini galiba iki ayaklı kuruyor... Cennet ve cehennem... Havuç ile sopa misali. Mesela gidip Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’a danışıyor:

? Terörle mücadele için 25 yılda ne kadar kaynak harcadık?

? Hocam sadece harcamaya değil fırsat maliyetine de bakmak lazım...

? Yani?

? Gelmeyen yabancı sermaye var... Harcanan parayla yapacağımız yatırımın, okulun, hastanenin getirisi de toplama eklenmeli.

? Yok o kadarına gerek yok, harcama rakamı yeterli.

Bu diyaloğun neticesinde belki de ilk kez...

Terörle mücadele harcamalarının toplamı kamuoyu ile paylaşılacak. Dikkat edin harcama diyorum, fatura değil.

Çünkü hiçbir harcama insan yaşamıyla kıyas kabul etmez.

Faturayı sadece parayla ifade etmek vicdana sığmaz.

¡ ¡ ¡

Şehitler, dağdaki oğlunu kızını yitiren aileler... Harcanan katrilyonlar korku tüneliyse... Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun tablosu asimetrik bir umut tablosu sanki...

Bakan Atalay geçen hafta basın toplantısından önce...

Davutoğlu’na sabah kahvaltısında sordu:

? Bu meseleyi çözersek ne olur?

? Türkiye’nin eli rahatlar, dış politikada prangadan kurtuluruz...

? Başka?

? Türkiye’nin sınır güvenliği Hakkâri’den geçmez... Kilometrelerce öteye mesela Erbil’e taşınır.

Davutoğlu’nun bu tespitini hafife almayın... 10 yıl kadar önce dönemin Alman Genelkurmay Başkanı Federal Meclis’te konuştu... Asker sayısında indirim istedi.

Yanlış okumadınız daha fazla asker istemedi... “Daha küçük ordu bize yeter” dedi. Gerekçesi neydi, izah etti:

“Alman ulusu tarihinde ilk kez düşmanları değil dostlarıyla kuşatılmış durumda. Sınırları korumak için bu kadar fazla askere gerek yok.”

¡ ¡ ¡

Hükümet PKK ile görüşüyor mu? Kesinlikle hayır.

İleride dolaylı da olsa temas kurulur mu? Sanmam.

Ama Abdullah Öcalan’ın ne söyleyeceği ile ilgili...

O kadar ki inisiyatif Öcalan’a geçmesin diye...

Beşir Atalay’ın basın toplantısı öne alındı.

Ama Öcalan’a resmi yanıt verilmesi düşünülmüyor.

Hükümet kendi takvimini uygulamakta kararlı gözüküyor.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI