Kurgusal duruşma yarışması birincileri kampüste!

Hürriyet Haber
22.05.2017 - 12:03 | Son Güncelleme:

İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi takımı, Avrupa Genç Hukukçular Birliği (ELSA İstanbul) tarafından ünlü Medeni Hukuk Profesörü Rona Serozan adına düzenlenen “ELSA İstanbul Prof. Dr. Rona Serozan II. Kurgusal Duruşma Yarışması”nın birincisi oldu. Birincilik ödülü kazanan öğrencilerle yarışma, aldıkları derece ve gelecek planları ile ilgili konuştuk.

Öncelikle, tebrikler. Kurgusal Duruşma Yarışması’nın içeriğinden biraz bahseder misiniz?

Mustafa Bilgin: Yarışmanın İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rona Serozan onuruna düzenlendiğini hatırlatmam gerekiyor. Prof. Dr. Rona Serozan BİLGİ’li Hukuk öğrencileri olarak birinci sınıfta tanıştığımız ve hepimizi derinden etkilemiş bir hocamız. Kendisi hukuk nosyonunu bize aşılamış ve bize hukuk dışında kişiliğiyle de örnek olmuş bir kişi. Bu açıdan bizim için yeri çok farklıdır. Yarışma, bu yıl santralistanbul Kampüsü’nde İstanbul Bilgi Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. “ELSA İstanbul Prof. Dr. Rona Serozan II. Kurgusal Duruşma Yarışması”nda Medeni Hukuk alanına giren bir uyuşmazlık konusu belirleniyor. Bu yılki yarışmada konu özetle kira sözleşmesinde oluşan bir fesih üzerine kurgulanmıştı. İstanbul Bilgi Üniversitesi adına katıldığımız kurgusal dava aşamasında öncelikle bizimle bir olay metni paylaşıldı. Çeşitli hukuki meseleleri barındıran bu olay metninde davacıyı ve davalıyı ayrı ayrı temsil etmemiz gerekti. Bunun için bizden, toplamda 7500 kelimeyi geçmeyecek şekilde davacı ve davalı dilekçesi hazırlamamız beklendi. 23 takımın katıldığı bu yazılı aşamada başarılı olan ilk 8 takım sözlü aşamaya (çeyrek final) geçmeye hak kazandı. Bu aşamada, belirli bir süre içinde iddia ve savunmalarımızı sunmamız ve gerek jürinin gerekse karşı tarafın sorularını yanıtlayabilmemiz gerekti. Biz de karşı takıma sorularımızı yöneltebiliyorduk. Bu aşamada jüri, yazılı aşamadaki puanlarımızı da dikkate alarak her gruba bir puan verdi ve en yüksek puanı alan dört takım yarı finale, daha sonra iki takım ise finale yükseldi. Finalde de oldukça etkileyici bir jüri karşısında aynı formata devam edildi ve en nihayetinde yarışmayı başarıyla tamamladık.

 

Okulda öğrendiklerinizi sahaya aktarmak için önemli bir proje bu. Kendinizi de deneme fırsatı! Nasıl hazırlandınız?

Sinan Hassas: Yarışmanın olay metni verildikten sonra danışman hocamızın da yardımıyla bir yol haritası çizdik. Öncelikle olayda hangi hukuki uyuşmazlıkların olduğunu tespit etmeye çalıştık. Bu tespitlerden sonra aramızda iş bölümü yaparak nasıl çözümler üretebileceğimiz konusunda çalışmaya başladık. Farazi olay, bir kira ilişkisinden kaynaklanıyorsa da sadece kira hukukuna ilişkin hükümlerle çözülemeyecek, karmaşık bir hukuki uyuşmazlığa dayanıyordu. Bu nedenle hukukun birçok dalına değinmemiz gerekti ki bu da oldukça derin ve uzun okumalar yapmak demekti. Konuya ilişkin elimizde olan, kütüphaneden edindiğimiz, yeri geldiğinde farklı üniversitelerde okuyan arkadaşlarımızdan ödünç aldığımız hukuk kitaplarının sayfalarını biraz yıprattık. Birçok makale okuduk, tıkandığımız noktalarda gerek danışman hocamız gerekse de fakültemizdeki hocalarımızdan sorularımıza cevaplar aradık. Yargıtay kararlarını taradık. Yarışma yazılı ve sözlü aşamadan oluşuyordu. Özellikle yazılı aşamada dilekçeyi tamamlayabilmek için çoğu kez sabahladık. Sonunda, hepimizin içine sinen bir dilekçeyi teslim ettik ve sözlü aşamaya kaldık. Bu aşamada da kimin konuşmacı olacağı, karşı tarafa nasıl sorular soracağımız, onların bize neler sorabileceği gibi meselelere çözüm aradık. Üniversitenin başından beri birbirimizi tanıyor oluşumuz da özellikle sözlü aşamada işimizi kolaylaştırdı, mesela jüriden veya karşı taraftan bir soru geldiğinde hangimizin o konuda daha iyi bir cevabı olduğunu biliyor oluyorduk. Neticede de çalışmamızın karşılığını aldık, mutluyuz.

 

Danışman hocalarınızın katkısı ne yönde oldu? Üniversiteli okurlarımıza da fikir vermek adına değinmek istediğiniz şeyler var mı?

Oğuz, Recep, Mustafa, Sinan Danışmanlığımızı Bilgi Hukuk Fakültesi Araştırma Görevlisi Gözde Hatipoğlu hocamız yaptı. Çoğumuz bu tip bir yarışmaya daha önce katılmadığımız için açıkçası başlangıçta biraz tedirgindik. Bu noktada Gözde hocamız bize nereden başlamamız gerektiği, hangi konulara odaklanmamız gerektiği, hangi kaynakların daha faydalı olacağı gibi hemen her konuda yol gösterdi. Süreç boyunca gerek e-posta yoluyla gerekse de yüz yüze, hatta tatil günlerinde bile sorunlarımızı yanıtladı ve yanımızda oldu. Bize olan güveni ve yarışmayı kazanacağımıza olan inancı bizim için başlı başına bir motivasyon kaynağı oldu.

 



    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı