Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Küreselleşme işte budur!

<B>‘EKSELANSLAR, Avrupa’yı Yöneten Beyefendiler,<br><br>Bu yolculuğumuzun amacını ve biz Afrika çocuklarının çektiği acıları size anlatmak için bu mektubu büyük bir güven duygusu içinde yazıyoruz... Güzel kıtanızın başı için size yalvarıyoruz...</b>

Dayanışma ve merhametinizi Afrika’ya yardıma çağırıyoruz. Bize yardım edin; çünkü Afrika’da çok acı çekiyoruz. Bize yardım edin; çünkü sorunlarımız var ve bazı haklardan yoksun bulunuyoruz. Sorunlarımız: Savaş, hastalık, beslenme, vb. Çocuk haklarına gelince (...) okullarımız var ama bu okullarda bir şey öğrenemiyoruz. Sadece özel okullarda iyi bir öğrenim görmek, iyi bir eğitim almak mümkün ama büyük paralar karşılığında, oysa ailelerimiz yoksul... Kısacası, kendimizi feda edip hayatımızı tehlikeye atıyorsak, Afrika’da çok ıstırap çekildiği ve yoksulluğa karşı mücadele etmek ve Afrika’daki savaşı sona erdirmek yolunda size ihtiyacımız olduğunu size göstermek içindir... Bununla birlikte okumak istiyoruz ve Afrika’da sizin gibi olmak için sizden yardım diliyoruz...’

YOKSULLUK DURUYOR

Bu, okuyanı kedere boğacak olan mektup, iki çocuğun cesetleri üzerinde bulunmuştu. Belçika’ya gitmek üzere gizlendikleri bir uçağın teker boşluğunda, 1999 yılında, 10 bin metre yükseklikte ve eski 50 derecede donarak ölmüşlerdi. Şu çelişkiye bakın: İletişim olanaklarının bolluk ve kolaylık ortamında, insanlık birbirinin sorunlarını anlamaktan çok uzak! İnsanlar tarihleri boyunca hiç bu kadar zenginlik yaratmadılar ama yoksulluk ve eşitsizlik bir milim geri adım atmadı, olduğu yerde duruyor.

Ama birileri, utanmadan panhümanizmin, küreselleşmenin ideolojisi olduğunu iddia ediyor. Güya küreselleşmenin amacı, evrensel insanlığı mutlu etmekmiş.

Buna en iyi yanıtı, iki Afrikalı çocuğun yukarıya aldığım mektubu veriyor. Bu mektubu, son iki yazımda sözünü ettiğim kitabın (Nasser Mansouri-Guilani, La mondialisatin a l’usage des citoyens, Les Editions de l’Atelier, 2004) önsözünden aldım. Suyuna tirit kitap yayınlamaktan bıkan yayınevi varsa, tavsiye ederim kitabı.

ALÇI AYAKLI DEV

Sözü Afrika’dan ABD’ye, nam-ı diğer Alçı Ayaklı Dev’e getirelim. New Orleans’ın üzerine bir intikam gibi çöken Katrina Kasırgası, Alçı Ayaklı Küresel Dev’in evrensel adaleti sağlayamaması bir yana, kendi içinde de her türlü eşitsizliği beslediğini göstermiştir. New Orleans’ta ölenlerin hepsi yoksul ve yüzde 90’ı zenci.

Kurbanlara merhamet duyup bunların hesabını soranlar, doğanın da ABD yönetimi kadar ırkçı ve yoksul düşmanı olduğunu ileri sürüyorlar. Kurbanların, ayrılmak için bir araç bulamadıkları ve kalacak bir yerden yoksun bulundukları için New Orleans’ta kalmaya mahkûm olmaları ne anlama geliyor? Demek ki eyalet hükümeti ve federal hükümet tarafından kurban edilmişler.

KOMŞULUK BİLE ÖLMÜŞ

Kendi özel taşıtlarıyla New Orleans’tan ayrılanlar da komşularına yardım eli uzatmamışlar.

Ama birileri, utanmadan, küreselleşmenin ideolojisinin insan severlik olduğunu iddia ediyor.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI