Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kurbanın göğsündeki damga

O öyle kala kaldı. Unutulacak. Bir resim karesi. 0 kare aklımdan hiç çıkmıyor. <br><br>Kamera başucundan almış. Kanlar içinde toprakların üzerine serilivermiş.

Siyah eteklerinin altından şıpıdık terlikli çorapsız ayakları karanlığa uzanıyor.

Töreye kurban edilecek kadınlar siyah giyinirmiş. O da siyah etek ve tişört giymiş.

Siyah uzun kollu bluzunun göğsündeki yazı dikkatimi çekiyor.

"Ladyship" yazıyor göğsünde. "Hanımlık" tarikatının bir üyesi gibi.

Altında 1939 tarihi görülüyor. Neden böyle bir yazı var tişörtte, merak ediyorum, araştırıyorum.

İkinci Dünya Savaşı’nın etkilerinin İngiltere’de de hissedilmeye başlandığı 1939’da, BBC’de gösterilen bir dizinin adıymış Little Ladyship - 1939.

Çok sert bir eğitim ve sıkı kurallar altında küçük hanımefendi olarak yetiştirilen genç bir kızın hikayesi anlatılıyor dizide.

Demek birileri bu diziyi anımsamak için tişört dokutmuş.

O yazı, o mesaj Şanlıurfa’ya uzanmış, töreye kurban giden Yasemin’in, kefen niyetine giydiği kıyafetinin damgası olmuş.

Ne ailesinin namusunu lekelediği ileri sürülen Yasemin, ne de kızını öldürdükten sonra karanlıkta öyle kala kalan babası ırgat İbrahim Halil farkındaydı orada "Hanımefendi" yazdığının...

***

BABALAR
kızlarına hayrandır, kızlar da babalarına.

Yasemin’in babası sağ elini, kanlı parmaklarıyla beli hizasında unutmuş gibi tutuyor, sol elini karşısındaki polise uzatıp konuşurken.

Bir yanı kendisini kurtarmaya çalışıyor, katil yanı çoktan teslim olmuş.

Birkaç gün önce seçim nabzını tutmak için geldiğimde, bana ne demiştiniz, siz ey Şanlıurfa’da çarşıda, sokakta, parkta,bahçede konuştuğum erkekler? Hani Şanlıurfa’da namus uğruna kadınları öldürmek diye bir şey yoktu?

Hani, töre möre, bunlar hep dedikoduydu?

Neden bu genç kadının cenazesini kaldıracak bir isyankar ruh, bir cesur adam çıkmadı.

***

HADİ sizler hiçbir ey yapamadınız, nerede seçim meydanlarında, kahvelerde, televizyonlarda, gazetelerde her an karşımıza çıkan eski politikacılar, yeni adaylar?

Biz üstümüze düşeni yaptık değil mi? Yasaları değiştirdik, reformlar yaptık.

Gerisi bizi ilgilendirmez, Hele şu seçim döneminde.

Şu seçim döneminde ses çıkartılmaz, yer yerinden oynatılmaz. Nabza göre vereceksin şerbeti.

Liderler susuyor. Ne AKP’lisi, ne CHP’lisi ne de DTP’lisi olayı görmüyorlar bile. Adaylar bu konulara hiç değinmiyor.

Ya kadın adaylar. Neden bir araya gelip Urfa’ya gitmediler. Bir çıkarma yapmayı düşünmüyorlar?

Şimdi seçim sırası diye kadın adaylar da tedirgin. Bir iğretiliktir gidiyor. Konuşmalarını dinliyorum, bayrak açan yok.

Bireyleri kazanmak yerine, tepede yapılan pazarlıklarla iş bitirildi bile. Aşiret, cemaat oylarının adresleri şimdiden belli. Bu böyle sürdükçe seçimler erkek oyunu olmaktan çıkamayacak.

Namus cinayetlerinin kurbanı sadece kadınlar değil halbuki. O gerici zihniyet, erkekleri de teslim alıyor.

Elleri kanlı babanın çaresizliğini gösteren fotoğrafa bir daha bakın. Şerefini kurtarmış, pişman değilmiş! İnanıyor musunuz?
X