Gündem Haberleri

GÜNDEM

    "Kurban yolsuzluğunda karambol yaratılıyor" iddiası

    A.A
    24.12.2009 - 13:04 | Son Güncelleme: 24.12.2009 - 13:04

    CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, “kurban yolsuzluğu” iddiaları ile ilgili soruşturmada “Deniz Feneri ile diğer dernekler aynı soruşturma kapsamına alınarak 'karambol' yaratıldığını” öne sürdü.

    Kart, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Ankara Cumhuriyeti Başsavcılığının sürdürdüğü soruşturmada mahkeme kararıyla Deniz Feneri yolsuzluluğu iddiasıyla bağlantılı 18 kişinin mal varlığına ihtiyati tedbir konulduğunu, ancak bu kararın bihakkın uygulanmadığını ileri sürdü. Kart, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin deniz otobüsleri ve itfaiye ile ilgili bazı ihalelerini kazanan firmalarda haklarında ihtiyatı tedbir kararı bulunan Zekeriya Karaman ve İsmail Karahan'ın hakim ortak konumunda olduklarını söyledi.

    Kart, “İçişleri Bakanlığını konuyu tahkik etmeye davet ediyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi hakkında da yargı kararlarının gereğini yapmamaktan dolayı inceleme ve soruşturma başlatılması gereğini dile getiriyoruz” dedi.
    Adalet Bakanı'nın Deniz Feneri e. V'nin Deniz Feneri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği'ne yaptığı yardımları açıklamadığını, “gizlemeye devam ettiğini” öne süren Kart, “Tarafımıza ulaşan bilgiler net bilgilerdir. Yardım miktarının 10 milyon avro civarında olduğunu gösteriyor. Sayın Adalet Bakanına bir kez daha soruyoruz: Yapılan yardımın miktarını neden açıklamıyorsunuz?” diye konuştu.

    İçişleri Bakanlığı bünyesindeki Dernekler Daire Başkanlığının hazırladığı raporlarda “Deniz Feneri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğinin Türkiye'deki çalışmalarında şeffaflık ilkesinin ihlal edildiği, kuşku uyandıran faaliyetlerde bulunulduğunun” belirtildiğini ifade eden Kart, Hükümetin, bu Derneğin çalışmaları yönünden önleyici işlemleri yapmadığını söyledi. Kart, “İçişleri Bakanlığı, Derneği kamu yararına çalışan dernek statüsünden çıkarmaması kabul edilemez” dedi.

    Adalet Bakanlığının, Alman makamlarının adli yardım taleplerini yerine getirmediğini, “savsakladığını” öne süren Kart, Alman makamlarının da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma dolayısıyla “misillemede” bulunduğunu söyledi. Kart, “Hükümetin amacı da bu. Hükümet, Türkiye'deki soruşturmanın gecikmesi için bilinçli olarak engellemiştir, engellemeye devam etmektedir” görüşünü dile getirdi.

    Kurban yardımları konusundaki yolsuzluk iddialarına da değinen Kart, Deniz Feneri ile bazı başka derneklerin aynı kalıp içine sokulmak istendiğini savunarak, şöyle devam etti:
    “Diğer derneklerin avukatlığını yapmıyorum. Bunun istismarı yapılmasın. Konuyu analiz ediyoruz. Diğer dernekler hakkında ciddi ve somut bilgiler varsa, elbette idari ve adli süreç işletilmelidir. Ancak, hakkında hem ulusal ve hem de uluslararası anlamda çıkar örgütlenmesi ve yolsuzluk iddiaları bulunan bir çıkar örgütü ile diğer yardım derneklerinin aynı kalıp içinde ve aynı soruşturma kapsamında sorgulanması ve bu yolla sunuş yapılmasındaki özel gayreti anlamlı ve sorgulanmaya değer buluyorum. Deniz Fenerine yönelik böylesine somut ve ciddi bulgulara rağmen çalışmalarının engellenmesi anlamında idari önlemlerin alınmamış olması sebebiyledir ki tam anlamıyla bir karambol yaratılmıştır. Aslında Türkiye'de yönetimin tüm aşamalarında bu karambol ortamı, bu kaotik ortam çoğu zaman Hükümet kaynaklı olarak, Hükümet dışında da karargah kaynaklı olarak, bilerek bazen de öngörüsüz uygulamalar sebebiyle kaçınılmaz olarak doğmaktadır. Gerçekten hayır ve yardım duygularıyla çalışan sivil toplum örgütlerinin zarar görmemesi, bir kaos ortamının doğmaması için İçişleri Bakanlığını, Deniz Feneri hakkında üzerine düşen idari ve yasal sorumlukların gereğini yapmaya bir kez daha davet ediyoruz. Bakanlık ve Hükümet, yasal ve etik anlamda kurallara uygun bir şekilde çalışan diğer yardım ve hayır kurumlarının üstüne kuşku ve gölge düşürmemelidir.”

     

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı