Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Kurban atıklarındaki tehlike

    A.A
    26 Kasım 2009 - 11:20Son Güncelleme : 26 Kasım 2009 - 11:20

    Kurban bayramlarında denetimsiz ve bilinçsiz yapılan hayvan kesimleri sonucunda birçok sağlık sorunu oluşuyor.

    Erciyes Üniversitesi Veteriner Fakültesi Parazitoloji Ana Bilim Dalı Helmintoloji Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Alparslan Yıldırım, özellikle Kurban bayramlarında denetimsiz ve bilinçsiz yapılan hayvan kesimleri sonucunda ekinokok (kist hidatik) ile enfekte iç organların çevreye rastgele atılarak başta sokak köpekleri olmak üzere tüm köpekler tarafından kolaylıkla ulaşılabilir hale geldiğini söyledi.

    Yıldırım, ekinokok hastalığının, insan ve hayvan sağlığını etkileyen, ekonomik kayıplara yol açan ve bugüne dek güncelliğini ve önemini devam ettiren paraziter hastalıklardan biri olduğunu kaydetti.

    Bu hastalığın Türkiye'de 1861 yılından bugüne dek bilinmesine rağmen, “mücadele eksikliği, önemsememezlik ve bilinçsizlik” gibi nedenlerden dolayı halk sağlığı sorunu olarak devam ettiğini ifade eden Yıldırım, şöyle devam etti:
    “Hastalık, insan ve hayvanlarda dokusal ve hücresel hasarın yanında önemli fonksiyonel bozukluklara ve ölüme neden olabilmektedir. Özellikle Kurban bayramlarında denetimsiz ve bilinçsiz yapılan hayvan kesimleri sonucunda ekinokok ile enfekte iç organlar çevreye rastgele atılmakta ve başta sokak köpekleri olmak üzere tüm köpekler tarafından kolaylıkla ulaşılabilir hale gelmektedir. Unutulmamalıdır ki enfekte bir köpek, dışkısıyla tüm şehri hasta edebilecek kadar yumurta saçabilmektedir.”

    Yıldırım, insanlarda yaşam süresinin uzunluğuna bağlı olarak kistlerin büyük boyutlara ulaşabileceğini, yaptığı basınç ve tıkama etkisi sonucu da çeşitli sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek, küçük kistlerin de böbrek, kalp, pankreas, merkezi sinir sistemi, göze ve uzun kemiklerin ilik boşluğuna yerleşim gösterdiği durumlarda, yaptığı basınç sonucu kısa sürede klinik belirtilerin ortaya çıkmasına neden olabileceğini anlattı.

    ANİ ÖLÜMLER GÖRÜLEBİLİR

    Klinik belirtilerin kistin yerleştiği yere göre değiştiğine dikkati çeken Yıldırım, şu bilgileri verdi:
    “Karaciğerdeki kistler sarılığa ve sindirim bozukluklarına (ishal, iştahta azalma), akciğerdeki kistler kronik bronş-akciğer iltihabı semptomlarına, kalpteki kistler kalp yetersizliğine, beyindeki kistler beyin iltihabına, kemiktekiler iskelet bozukluklarına, topallık ve kendiliğinden kemik kırılmalarına neden olur. Ağır enfeksiyonlarda anemi ve zayıflama gibi genel belirtiler de ortaya çıkar. Vurma, çarpma, düşme ve operasyonlar sırasında, çoğu durumda kistin patlaması sonucu genellikle anaflaktik şok gelişir ve ölüm görülebilir. Anaflaktik şokun oluşmadığı durumlarda kist sıvısı ile birlikte dağılan her bir parazit başçığından yeni bir kist meydana gelebilir. Bu durum klinik tablonun çok ağırlaşmasına neden olur. Özellikle hastalığın tedavisinin cerrahi yöntemlerle yapılması ve genelde birden fazla operasyon gerektirmesi insan sağlığını olumsuz etkilemekte aynı zamanda hem ekonomik açıdan hem de iş gücü kaybı açısından önemli sorunlara yol açmaktadır.”

    Ara konak görevi gören koyun, keçi ve sığır gibi hayvanlarda ekinokok kistlerinin daha çok karaciğer ve akciğerlere yerleşim gösterdiğini ve bu organları kullanılmaz hale getirerek gıda sektöründe ciddi ekonomik kayıplara yol açtığını dile getirerek, “Ülkemiz nüfusunun önemli bir kısmı kırsal alanda yaşamakta ve çiftçilikle uğraşmaktadır. Bu nedenle köpek-koyun döngüsünde insanların bu parazitlere maruz kalma riski oldukça yüksektir” dedi.

    “SOKAK KÖPEKLERİ KAYIT ALTINA ALINMALI”

    Yıldırım, sokak köpeklerinin kayıt ve kontrol altına alınması, barınaklarda tutulması, kimliklendirilmesi, aşı ve paraziter ilaçlama durumunu gösteren tasmaların kullanılması ve rutin takiplerinin yapılmasının sağlanması gerektiğini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Özellikle köpek sahipleri, hayvancılık yapanlar, mezbaha çalışanları, kasaplar ve çiftçiler başta olmak üzere yöre halkının hastalık hakkında bilinçlendirilmesi gerekir. Bunun yanında kasaplık hayvanların yalnızca mezbahalarda kesilmesi, bilhassa kurban bayramında kurbanlık hayvanların kesimlerinde sanitasyon ve hijyen kurallarına azami özen gösterilmesi, kesim alanlarının mutlaka veteriner hekim kontrolü altında olması, kesim sonrası kistli organların uygun biçimde imha edilmesi, mezbaha çevrelerine köpeklerin gelmesinin önlenmesi, ölen hayvanların cesetlerinin uygun biçimde imhası ve en önemlisi de Avrupa Birliği ile uyum çerçevesinde ekinokok ile ilgili direktiflerinin hayata geçirilmesi ve bu noktada ihtiyaç olan kontrol programı için ulusal yasaların çıkarılması gerekmektedir.”
    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı