Kura çektik piyango size çıktı!

Haberin Devamı

Benim çocuğum yok. Olur mu bilmiyorum. Müracaatlar yukarıya yapılıyor biliyorsunuz, bu konuda. Ama minicik veledi bu yıl okula başlayan arkadaşlarım var. Ve bu aralar en çok dinlediğim şey şu; “66 aylık” meselesi. Kimisinin çocuğu 66 aylık kiminin 71 ay ve üstü. Laf aramızda, haftalardır bana Fransızca konuşuyorlarmış gibi geliyor.
Ama bir yandan da endişelerine ortak olmamak elde değil. Çocuğu özel okulda okuyanlar nispeten daha sakin. Çünkü özel okullarda, birinci sınıf sakinleri, aylara göre tanzim edilmiş durumda.
Ama çocuğu devlet okuluna gidenler de durum fena. Her sabah işi gücü bırakıp erkenden okul yolunu tutup son ders zili çalana kadar kapılarda bekleşiyorlar.
Ben de cuma sabahı gazeteye en yakın okulun yolunu tuttum. Onlarla birlikte çocuklarının çıkışını bekledim. Çay içtim. Dertleştim. Tek tek isimlerinin yazılmasını pek arzu etmediler. Ben de saygı gösterdim.
Endişeler genel olarak şu başlıklar altında toplanıyor:
Kaygıların en büyüğü, henüz 5.5 yaşındaki minicik bir çocuğun; sınıfları 70 kişilere varan bir okulda, kendine nasıl bakacağı. Çoğu ufaklık dersten ya aç, ya ağzı burnu çikolata lekeli ya da tuvaletini tutarak çıkıyor.
Diğer bir endişe normal zamanını doldurarak okula başlayanların mecburen 66 aylıklarla birlikte aynı sınıflarda okutulması. Büyük olan küçükle anlaşamıyor. Küçük, kendini yetersiz hissedebiliyor.
Dersler 66 aylıkların gelişimine göre düzenlenmiş durumda. Bu durumda da 71 aylık ve üzerindeki çocuklar boyama, yıldız kesip yapıştırma gibi etkinlikleri zaten ana sınıfında çözmüş. Bu nedenle de 71 aylıkların pek çoğu, okulun sıkıcı bir yer olduğunu düşünüyor.
Ahali, çocuğunun yaşına yoğunlaştığından 4+4+4 sisteminin ileride ne getireceğini şu anda kimsenin düşünecek hali yok. Bugün diğer sınıflar da okula başlıyor. Ama velilerden tutun da öğretmenlere kadar kimse ne yapacağını bilmiyor. 5’inci sınıftan itibaren başlayacak zorunlu din derslerine ilişkin de pek çok endişe var.
Sonuç olarak bu sistem, belki daha ince eleyip sık dokunarak uygulanmalıydı. 8 yıllık eğitime geçerken bile sistem önce pilot okullar bazında denendi. Burada da aynı yol izlenemez miydi? Bu yıl çocuğu okula başlayan veliler; kura çektik, piyango size çıktı! Ama burada oynan rulet; insanların en değerli varlığı.

Haberin Devamı

Uzmanlar ne diyor?
5 yaş çocuğu (60-71 aylar arası) zihinsel, fiziksel, sosyal ve psikolojik olarak ilkokula henüz hazır değildir. Çocuğun okul eğitimine katılabilmesi için gerekli sosyal, duygusal, bilişsel, dil ve motor becerilerinin gelişimi 6 yaştan (72 ay) önce tamamlanmaz. Küçük yaşta okula başlayanlarda ayrılık kaygısı 6 yaşında ilkokula başlayan çocuklara göre daha fazladır. Özellikle bu çocuklar okul öncesi eğitim almadılarsa risk daha da artmaktadır. Dürtü kontrolü 5 yaşındaki bir çocukta tam gelişmediğinden davranışlarının kontrolünü sağlamakta zorlanacak, sınıfta sırasında bekleyemeyecek ve ilkokulda uyması gereken kurallara uymakta güçlükler yaşayabilecektir. Bu yaştaki çocukların okulda belli seviyede başarı elde etmekte zorlanmaları gelişimsel açıdan normal, ancak okul programları kapsamında beklenen kazanımları karşılayamamaları nedeniyle, başarısızlık olarak yorumlanacak ve ‘zeka geriliği’, ‘öğrenme güçlüğü’ veya ‘dikkat eksikliği’ gibi tanımlara gereksiz olarak maruz kalacaktır.
Aynı sınıfta 60-83 aylar arasında, aralarında yaklaşık 2 yıl fark olabilen çocuklar olacaktır. Bu durumda gelişimsel özellikler açısından 72-83 aylık çocuklar  doğal olarak 60-66 ay arasındakilere göre önde olacak, onlardan daha hızlı öğrenecek, beklenenleri daha kolay yerine getirecektir. Dolayısıyla eğitime başlama yaşını aşağıya indirmenin önemli bir sonucu kendini başarısız görerek büyüyen ve dolayısıyla kendine güvensiz ve başarılı olabileceğine inancı kalmamış nesiller yetiştirmek olacaktır. Çocuk ve gençlerle çalışan bir uzman psikolog olarak 4+4+4 sisteminin, özellikle çocuğunu devlet okuluna gönderen vatandaşlarımızın, okul öncesi eğitim almamış çocuklarını olumsuz etkileyebileceğinden endişeliyim. Bu yaştaki çocukların okul öncesi eğitim almaları daha doğrudur.
Manolya Özek(Uzman Psikolog)


Haberin Devamı

Uyum sağlamazsa ana sınıfına! MEB’e bu yönde ALO 147 hattı ve bilgi edinme biriminden çok talep gelmesi üzerine bakanlık harekete geçti. 66 ayı dolduran çocuklar 1. sınıfa başladıktan sonra 1-2 ay içerisinde uyum sağlayamazsa öğretmenin raporu ve velinin de yazılı taahhütü ile ana sınıfına geçirilebilecek. E-okul kaydı da ana sınıfı olarak görülecek.
Abbas Güçlü(Köşe yazarı)

Yazarın Tüm Yazıları