Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Kur kendini nasıl düzeltecek?

<B>HERKES</B> kurda bir düzeltme bekliyor. Döviz kuru düşük bulunuyor. Bir şekilde, kurların artacağı bekleniyor. Örneğin, dolar kuru 1 milyon 360 bin yerine 1 milyon 600 bin lira olması şimdi şikayet edenlerin hoşuna gidecek. Bu şekilde, <B>‘‘TL'deki köpük’’</B> alınmış olacak.

Ekonomik olayları yorumlarken yapılan en büyük yanlışlardan biri bazı değişkenleri istediğimiz gibi düzeltirken diğerlerinin aynı kalacağı varsayımını yapmaktır. Örneğin, ‘‘kurlar biraz yukarı çıksın, ama faizler de insin’’ gibi bir yaklaşım doğru değildir. Faizlerin bugüne kadar düşüyor olması döviz kurlarının gidişatından bağımsız değildir.

KRİZ Mİ İSTİYORUZ?

Belli bir makroekonomik denge içinde birbirleriyle tutarlı kur ve faiz düzeyleri vardır. Bugün oluşturulmak istenen makro dengede faizlerin düşmesi arzulanan bir gelişmeyken kurların piyasa şartları içinde neredeyse sabit kalması, hatta düşmesi normaldir. İleriye dönük beklentilerin daha da iyileşmesiyle, kurların nominal olarak daha da düşmesi kimseyi şaşırtmamalıdır. Bu yapı içinde, Merkez Bankası'nın etkisi de sınırlı olabilir.

Diğer şartlar aynı kalmak şartıyla, sabit kur sistemi uygulamış olsaydık ve bugünkü makro ekonomik dengeler içinde kaldığımız varsayımıyla, sabit kurun bir olumsuzluğu olmayacaktı. Olumsuzluk, makro ekonomik dengelerle kur düzeyinin birbiriyle çelişkili olduğu ortamda ortaya çıkar. Sabit kuru devam ettirmek mümkün olmaz. Bir anlamda, 2001 Krizi'ni alevleyen etkenlerden biri yaratılan cari makro dengelerle önceden açıklanan sabit artışlı döviz kuru sisteminin giderek çelişkili hale gelmesiydi.

Kurların düzeltme yapacağını bekleyenler bilmeden bugünkü makro ekonomik dengende hoşnut olmadığını ima etmektedirler. Halbuki, söylemek istedikleri bu değildir. Bu kişiler faizlerin düşmesinden memnundurlar. Enflasyonun aylık bazda düşük çıkmasından sevinç duymaktadırlar. Ekonomide iyimser havanın hakim olmasını işlerin iyi gittiği şeklinde yorumlamaktadırlar. ‘‘Her şey aynı kalsın ama dolar kuru da 1 milyon 600 bin lira olsun’’ arzusu ancak memnun olduğumuz başka alanlardan taviz vermekle olacaktır.

İçinde bulunduğumuz şartlar devam ettiği sürece, döviz kurlarında arzulanan yönde bir düzeltme söz konusu olamaz. Düzeltme, herkesin ‘‘kriz mi çıkıyor?’’ sorusunu sorduracak bir ortamda olabilir. Bu ortamın da kimsenin işine gelmeyeceği aşikardır. 1994 ve 2001 yılında da kurda düzeltmeler olmuştu. Maalesef, uygulanan kur sistemi ‘‘dalgalı kur sistemi’’ de olsa, beklentilerle oluşan kurlar olası makro ekonomik dengesizliklere tepki vermeyebiliyorlar.

İŞİMİZ ZOR

Kurların düzeyini tartışıp gereksiz belirsizlikler yaratacağımıza, beğenmediğimiz kurlarla yaşamanın yollarını bulmamız çok daha faydalı bir uğraşı olacaktır. Kurların enflasyon oranında artmıyor olması ekonomide belli sorunları da beraberinde getirmektedir. Ama, bu sorunlar döviz kurlarını kullanarak çözülemez. Çözüm, kurların gidişatının yarattığı olumsuzlukları başka yollarla telafi etmektir. Önlemler bugünden alınmalıdır.

Döviz kurlarının böyle gitmesi bazı makro ekonomik dengesizlikler dahi yaratabilir. Dolayısıyla, döviz kurlarını makro ekonomik dengelere değil, makro ekonomik dengeleri döviz kurlarıyla tutarlı hale getirmeliyiz. İçinde yaşadığımız ortamda bu iş söylendiği kolay değildir. Ama, ekonomik istikrarı yakalamakta kararlıysak, siyasi açıdan ne kadar sevimsiz olurlarsa olsunlar, bazı cesur kararları da almak durumundayız. Yalnızca dalgalı kur sistemine güvenerek ekonomik istikrarı yakalamak biraz hayaldir.

Yarın devam edeceğim.
X