Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Kültürazzi

    Hürriyet Haber
    15 Temmuz 2012 - 00:00Son Güncelleme : 14 Temmuz 2012 - 23:35

    Türk demokrasisinin babası kim

    Prof. Bernard Lewis’in ‘Notes On A Century’ kitabı umarım ilk fırsatta Türkçeye çevrilir. Lewis’in anlattığı Türkiye anıları arasında dönemin başbakanı Adnan Menderes de bulunuyor

    Mevsim normallerini katbekat aşmış, asfaltta değil yumurta pişirmek, kuzu tandır yaptıracak kıvama gelmiş hava sıcaklıklarına bir de İstanbul’un çıldırtıcı trafiği eklenince, tatile çıkamamış birinin yapacağı en iyi şey kendini eve kapatmaktır. Aynen benim yaptığım gibi.
    Evde yapılacak en iyi şeyin kitap okumak olduğunda hemfikirizdir sanırım. Kış mevsimi kadar keyifli olmasa da...
    Bir dostumun yurtdışından getirip hediye ettiği Prof. Bernard Lewis’in anılarını okuyorum şu sıralar.
    Londralı bir Musevi olan Prof. Bernard Lewis (doğ. 1916), herhalde son yarım yüzyılın en önemli Ortadoğu tarihçisidir. 11 Eylül’le başlayan gelişmeler onu iyice ön plana çıkarmıştı. Objektif olmaya çalışan bir akademisyen olarak zaman zaman Türkiye’yi karalama kampanyalarına karşı çıkmış; bu yüzden Fransa’da yargılanmış, ölüm tehditleri almıştı.
    Oktay Rifat’tan şiir çevirileri yapabilecek kadar Türkçe bilen Prof. Lewis nihayet anılarını yazmaya fırsat bulduğunda 95 yaşına gelmişti. ‘Notes On A Century’ (Bir Yüzyıl İçin Notlar) başlığıyla geçen mayıs ayında yayımlanan kitap umarım ilk fırsatta Türkçeye çevrilir.
    Anılarının yanı sıra, kronolojik silsile içinde Türk, Arap, Fars ve Musevi dünyasından çarpıcı olayları da anlatıyor.
    Kitapta nükte ağırlıklı anekdotlar da yok değil. İşte onlardan bir tanesi: 1950’li yıllarda Prof. Lewis bir toplantı için Ankara’ya gelir. Görüştüğü akademisyenler, söz verdiği demokratik atılımları yapmayan Başbakan Adnan Menderes’ten şikâyetçidir. Sohbet ortamında bir profesör, “Türkiye’de demokrasinin babası Menderes’tir” deyince herkes şaşırır. Lewis de merak eder hem şikayet edip hem de bu övgü neden yapılıyor diye. Profesör sözlerini pişkince tamamlar: “Çünkü ülke demokrasisinin anasını o becermiştir.”

    Koca Seyit’e nasıl papyon taktılar

    Geçen ay Balıkesir Körfez Havalimanı’nın isminin Bakanlar Kurulu kararıyla ‘Balıkesir Koca Seyit Havalimanı’ olarak değiştirildiğini okuyunca aklıma geldi.
    Çanakkale Savaşı sırasında vinci arızalanan topa 275 kiloluk top mermilerini sırtlayarak yuvasına yerleştiren ve bu sayede İngiliz gemisi Ocean’ın batırılmasına vesile olan Koca Seyit’i sırtında top mermisiyle gösteren fotoğrafı hatırlarsınız...
    Çanakkale ile ilgili objeler üretip satmak isteyen bir girişimci Çin’e Seyit Onbaşı’nın bu meşhur fotoğrafını gönderip biblo sipariş etmiş, hediyelik eşya olarak satmak için.
    Çinli adamlar nereden bilsin Koca Seyit’in askere giderken anacığının onu her türlü musibetten korusun diye boynuna muska taktığını. İkili muskayı papyon, kravat sanmışlar ve bütün parti malı o şekilde göndermişler. Sırtında top mermisi, operaya gidermiş gibi giyinmiş, pembe yanaklı Seyit Onbaşı bibloları o dönem haber bile olmuş, ‘Koca Seyit’i ne hale getirdiler’ diye.
    İkinci partiyi sanırım sipariş etmemiştir bizim girişmici. Hâlâ var mı bilmiyorum ama koleksiyonerler paylaşmış sanırım piyasaya sürülen malları.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı